Bilgi Üniversitesi hakkında bilgiler tanıtımı


BİLGİ ÜNİVERSİTESİ
Uluslararası gelişim fırsatı
1996 yılında “okul için değil, yaşam için öğrenmeliyiz” ilkesiyle yola çıkan ve Türkiye’nin ilk vakıf üniversitelerinden biri olan İstanbul Bilgi Üniversitesi bugün; 687 öğretim elemanı, 10 binin üzerinde öğrencisi ve 12 bin mezunu ile yoluna devam ediyor. İstanbul Bilgi Üniversitesi; dört fakültesine bağlı lisans ve Meslek Yüksek Okulu’na bağlı ön lisans programlarına yenilerini ekleyerek genişliyor. İstanbul’un merkezinde; Santral, Dolapdere ve Kuştepe olmak üzere üç kampusu bulunuyor.

Öğrencilerine uluslararası gelişim fırsatları sunmaya devam eden Bilgi, 2009–2010 Akademik Yılı’nda öğrencilerine, uluslararası gelişim fırsatları ve küresel işbirlikleri ile pek çok yenilik sunuyor. İstanbul Bilgi Üniversitesi ve Laureate International Universities işbirliği, 2009–2010 akademik yılında açılacak olan 12 özgün ve yeni programla somutlaştı. Bilgi’yi seçen öğrenciler Türkiye’de eğitim almak üzere kayıt olup, küresel nitelikte bir eğitim almaya başlayacaklar. Öğrenciler çift dilli ve çift ana dallı programlar, yurtdışı eğitim olanakları ve sertifika programları ile bir uluslararası eğitim alma şansına sahip oluyor.

Ortak müfredat
Üniversitenin öğrencilere sağladığı fırsatlardan biri de; Ortak Müfredat Sistemi. Ortak müfredat sistemi ile öğrenciler birinci sınıftan sonra bölüm değiştirme imkanına sahip olabiliyor. Öğrenciler, gerekli koşulları yerine getirerek, ortak müfredatın sağladığı kolaylıklarla bölüm değiştirme için başvurabiliyor. Ortak müfredatta, sınav odaklı kitle dersleri yerine, tartışma odaklı, ortalama 20 kişilik öğrenci gruplarına ayrılmış dersler yer alıyor. Bu derslerle öğrencilerin analiz, kavrama, yorum, sentez ve ifade gibi akademik faaliyetlerin temelini oluşturan becerileri edinmesi amaçlanıyor.

Bilgi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Aydın Uğur, adaylara tercih yaparken öncelikle kendi isteklerini ön planda tutmaları öneriyor. Amacın sadece ‘bir üniversiteden mezun olmak’ olmaması gerektiğini söyleyen Uğur, adayların öğrenim görecekleri üniversitenin donanımlı, evrensel vizyona sahip bireyler yetiştiren üniversite olmasına dikkat etmeleri gerektiğini belirtiyor.

Uğur’a göre bilgiye erişimin neredeyse sınırsız hale geldiği günümüzde, iletişim, siyaset, hukuk, psikoloji gibi temel disiplinlerden görsel sanatların ve sahne sanatlarının organizasyon ve yönetimi eğitimi ön plana çıkıyor. Prof. Dr. Aydın Uğur, hızla gelişen teknolojinin mimarı- mühendisi olmak kadar bunların analizini yapan ve trendleri belirleyen, geleceğin sorunlarını öngörebilen ve çok boyutlu düşünmeyi gerektiren mesleklerin daha fazla anlam kazandığına dikkat çekiyor.