Albatros Hakkında Bilgi


 Alm. Albatros (m), Fr. Abatros hurleur (m), İng. Wandering albatros. Familyası: Fırtınakuşugiller (Procellariidae). Yaşadığ yerler: Atlantik Okyanusunda. Özellikleri: Uzun kanatlı, beyazımtrak bir kuş. Suda uyur ve avlanır. Çeşitleri: On üç türü bilinmektedir. Büyük gezginci albatros, dalgalı albatros, kara ayaklı albatros meşhurlarıdır.

Güney ve Atlantik denizlerinde yaşayan iri gövdeli dar uzun kanatlı göçmen kuşların birkaç türünün genel adı. Ucu kıvrık çengelli keskin gagalarının üzeri sert kemiksi levhalarla örtülüdür. Gaganın üst tarafında dışarı açılan borumsu burun delikleri bu takımın karakteristik özelliklerindendir. Büyük gezginci albatros (Diomedea exulans), dünya deniz kuşlarının en irisidir. Beyaz vücudu 1 metreden uzun, 10 kilogramdan ağırdır. İki kanat ucunun arası 3,5-4 metredir.

Kanatları hariç albatrosların vücutları beyazdır. Pek az gri ve kahverengi olanları vardır. Hayatlarının çoğunu açık denizlerde saatlerce avlanmakla geçirirler. Uzun müddet kanat çırpmadan süzülerek uçabilirler. Kısa ayakları perdelidir. Mürekkep balığı ve küçük balıkları avladıkları gibi leşleri de yediklerinden bu kuşa yersiz olarak “Deniz leş kartalı” adı da verilmiştir. Albatroslar açık deniz kuşları olup suda uyur ve beslenirler. Ancak yumurtlamak ve kuluçkaya yatmak için karaya çıkarlar. Eşler birbirlerine son derece saygılı ve centilmendir. Saatlerce birbirlerine sevgi gösterilerinde bulunurlar. Dişi albatros senede bir tek beyaz yumurta yumurtlar. Eşler nöbetleşerek kuluçkaya yatarlar. Eşlerden birisi denizde iken diğeri yumurtanın üzerinde bir hafta kadar oturabilir. 80 günlük kuluçka devresinden sonra çıkan yavruyu 8-9 ay sindirilmiş besinleri gagasına kusarak itina ile beslerler. Korku ve tehlike anlarında midelerindeki küf kokulu sarı yağı, ağız ve burunlarından püskürtürler. Bu sıvıyı savunma aracı olarak kullandıkları gibi, tüylerini yağlamada da kullanırlar. Koku alma duyuları kuvvetlidir. Etleri yenmez. Dalgalı Albatros (Diomedea irrorata), Galapagos takım adalarında açık araziler üzerine koloniler halinde kuluçkaya yatar. Büyük albatroslar ancak 9-10 yaşında erginleşerek üremeye başlarlar.

Bazı kuş sistematikçileri, albatrosları, Fırtınakuşugiller familyasından ayırarak Albatrosgiller (Diomedeidae) ailesinde incelerler.

ALBAY (Bkz. Rütbe)

ALBERTİ, Leon Battista;

İtalya’da mimari sahada Rönesans hareketlerinin öncülüğünü yapan mimar ve heykelci. Floransa’nın varlıklı tüccar-bankacı bir ailesine mensub olan Alberti Leon Battista, ailesinin Floransa dışına sürgün edildiği sırada 1404 senesinde Cenova’da doğdu. Matematik öğrenimini babasından gördü. Padova’da hukuk ve fen bilimleri öğrenimi yaptıktan sonra 1428’de kilise hukuku üzerine doktorasını yaptı.

Hukukçuluk mesleğini sevmediği için 1432’de hümanistleri destekleyen Roma Papalık Başmahkemesinde sekreter oldu. Kilisenin ileri gelenlerinden biri, Alberti’ye aziz ve şehitlerin hayat hikayelerini öncelikli Latinceyle yeniden yazma vazifesini verdi. Bundan sonra Alberti’nin geçimini kilise sağladı. Rahipliğe getirilerek papalıktan aldığı sekreterlik maaşının yanısıra Floransa piskoposluğuna ait Gangalandi Manastırından da papazlık maaşı almaya başladı. İlgisini ve mesaisini tamamen dünyevi konulara yönelterek gösterişli bir hümanist ve teknik yazılar dizisi ortaya çıkardı. Ailesinin sürgün kararı yürürlükten kalkan Alberti, Dördüncü Eugenus’un papalık maiyetiyle birlikte Floransa, Bologna ve Ferrara’ya gitti.

Floransa’da heykelci Danetello ve Mimar Brunellechi ile kurduğu yakın ilişki neticesinde resimde perspektifi sistemleştirdi. 1436 senesinde Resim Üzerine adlı kitabında ilk defa üç boyutlu bir görüntünün, iki boyutlu bir levhaya veya duvar yüzeyine resmedilmesine dair kuralları açıkladı. İtalyan resim ve kabartma sanatını doğrudan ve derinden etkileyen kitap, perspektife dayalı Rönesans üslubunun ferah ve geometrik düzenli kusursuz mekanının ortaya çıkmasına sebeb oldu. Daha sonraları ressam Piero Della Francesca ve Leonardo gibi kimseler onun çalışmasını iyice geliştirdiler. İzdüşümsel perspektifte Alberti’nin İlkeleri temel taşı olarak kaldı.

Kristof Colombo’ya ilk yolculuğunda yol gösteren haritayı sağlayan Kozmograf Paolo Toscanelli ile kurduğu dostluk da Alberti’nin coğrafya ve astronomi alanında çalışmasını sağladı. Alberti’nin bu bilim dalına yaptığı katkı kendi türünde ilk eser olan bir incelemesidir. Bu incelemede Roma örnek alınarak bir toprak parçasının ölçülerek haritasının çıkarılmasına dair kuralları belirledi. Yerleşim merkezlerinin ve kırsal alanların planlarının çiziminde temel teşkil eden bu kurallar Alberti’nin Rönesans hareketlerindeki etkisini gösterir.

Alberti, Roma’ya döndükten sonra V. Nicolaus’un mimarlık danışmanı oldu. Mimarlık Üzerine adlı eserini yazdı. Hayatının son yirmi yılında mimari düşüncelerini birçok önemli yapıda uyguladı. Floransa’da Sta. Maria Novella Kilisesi ve Rucellai Sarayının cephelerinde bu tesir görülür. 1450-1460 seneleri arasında yoğun biçimde mimarlıkla uğraştı. Rönesans İtalyası’nın değişik kent ve saraylarını gezdi.

Anıt plan ve maketleri de yapan Alberti, Rimini’de cephesi zafer takı biçiminde işlenen Malatesta Tapınağı (S. Francesco Kilisesi), Mantova’da S. Sebastiano ve S. Andrea kiliselerinde de mimari üslubunu ortaya koydu.

Edebiyatla ilgili eserleri arasında, komediler, diyaloglar ve Aile Üzerine adlı bir inceleme kitabı da yer alır. Bu kitap Rönesansın ahlak ve siyaset anlayışı üzerine yazılmış önde gelen eserlerdendir.

Alberti Leon Bottista, 1472 senesinde Roma’da öldü.