BERÂET (Berât) nedir ne demektir anlamı hakkında bilgi


1. Temize çıkarmak. Bir şahsın, hakkında iddia edilen suçtan uzak olduğunun veyâ işlediği söylenilen suçun gerçekte suç olmadığının anlaşılması.
Allahü teâlâ dört kimseyi dört şeyle töhmetten (iftiradan) berât ettirmiştir. Yusuf aleyhisselâmı şâhitle, Mûsâ aleyhisselâmı elbisesini taşıyan taşla, hazret-i Meryem’i çocuğunu konuşturmakla, hazret-i Âişe’yi Nur sûresi 26. âyet-i kerîmesiyle berât ettirmiştir. Hazret-i Âişe’nin berâeti için birçok âyet-i kerîme nâzil olmuştur. (Muhammed bin Hamza)
2. Kurtuluş vesîkası.
Abdullah bin Ömer radıyallahü anhümâ bir gün Resûlullah’ın sallallahü aleyhi ve sellem huzûruna geldi. Peygamber efendimiz ona çok iltifat ederek; “Kıyâmet günü herkesin berâeti, her işi ölçüldükten sonra verilir. Abdullah’ın berâeti ise dünyâda verilmiştir” buyurdu. (Hadîs-i şerîf-Tezkiye-i Ehl-i Beyt)
Âhirette pek çok kimse, hesâba çekilmeden Cennet’e girerler. Onlar için mîzân (terâzi) kurulmaz. Onlara verilen sayfalar üzerine; “Lâ ilâhe illallah, Muhammedün resûlullah. Bu filânın oğlu filânın Cennet’e girmesinin ve Cehennem’den kurtulmasının ber âetidir” yazılır. (İmâm-ı Gazâlî)

Berâet-i Zimmet:
Aksine bir delil bulunmadığı müddetçe şahsın suçsuz ve borçsuz olması.
Berâet-i zimmet asıldır. Meselâ bir kimse başka bir kişi üzerinde şu kadar alacağım vardır diye iddiâ etse, borçlu olduğu iddiâ edilen kimse borcunu inkâr etse ve borcu olmadığına dâir yemin etse onun sözüne bakılır. Çünkü her şahıs zimmetten yâni bo rcdan ârî (uzak) olarak yaratılmış olduğu için, Berâet-i zimmet asıldır. (İbni Nüceym-i Mısrî)