Bayburt Hakkında Bilgi


 Doğu Karadeniz bölgesinin iç kesiminde yer alan ve Doğu Anadolu ile geçiş bölgesinde bulunan bir ilimiz. İlin kuzeyinde Trabzon ve Rize, doğusunda Erzurum, güneyinde Erzincan, batısında Gümüşhane yer alır. Trafik kod numarası 69’dur.

İsminin Menşei

Bayburt ismi, tarihi kaynaklarda değişik şekilde geçmektedir. Beşinci asır kayıtlarında “Bayberd” olarak Doğu Roma İmparatorluğu zamanında “Baiberdan, Baberd veya Paypert” şeklinde geçer. On üçüncü yüzyılın sonlarında bu bölgeden geçen Marco Polo’nun seyahatnamesinde “Paripart ve Baiburt” şeklinde zikredilmektedir. Selçuklu Sultanı İkinci Gıyaseddin Mes’ud adına 1291’de Bayburt’ta basılan paralarda da “Bayburd” olarak geçmektedir. On altıncı yüzyıldan sonraki kayıtlarda ise “Bayburd” olarak geçmektedir.

Tarihi

Eski devirlerde Haldilerin yaşadığı sahada bulunan Bayburt, daha sonra sırasıyla Urartu, İskit, Med, Pers, Makedonya ve Potnus krallıklarının egemenliği altında kaldı. M.Ö. birinci asırda bir müddet Roma İmparatorluğunun hakimiyetine girdi ise de bu imparatorluğun 395’te ikiye ayrılması üzerine, Doğu Roma (Bizans) toprakları içinde kaldı.

1071 Malazgird Zaferinden sonra Anadolu içlerine yerleşmeye başlayan Türkler, 1072’de Bayburt’u fethettiler. Bayburt 1202’ye kadar bazan Erzurum’da hüküm süren Saltukların, bazan da Danişmendlilerin elinde kalmıştır. 1202’de Anadolu Selçuklularının hakimiyeti altına girdi.

Tuğrul Şah, Trabzon İmparatorluğundan gelecek hücumlara karşı Bayburt Kalesini yeniden inşa ve tahkim etti. Kalede, kendi ad ve ünvanlarını taşıyan kitabeler mevcuttur. Tuğrul Şah, Bayburt’ta çıkan gümüşten istifade ederek, 1216 tarihinde Erzurum’da para da bastırdı.

1243 Kösedağ Savaşını müteakib Moğolların Anadolu’yu istilasından sonra, yapılan anlaşma gereğince, Bayburt uzun süre Selçukluların elinde kaldı.

Bayburt 1410’da Karakoyunlu hükümdarı Kara Yusuf tarafından zaptedilmişse de sonradan Akkoyunluların eline geçti. Uzun müddet Akkoyunluların elinde kalan Bayburt ve havalisi, 1501’de Safevilerin eline geçti. 1514’te de Yavuz Sultan Selim Hanın Çaldıran Zaferiyle Osmanlılar tarafından fethedildi. Osmanlıların son devirlerinde Rus işgaline uğradıysa da, 1918’de kurtarılmıştır. Gümüşhane’ye bağlı ilçe merkeziyken 14 Ağustos 1989’da il merkezi haline getirilmiştir.

Fiziki Yapı

İl, genel olarak dalgalı bir araziye sahiptir. Kuzeyde Doğu Karadeniz kıyısı silsilesinin 3369 m yüksekliğindeki Soğanlı, 2829 m yükseklikteki Yamanlı, kuzeybatıda Madur Polut, Ziyaret dağları ve bunların güneyinde Salmankas Dağlarının Kitova mevkii, batıda 2500 m yükseklikte Akbaba dağları yer alır. Dağlar üzerinde sivri tepeler ve keskin vadiler bulunmaktadır.

Etrafı dağlık olan il arazisinin orta kesimlerinde yer yer tepeler ve düzlükler görülmektedir. En büyük ovası Bayburt Ovası olup, eni ve boyu 30 km civarındadır. Hart-Sünür önemli ovalarıdır.

İlin hayat kaynağı olan Çoruh Nehri, Mescid Dağından çıkarak şehrin ortasından geçer.

İklim ve Bitki Örtüsü

Bayburt’ta Doğu Karadeniz iklimiyle Doğu Anadolu iklimi arasında bir geçiş iklimi hüküm sürmektedir. Bu sebeple yazları sıcak ve kurak, kışları soğuk ve yağışlı geçmektedir. Devamlı kuzey rüzgarlarının etkisi altındadır. Senelik ortalama yağış 438 milimetredir. En yüksek sıcaklık 36 derece, en düşük ise -26,2 derecedir.

Bayburt topraklarının ancak % 3 gibi çok az bir kısmı ormanlarla kaplıdır. Eskiden ormanlarla kaplı yerler, düzensiz kesim ve yangınlar sebebiyle çıplak hale dönüşmüştür. Arazinin geniş kısmı hayvancılığa elverişli mer’alarla kaplıdır.

Ekonomi

Bayburt’un ekonomisi tarıma dayalıdır. Tarım faaliyetlerinde Hart ve Sünür ovaları önemli yer tutar. Ovalar sulamaya tam olarak açılmadığı için yeteri kadar faydalanılamamaktadır. En çok buğday ve arpa üretilir. Mercimek, fiğ, şekerpancarı, patates yetiştirilen diğer ürünlerdir.

İl ekonomisinde hayvancılık önemli yer tutar. İl, doğu illerimizde olduğu gibi, hayvan yetiştiriciliğine çok elverişlidir. Daha çok mer’a hayvancılığı yapılmakta olup, sığır ve koyun beslenmektedir. Arıcılıkta son yıllarda önemli gelişmeler olmuştur.

İl sanayisi tarım ve hayvancılığa bağlı olarak gelişmiştir. Peynir-tereyağ fabrikası, tuğla, kiremit, un fabrikaları, et kombinası belli başlı sanayi kuruluşlarıdır. El dokuma tezgahları, gelişen teknoloji karşısında kaybolmaktadır.

Nüfus ve Sosyal Hayat

1990 sayımına göre toplam nüfusu 107.330 olup, 41.295’i şehirlerde 66.035’i köylerde yaşamaktadır. Ekonomik sebeplerden ve tarihte bir çok harplere, işgallere uğradığından nüfusun büyük kısmı sanayii gelişmiş şehirlere ve yurt dışına göç etmiştir. İşsiz sayısı fazla olduğundan bu göç halen devam etmektedir. Bilhassa İstanbul, Ankara ve Bursa’ya göç olmaktadır.

Örf ve adetleri: Her ne kadar eski adetler bozulmaya yönelmiş ise de memleketimizde örf ve adetlere sıkı bağlı olan illerimizden birisi de Bayburt’tur. Bayburt ve çevresinde dini günlerde cirit oynanır. Manda güreşleri de eskiden beri yapılmaktadır. Yörede oynanan halk oyunlarının genel adı “Bar”dır. Cürütme, Tümerağa, Hoşbilezik, Sallama, Serçe barı, Dello, Hançer barı, Dallar meşhur oyunlarıdır.

El sanatları ve dokumacılık önemli yer tutar. İhram ve kilim dokumacılığı, bakır işlemeciliği çok meşhurdur. Kadınlar ince yün iplikten dokunmuş ihram örtünürler.

Ulaşım: Bayburt, Erzurum-Trabzon transit karayolu üzerindedir. Erzurum’a 120 km, Erzincan’a 150 km, Gümüşhane’ye 80, Trabzon’a 190 km mesafededir.

İlçeleri

Aydıntepe: 1990 sayımına göre toplam nüfusu 16.081 olup, 5166’sı ilçe merkezinde, 10.915’i köylerde yaşamaktadır. Merkez bucağa bağlı 17 köyü vardır. Aydıntepe çok eski bir yerleşim merkezidir. Güneyinde Hart ovası yer alır. Denizden yüksekliği 1650 metredir. İlçenin kuzeyinde Soğanlı dağları olup, Doğu Anadolu yayla ikliminin özelliklerine sahiptir. İl merkezine 24 km uzaklıktadır. Ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayanır.

Demirözü (Pulur): 1990 sayımına göre toplam nüfusu 13.319 olup, 2452’si ilçe merkezinde 10.867’si köylerde yaşamaktadır. Merkez bucağa bağlı 29 köyü vardır. Gümüşhane dağlarının güney doğusunda kurulmuştur. Kelkit Çayı ortasından geçmektedir. Güneyde Pulur Dağları bulunmaktadır. Bayburt’a 31 kilometredir.

Tarihi ve Turistik Yerleri

Eski çağlardan beri Bayburt ve çevresi mimari alanda bir çok önemli eserin yapımına sahne olmuştur. Başta kale olmak üzere camiler, medreseler, hamamlar, bedestenler, hanlar, türbeler ve köprüler inşa edilerek halkın istifadesine sunulmuştur.

Bayburt Kalesi: Şehrin kuzeyinde yükselmiş tepenin üzerindeki yalçın kayalara inşa edilmiştir. Çevresi iki kilometreden fazla olan kale iki kat surla çevrilmiş olup, surları altı köşe üzerine yapılmıştır. Her köşe 12-13 m yükseklikte ve yarım silindiri andıran köşeli burçlarla tahkim edilmiştir. Kalenin biri doğu, diğeri batıya açılan iki kapısı vardır. İlk defa Roma imparatoru Birinci Justinien zamanında yapılan kale, en mükemmel ve en azametli şeklini Selçuklular zamanında almıştır. Erzurum valisi Tuğrul Şah, Trabzon Pontus Krallığından gelecek saldırıları önleyici ileri karakol vazifesi gören Bayburt Kalesini temelinden tamir ettirmiştir.

Bayburt Ulu Camii:Anadolu Selçuklu sultanlarından İkinci Gıyaseddin Mes’ud zamanında yaptırıldığı kabul edilen cami, pekçok tamirler geçirmiş olmasına rağmen ana planını korumuştur. Caminin kuzeydoğusunda bulunan minarenin kaidesinde geçirdiği son büyük tamiri belgeleyen 1850 tarihli kitabe bulunmaktadır. Kara kaideli minarenin sekiz yüzlü papuçluğunda ve yuvarlak gövdesinde geometrik ve bitki motifi mozaik çiniler Anadolu Selçuklu çinilerinin özelliklerini sergiler.

Pulur (Gökçedere)Camii:Pulur kasabasında Akkoyunlu Korkmaz Beyin oğlu Ferahşat Bey tarafından 1517 senesinde yaptırılmıştır. Yapı, Osmanlı mimarisinde tek kubbeli cami tipindedir.

Sünür (Çayıryolu)Camii:Akkoyunluların kurucusu Turalibey oğlu Fahreddin Kutlu Bey tarafından yaptırılmıştır. Çayıryolu köyündedir. 1548-1549 İran şahı Tahmasb’ın bu yöreyi yağmalaması esnasında cami tahrip edilmiştir. 1550 yılında ve son olarak 1970 yılında tamir edilmiştir. Caminin 30 metre kadar güneydoğusunda Kutlu Beyin türbesi yer almaktadır.

Yukarı Hınzevrek Camii:Demirözü kazasına bağlı Çatalçeşme köyündedir. Yapım tarihi kesin bilinmemekle beraber, Akkoyunlular devrinde yapıldığı sanılmaktadır.

Pulur Medresesi:Pulur Camii avlusunda bulunmakta ve L şeklinde tek katlı bir yapıdır. Akkoyunlulardan Süleyman Bey tarafından yaptırılmıştır. Tüm oda kapıları avluya açılmaktadır. Avluya açılan kapı ve pencere kemerleri üzerinde Farsça beyitler vardır.

Şehid Osman Tepesi Türbesi:Şehid Osman tepesinde bulunan her iki türbenin de Saltıkoğlu kumandanlarına ait olduğu görüşü yaygındır. Kitabeleri çok silik olduğundan okunamamaktadır. Türbenin yanında bulunan büyük mezar taşlarının şekilleri ve yazı izleri onların 600-700 senelik olduklarını göstermektedir.

Kümbet:Ahilerden Ahmed Zencani’ye aid olduğu bilinen bir türbedir. 1785’te tamir edilmiştir.

Bend Hamamı:Çoruh Nehri kıyısında ve Bayburt Kalesinin güneydoğu eteğindedir. On altıncı asırda yaptırılmış olup, Sancakbeyi Hacı Feradşah Bey vakfıdır. Dış yapısı değişen ve tamir edilen hamamın iç yapısı ilk günkü durumunu korumaktadır.

Bedesten (Taşhan): Ulu Camiinin yakınında çarşı içindedir. Yangın sırasında kitabeleri yok olduğundan, ne zaman ve kimin tarafından yaptırıldığı bilinmemektedir. Bedesten Yavuz Sultan Selim döneminde hapishane olarak kullanılmıştır.

Aydıntepe (Hart) Yeraltı Kenti: Aydıntepe ilçesindedir. Tünelle başlayan kalıntılar, bir yolun yanlarına dizilmiş karşılıklı mekanlar biçimindedir.

Kaplıcaları:İlde Bakır, Ayazma köyü, Mucurnu, Sarayak ve Kop madensuyu kaynakları vardır.

 

Bayburt’un biri merkez olmak üzere üç ilçesi vardır.

Merkez: 1990 sayımına göre toplam nüfusu 77.930 olup, 33.677’si ilçe merkezinde, 44.253’ü köylerde yaşamaktadır. Merkeze bağlı 108 köyü mevcuttur. Bayburt Ovasında kurulan merkez ilçeyi Çoruh Nehri ortadan ikiye böler. Ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır. Başlıca tarım ürünleri buğday, arpa, şekerpancarı ve patatestir. Mera hayvancılığı yapılan ilçede sığır, koyun ve keçi beslenmektedir.

İlhanlılar devrinde, Tebriz-Trabzon yolu üzerinde bulunması dolayısıyla daha da gelişen Bayburt, Ceneviz ve Venedik kervanlarının konakladığı bir yer idi. Moğolistan’a giderken buraya uğrayan Marco Polo, Bayburt’un zengin gümüş madenlerine sahip olduğunu kaydeder. İlhanlılar zamanında Bayburt’ta Mahmudiye ve Yakutiye medreseleri inşa edilmişti.

Son İlhanlı hükümdarı Ebü’s-Said Bahadır Hanın ölümünden (1334) sonra Bayburt, Eretnaoğullarının idaresine geçmişti. Zaman zaman Erzincan emirlerinin de eline geçmiştir.