Ahmed Gazali Hakkında Bilgi


 İslam alimlerin ve evliyanın büyüklerinden. Büyük İslam alimi İmam-ı Gazali hazretlerinin kardeşidir. İsmi, Ahmed bin Muhammed bin Muhammed bin Ahmed et-Tusi’dir. Künyesi, Ebü’l-Feth veya Ebü’l-Fütuh; lakabı Mecdüddin’dir. Gazali nisbesiyle bilinir. Tus’ta doğdu. Doğum tarihi kesin olarak bilinmemektedir. 1126 (H.520) senesinde Kazvin’de vefat etti.

Buyurdu ki; “İlmin başka şeylere üstünlüğü iki şey sebebiyledir. Birincisi, ilmin bizzat kendisi tatlı ve lezzetlidir. İkincisi ve en önemlisi de, ilim insanı ahiret saadetine götürür ve Allahü tealaya yaklaştırır. İnsanlar için en önemli ve en kıymetli şey ahirette ebedi seadete kavuşabilmektir. En faziletli şey ise ahirette ebedi seadete ulaştıran şeydir. İlim insanı ahirette saadete ulaştırdığı için en hayırlı amel olmaktadır.”

“La ilahe illallah” kelimesi en büyük kal’adır. Allahü tealanın birliğini bildiren yüce bir sözdür. Kim onu kendisine kal’a edinirse ebedi seadeti ve nimetleri elde eder. Kim de bu mübarek kelimeyi kendisine kal’a edinmezse ebedi azaba düçar olur.”

Eserleri:

1. Lübab-ül-İhya; İmam-ı Gazali hazretlerinin İhya-ü-Ulumi’d-Din adlı eserinin özetidir.

2. Sevanih-ül-Uşşak; Konusu aşk olan bir eserdir.

3. Et-Tecrid fi Tercemet-it-Tevhid.

4. Ez-Zahire fi İlm-il-Basire.

5. Sırr-ul-Esrar ve Teşkil-ül-Envar.

6. Havass-üt-Tevhid.

İlk tahsilini memleketi olan Tus’ta yaptı. Zamanının alimlerinin pekçoğu ile görüşüp onların ilim meclislerinde ve sohbetlerinde bulundu. Şafii fıkhını tahsil etti. Birçok memleketler dolaşıp akli ve nakli ilimleri öğrendi. İlim ve fazilette üstün derecelere ulaştı. Irak’a gittiği zaman insanlar ilim ve fazileti sebebiyle ona aşık olup, vaz ve sohbetlerine koştular. Onun vaz ve nasihatlerini dinlemek için çok uzak yerlerden geldiler. Ahmed Gazali hazretlerinin vazları tesirli olup dinleyenlerin gönüllerini fethetti. Kendisi fıkıh ilmiyle meşgul olmasına rağmen, daha çok insanlara vaz ve nasihatleriyle faydalı olmaya çalıştı. Hafız Silefi onun için; “Hemedan’da onun vaz meclisinde bulundum. Aramızda dostluk ve muhabbet vardı. O, zamanındaki insanların en zekisi, en güzel ve metotlu konuşanı idi. O fıkıh ve diğer ilimlerde söz sahibiydi.” demek suretiyle ilim ve faziletteki üstünlüğünü taktir etmiştir. Ahmed Gazali, bir ara Bağdat’a giderek Nizamiye Medresesi müderrisliğini bırakıp, inzivaya çekilen ağabeyi İmam-ı Muhammed Gazali’nin yerine bu medresede dersler verdi. Ancak daha sonra tasavvufa karşı istek ve arzusu fazlalaştığından, o da inziva ve halvet yolunu seçti. Çeşitli yerleri gezip tasavvuf erbabının sohbetlerinde bulundu. Ebü’l-Kasım el-Cürcani’nin talebelerinden Ebu Bekr en-Nessac’ın sohbetlerine katıldı. Tasavvufda, İmam-ı Gazali’nin marifet, şer’i hükümler ve ahlaki kaidelere uyarak Allahü tealanın rızasına kavuşulacağı anlayışına ilave olarak aşk ve vecde önem veren bir anlayışı yaymaya çalıştı. Yazmış olduğu Sevanih-ul Uşşak adlı Farsça eserinde bu anlayışı işledi. Hakim Senai, Ruzbehan-ı Bakli, Attar, Fahreddin-i Iraki gibi zatlar üzerinde tesirli oldu. 1126 (H.520) senesinde Kazvin’de vefat etti.

Ahmed Gazali hazretleri, ilim ve fazilet sahibi, güzel ahlaklı, güler yüzlü bir zat idi. Kerametler sahibi olup, va’zları gönülleri alıcı ve tesirliydi. Bir müşkille karşılaştığı zaman rüyasında Resulullah efendimizi görür, zor meseleyi arz eder, bu şekilde işin doğrusunu anlardı.