Bayramiyye Hakkında Bilgi


 Evliyanın büyüklerinden Hacı Bayram-ı Veli’nin ve talebelerinin tasavvufta takib ettikleri yol, tarikat. Hacı Bayram-ı Veli, hocası Hamidüddin-i Aksarayi (Somuncu Baba) hazretleriyle bir bayram günü tanışmıştı. Bu sebeple hocası ona “Bayram” lakabını verdi. Daha sonra da Hacı Bayram denildi. Onun tasavvufta takip ettiği yolu da bu lakaba izafeten “Bayramiyye” adıyla meşhur oldu. Bayrami dervişleri nefisleriyle sürekli mücahede halinde oldukları, gece gündüz ibadet edip “Savm-ı Visal= kavuşma orucu” tuttukları, bunun neticesi olarak kavuşacakları ilahi nimetlerle, asıl bayramı ahirette yapacaklarını söyledikleri için kendilerine Bayrami, yollarına da Bayramiyye denildiği bildirilmiştir.

Bayramiyye yolunun tarikat silsilesi; Hamidüddin-i Aksarayi, Hace Alaeddin AliErdebili, Sadreddin-i Erdebili vasıtasıyla Safeviyye tarikatının kurucusu Safiyyüddin Erdebili’ye ulaşır. Silsile, Safiyyüddin Erdebili’den sonra İbrahim Zahid-i Geylani’deHalvetiyye, Ebü’n-Necib es-Sühreverdi’de Sühreverdiyye, Kutbüddin-i Ebheri’deEbheriyye silsilesiyle birleşir. Cüneyd-i Bağdadi veHasan-ı Basri hazretleri vasıtasıyla hazret-i Ali’ye ulaşır.

Hamidüddin-i Aksarayi hazretlerinin zahiren HaceAlaeddin Erdebili’den nisbet almakla birlikte, Üveysi olarak Bayezid-i Bistami hazretlerinin ruhaniyetinden de feyz aldığını bildiren kaynaklar vardır. Buna göre Bayramiyye yolunun silsilesi, HacıBayram-ı Veli, Hamidüddin-i Aksarayi, Sa’d-i Rumi, İbrahim el-Basri ve Ebü’l-Hasan el-Harkani vasıtasıyla Bayezid-i Bistami’ye ulaşmaktadır. Böylece Nakşibendiyye yolu silsilesiyle de birleşmektedir. Dolayısıyla Bayramiyye yolu Halvetiyye ve Nakşibendiyye yollarını birleştirmektedir.

Hacı Bayram-ı Veli’nin, hocası Hamidüddin-i Aksarayi hazretlerininAksaray’da vefatından sonra Ankara’ya dönüp İslamiyetin emir ve yasaklarını anlatmaya ve talebe yetiştirmeye başladığı 1412 (H.815) senesi Bayramiyye yolunun kuruluşu olarak kabul edilebilir. İlk zamanlar Ankara ve çevresinde yayılan Bayramiyye yolunun bağlıları kısa zamanda çoğaldı. Hacı Bayram-ı Veli hazretleri ve talebelerini çekemiyenler onun saltanat davasına kalkıştığı iddiasını ortaya atarak zamanın Osmanlı Padişahı Sultan İkinci Murad Hana şikayet ettiler. Padişah, Hacı Bayram-ı Veli’yi Edirneye davet etti. Onunla görüşünce hakkında söylenenlerin asılsız olduğuna kanaat getirdi, büyüklüğünü kabul edip özür diledi. Ankara’ya dönmesine izin verdi. Ayrıca Bayramiyye mensuplarından vergi alınmamasını emretti.

Hacı Bayram-ı Veli, Sultan Murad’la görüştükten sonra, hocası Hamidüddin-i Aksarayi’nin kendisine giydirdiği on iki dilimli, kırmızı renkli tarikat tacının rengini beyaza çevirdi, dilim sayısını da altıya indirdi. Ankara’ya dönüşünden vefatına kadar Bayramiyye yolunun esaslarını anlatıp, talebe yetiştirdi. Vefatından sonra Bayramiyye yolu Ankara dışında da yayıldı. Talebeleri, Akşemseddin ve Ömer Sikkini vasıtasıyla Beypazarı ve Göynük’te, Yazıcıoğlu Mehmed ve kardeşi Ahmed Bican vasıtasıyla Gelibolu’da, Şeyh Lütfullah vasıtasıyla Balıkesir’de, Akbıyık ve Hızır Dede vasıtasıyla Bursa’da, İnce Bedreddin vasıtasıyla Larende’de (Karaman), Muslihiddin Halife vasıtasıyla İskilip’te, Uzun Selahaddin ve Molla Zeyrek vasıtasıyla Bolu’da, Şair Şeyhi adlı halifesi vasıtasıyla da Kütahya’da yayıldı.

Hacı Bayram-ı Veli’nin talebeleri, onun vefatı üzerine halifesi Akşemseddin’e biat ettiler. Bayramiyye yolu onun tarafından devam ettirildi. Akşemseddin hazretlerinin kurduğu şubeye Şemsiyye-i Bayramiyye adı verildi. Şemsiyye-i Bayramiyye de Akşemseddin’den sonra halifesi Kayserili İbrahim Tennuri zamanında Tennuriyye adını aldı. Bu Şube deİbrahim Tennuri’nin Şeyh Ali, Şeyh Lütfullah, Şeyh Kasım adlı oğullarıyla Şeyhülislam Ebüssüud Efendinin babası İskilipli Şeyh Muhyiddin Yavsi tarafından sürdürüldü. Tarikat silsilesi dört kişi vasıtasıyla Akşemseddin’inHamza Şami adlı halifesine ulaşan Bolulu Himmet Efendi, Bayramiyye’nin Himmetiyye şubesini kurdu. Bayramiyye yolu son dönemlere kadar bu şube vasıtasıyla devam etti. Hacı Bayram-ı Veli’nin halifelerinden feyiz olanMuhammed Üftade’nin halifesi Aziz Mahmud Hüdayi’nin kurduğu Celvetiyye yolu da Bayramiyye’nin kolu sayılır.

Bayramiyye yolunun bir kolu da, Hacı Bayram-ı Veli’nin talebesi Ömer Sikkini tarafından kurulan Melamiyye’dir.

Bayramiyye yolunun Ankara dışında bulunan tekke ve zaviyeleri ise şunlardı: Edirne’de Ayşekadın Mahallesinde Sultan Hacı Bayram adlı bir zaviye; İstanbul’da Yavuz Sultan Selim Camii yakınlarında Sultan İkinci Bayezid tarafından Bayramiyye tekkesi olarak yaptırılan daha sonra Halvetiyye yolunun Sivasiyye koluna intikal eden Sivasi Tekkesi; Bayramiyye’nin Himmetiyye koluna ait Eyüb civarında Abdi Baba Tekkesi; Topkapı’da KızlarAğası Mehmed Ağanın inşa ettirdiği cami içinde Bayezid Ağa Tekkesi; Üsküdar Salacak’ta Emekyemez (Etyemez) Tekkesi; Kağıthane’deAbdüssamed Ağa Tekkesi; Üsküdar Divitçiler’de Bezcizade Muhyiddin Efendi Tekkesi; Şehremini Altımermer’deTavil Mehmed Efendi Tekkesi; Aksaray’daCismilatif Tekkesi; Üsküdar’da Nakkaşpaşa’da Himmetzade Tekkesi; Kasımpaşa’da Haşimi Osman Tekkesi.

Bu yapıların birkaçı 1840 senesinde bile arsa halinde bulunuyordu. 1889’da İstanbul’da dört Bayrami tekkesinin faal halde olduğu kaydedilmişti. Tekkelerin kapatılmasından bir yıl önce (1924); Emekyemez (Etyemez), Himmetzade, Fatih Çarşamba’daMehmedAğa Camii, Şehzadebaşı Bozdoğan Kemerinde Helvayi Yakub tekkeleri bulunmaktaydı. Bugün bu tekkeler ya harab halde veya gayesi dışında kullanılmaktadır.

Bayramiyye yolunda esas olan cehri yani açık zikirdir. Bazı kolları ve şubeleri ise cehri zikrin yanında hafi, yani gizli zikri de kabul ederler.

Bayramiyye yolunun Ankara’daki dergahının (Asıtane) şeyhliğini Hacı Bayram-ı Veli’nin vefatından sonra büyük oğlu Ahmed Baba yürüttü. Ondan sonra Hacı Bayram-ı Veli hazretlerinin torunu Edhem Baba şeyhlik makamına geçti. Bu zamandan, tekke ve zaviyelerin kapatıldığı 1925 senesine kadar ailenin en büyük ve en layık oğulları meşihatları padişah beratlarıyla tasdik edilerek şeyhlik vazifesini sürdürdüler. Dergahın yirmi yedinci ve son şeyhi 1945 senesinde vefat eden Şemseddin (Bayramoğlu) Efendiydi.