Dünya Tüberküloz Günü hakkında bilgiler


Tüberküloz hastalığına neden olan basilin keşfedilmesinin üzerinden 125, etkin tedavisinin bulunmasından 60 yıldan fazla geçmiş olmasına rağmen günümüz dünyasında tüberküloz, halen önemli bir toplum sağlığı sorunu olmaya devam etmektedir. Tüberkülozdan dünyada her yıl 2 milyon kişi ölmekte, 9 milyon kişi tüberküloz hastalığına yakalanmaktadır. Ülkemizde ise her yıl 18 000 civarında yeni hasta ortaya çıkmaktadır.

Tanısı ve tedavisi konusunda bilimin elinde en etkin araçların olmasına karşın, toplum düzeyinde teşhis ve tedaviyi belirli prensipler içerisinde uygulama konusunda önemli eksiklikler bulunduğundan hastalık maalesef kontrol edilememektedir.

Dünya Sağlık Örgütü&nün 1993 yılında tüberküloz için acil durum ilan etmesinden sonra günümüze dek 200&den fazla ülke, bu örgütün önerdiği tüberküloz kontrol stratejisi olan Doğrudan Gözetimli Tedavi Stratejisini uygulamaya geçmiştir. Bu stratejinin temel noktaları hükümetlerin kararlılıkla bu sorunun üstüne gitmesi ve kontrol faaliyetlerinin organizasyonunda destek olması, uzun süreli öksürük yakınması ile başvuran kişilere balgam muayenesi yapılarak tanı konabilmesi, ilaçların sürekli olarak temini ve ücretsiz verilmesi, ilaçların gözetimli olarak içirilmesi, hastaların kayıt ve bildirim sisteminin sağlıklı bir şekilde yapılarak ülke çapında güvenilir verilere ulaşılmasıdır.

Ülkemizde 2003&de bazı Verem Savaşı Dispanserlerinde DOTS stratejisi uygulamasına başlanmasına karşın 2006 yılı Haziran ayına dek bir ilerleme olmamıştır. Sağlık Bakanlığı son bir yıl içinde yaptığı bir girişimle ülke çapında DOTS uygulamasına geçileceğini ve bu konuda çok kararlı olduklarını açıklamıştır. Gerçekten de ülkemizde, bir yıl içinde önemli atılımlar olmuştur. Örneğin İstanbul&da Sağlık Müdürlüğü bir taraftan yeni laboratuar ve dispanser açarken diğer taraftan doğrudan gözetimli tedavi yapılabilmesi için başta sağlık ocakları olmak üzere tüm sağlık kuruluşlarını seferber etmiş, ilaç ikmali yapmayı üstlenmiş ve İstanbul&da 3 aşamalı olarak yılsonunda tüm ilçelerde eğitimleri tamamlayarak doğrudan gözetimli tedavinin başlatılmasını sağlamıştır.
Ülkemizde tüberküloz ile mücadele uzun yıllara dayanan bir geçmişe ve örgüt yapısına sahiptir. Temel yapısı verem savaşı dispanserleri olan bu yapılanma kendi içinde sorunları olmasına karşın, geniş bir deneyime sahiptir. Modern tüberküloz kontrolünün adresi olan doğrudan gözetimli tedavi stratejisinin kolaylıkla üzerine oturtulacağı hazır bir zemini oluşturmaktadır.

Ülkemizde bu tüberküloz ile uğraşan çok sayıda bilim insanını bünyesinde barındıran Türk Toraks Derneği, son zamanlarda Sağlık Bakanlığının kararlı bir şekilde tüberküloz sorununun üzerine gitme çabasını oldukça önemli ve olumlu bir gelişme olarak değerlendirmektedir.

Ülkemizde sağlık alanında yapılan dönüşüm projesi çerçevesinde değişiklikler olmaktadır. Bu değişim sürecinde, tüberküloz kontrolünde önemli bir yere sahip olan Verem savaş dispanserlerinin konumu, geleceği ve bu yeni örgütlenme modelindeki yeri henüz açıklıkla kamuoyu ile paylaşılmamıştır. Farklı illerde farklı uygulamalar şeklinde karşımıza çıkmaktadır. Ayrıca yeni performans sistemi içinde bazı dispanserlerde çalışanlar mağdur olmaktadırlar. Aile hekimliği uygulaması, yetişmiş dispanser hekimlerini almaktadır. Eğitimli ve deneyimli dispanser hekimlerinin hizmeti sürdürmesi için gereken destekler (ekonomik ve moral) sağlanmalıdır.

Aile hekimliği ve toplum sağlığı merkezlerinin çalışmaya başladığı illerde verem savaşının sürdürülmesi önemlidir. Bunun için, verem savaşı dispanserlerinin korunması gereklidir. Tüberkülozu bilen, verem hastasının tanısı, tedavisi, takibi, temaslı muayenesi ve koruyucu tedavi konusunda eğitimli ve deneyimli olan verem savaşı dispanserlerinin varlığını sürdürmesi sağlanmalıdır.

Ülke genelinde bakteriyolojik tanı için önemli adımlar atılmıştır. Fakat, hala bazı dispanserlerde mikroskopik inceleme yapılmamaktadır. Türkiye&de hala, bakteriyolojik tetkikler için kalitenin sağlanması ve kalite kontrolü uygulaması başlatılmamıştır. Bakteriyolojik tanı ve kalite kontrol ağının acilen kurulması gerekmektedir.

Türk Toraks Derneği olarak verem savaş dispanserlerinin fonksiyon ve görev tanımlarının yeniden belirlenerek korunması, bu kurumlarda çalışan sağlık çalışanlarının mağduriyetinin giderilmesinin, Sağlık Bakanlığının hastalığın kararlılıkla üstüne gitmesinde önemli katkılar sağlayacağını düşünmekteyiz.

Her tüberküloz hastasının tedaviye, her sağlıklı vatandaşın da tüberkülozdan korunmaya hakkı vardır. Toplumun tüberkülozdan korunması için hastaların Doğrudan Gözetimli Tedavi Stratejisi altında tedavi edilmesi gereklidir.

Ülkemizin her yerinde tüberküloz kontrolünün başarılı olması ve Dünya Sağlık Örgütü tarafından önerilen başarı hedefleri olan, tüm vakaların %70&ine ulaşmak ve %85&inde kür elde edilmesi zorunludur.