Bekçi Hakkında Bilgi


 Alm. Wächter (m), Fr. Gardien (m), İng. Watchman, keeper. Köy ve emniyet teşkilatında çalışan, halkın, mal, can, mülk, mahsul ve eşyasını korumakla vazifeli şahıslara verilen meslek adı. Eskiden, gördükleri işlere göre isim alırlardı. Anadolu’nun bazı yerlerinde tarla ve mahsul bekçilerine “korucu”, bazı yerlerde ise “pazvant” denirdi. Pazvant farsça “Pas-ban= bekçi” kelimesinin bozulmuş şeklidir.

Osmanlılar zamanındaki bekçiler tarihe, edebiyata geçecek kadar halk arasında meşhurdur. Bilhassa İstanbul bekçileri dillerde dolaşırdı. Evliya Çelebi Seyahatnamesi’nde İstanbul’da 12.000 civarında bekçi olduğundan bahseder. Eski mahalle bekçilerini daima 30-35 yaşın üstünde, yapısı sağlam, ağır başlı, tecrübeli, olgun, kamil ve mutlaka sakallı kimselerden seçerlerdi. Onun için “bekçi baba” diye anılırlardı. Vazifeleri, gece sokaklarda dolaşmak, bu esnada çıkan yangınları haber vermek, hükumetin emir ve yasaklarını mahalle halkına bildirmek, ölüm, düğün, doğum olan evlerin kış odununu kesmek, kiralık evlere kiracı bulmak, kısacası mahalleye ait her türlü işi yapmaktı. Ayrıca Ramazan’da halkı sahur yemeğine davul çalıp maniler söyleyerek kaldırırlardı.

O zamanlar silah taşımazlardı. Ellerindeki ucu demirli ağır bekçi sopaları yegane silahlarıydı. Yatsıdan sonra, kaba taş döşenmiş sokaklarda sopalarını düzenli darbelerle vurarak dolaşırken mahalle halkına emniyet verirlerdi.

12 Mayıs 1914’te geçici, 1921 yılında çıkarılan çarşı ve mahalle bekçileri kanunları ile an’anelere dayanan eski mahalle bekçiliğinden zamanımızdaki bekçi nizamına geçilmiştir. Bugün bekçi, resmi bir kıyafet taşır, kanunların koruyucusu, emniyet teşkilatının bir görevlisidir. Devlet tarafından verilmiş olan tabanca taşırlar.