EHI ÇELEBI HAKKINDA BİLGİ


EHi çELEBi HAKKINDA BİLGİ NEDİR, EHi çELEBi HAKKINDA BİLGİ ANLAMI, EHi çELEBi HAKKINDA BİLGİ HAKKINDA BİLGİ, EHi çELEBi HAKKINDA BİLGİ DERS NOTU, EHi çELEBi HAKKINDA BİLGİ ÖDEVİ sayfanın konularıdır.

on beşinci yüzyıl Osmanlı âlimlerinden.İsmi, Yûsuf binCüneyd Tokâdî olup, Ehî Çelebi diye meşhur olmuştur.Tokat’ta doğdu. Doğum târihi belli değildir. 1499 (H.905) senesinde İstanbul’da vefât etti.

İlk tahsilini Merzifon’da yapanEhî Çelebi, Merzifon Medresesinde müderris olan Seyyid Ahmed Kırîmî, Sultan İkinci Bâyezîd Hanın hocası Molla Selâhaddîn ve Molla Hüsrev’den ilim tahsil etti. İcâzet (diploma) aldıktan sonra,Bursa’da Molla Hüsrev’in yaptırdığı medreseye müderris oldu. Daha sonra Edirne-Taşlık, İstanbul’da Kalenderhâne ile Mahmud Paşa medreselerinde müderris olup, ders okuttu. Çok talebe yetiştirdi.Tekrar Bursa’ya giderek SultanMedresesinde ders verdi. Sonunda İstanbul’da Sahn-ı Semân yâni Fâtih Medreselerine tâyin edilerek ilim âşıklarına bilgiler sundu. Evinin yakınlarında Topkapı ile Aksaray arasında Ehîzâde Câmiini yaptırdı. Sâhib olduğu kıymetli kitablarını devrin âlimlerine vakfetti. 1499 (H.905) senesinde İstanbul’da vefât etti. Aksaray ile Topkapı arasında yaptırdığı câminin yanında defnedildi.

Buyurdu ki: “Kişinin gerek uyumak için, gerek başka zamanlarda yattığında ayağını kıbleye uzatması mekruhtur.Yemekten önce ellerini yıkamak sünnettir. Yemekten önce elleri önce gençler, sonra yaşlılar yıkar.Yemekten sonra ise, önce ihtiyarlar, sonra gençler yıkar.Yemeğe başlarken, önce gençlerin ellerini yıkaması, yaşlıların yemek için, gençleri beklememesi içindir.”

“Kişinin Müslüman olmayan annesinin ve babasının geçimini temin etmesi ve onları ziyâret etmesi gerekir.”

Eserleri:

1. Zahîret-ül-Ukbâ: Vikâye’nin Sadrüşşerî’a Şerhi’ne yazdığı hâşiyedir.

2. Hediyyet-ül-Mehdiyyîn: İnsanı küfre sürükleyen sözlerin neler olduğunu açıklamıştır. Bu eser,İstanbul’da Hakîkat Kitâbevi tarafından bastırılmıştır. Ehî Çelebi’nin bu eserlerinden başka Beydâvî Tefsîri’ne yazdığı hâşiyesi de meşhûrdur.

Kaynak Rehber Ansiklopedisi