FİLİSTİN, HAKKINDA BİLGİ


FİLİSTİN, HAKKINDA BİLGİ NEDİR, FİLİSTİN, HAKKINDA BİLGİ ANLAMI, FİLİSTİN, HAKKINDA BİLGİ HAKKINDA BİLGİ, FİLİSTİN, HAKKINDA BİLGİ DERS NOTU, FİLİSTİN, HAKKINDA BİLGİ ÖDEVİ sayfanın konularıdır.

Alm. Palästina n, Fr. Palestine f, İng. Palestine. Kuzeyde Lübnan, güneyde Kızıldeniz, batıda Akdeniz ve doğuda Suriye Çölü ile çevrili, târihi ve eski bir yerleşim merkezi. Bölge, Asya-Afrika yolu üzerinde stratejik bir kavşak noktası olduğundan, eski çağlardan îtibâren istilâ ve göçlere mâruz kalmış ve çeşitli medeniyetlere sahne olmuştur. Filistin’in bilinen târihi M.Ö. 5000 sene öncelere kadar dayanır. İsrail kabilelerinin gelmesinden tam bin sene önce Arap Yarımadasından Kenânîler Filistin’e göç etmişlerdi (M.Ö. 2200 yılları).

Arap olan ve Arapça konuşan Kenânîler, bilâhare bölgeye gelen Sâmi soyundan Amurrular ve Kaldelilerle kaynaştılar. Filistin M.Ö. 1800’den sonra uzun bir süre Hititler ile Mısırlılar arasında nüfuz mücadelesine sahne oldu. Daha sonra Mûsâ aleyhisselâmın yeğeni hazret-i Yûşa döneminde İsrâiloğulları Filistin’e hâkim oldular. Filistin M.Ö. 931’de kuzeyde İsrail ve güneyde Juda (Yahuda) krallıklarına bölündü. M.Ö. 721 Asurlular, M.Ö. 587-586 Babilliler, M.Ö. 583-333 Persler ve M.Ö. 64-M.S. 324 yılları arasında Romalılar Filistin’i ellerinde bulundurdular. 135’te Romalılar Filistin’e Yahûdîlerin girişini yasakladı. Roma İmparatorluğu bölününce Filistin Bizanslıların payına düştü. 614-629 seneleri arasında ise tekrar Perslerin eline geçti.

Hazret-i Ebû Bekr’in halifeliği esnâsında Suriye’nin fethi için büyük bir ordu gönderildi. Filistin fethi için vazifelendirilen bu kuvvetin kumandanlığına, hazret-i Amr İbn-ül Âs tayin edildi. 634’te Gazze ve 636’da Ecnâdin fethedildi. Muhârebeler hazret-i Ömer’in halifeliği zamanında da devam etti. Kudüs’ün fethine vazifeli ordunun kumandanlığına hazret-i Ebû Ubeyde bin Cerrâh tâyin edildi. 637’de Kudüs’ün fethiyle Filistin, Müslümanların hâkimiyeti altına girdi. Bu târihten İsrâil’in kuruluşuna kadar, Filistin, İslâm kültürüyle yoğruldu.

Filistin’e Emevîler, Abbâsîler, Fâtimîler ve Selçuklular hâkim oldular. 1099’da Haçlı Seferleri neticesi Kudüs’te, Hıristiyan Krallığı kuruldu. 1187’de Selâhaddîn Eyyûbî Kudüs’ü yeniden fethederek Hıristiyan zulmünden kurtardı. 1281’de Akka’nın fethiyle Memlûklere bağlanan bölge 1516 senesinde Yavuz Sultan Selim Hanın Mercidabık Zaferiyle Osmanlı topraklarına katıldı. Tam 400 sene Filistin, Osmanlı Devletinin hâkimiyetinde kalmıştır. 8,5 sene içinde Osmanlı Devletini iki misli büyülten Yavuz Sultan Selim Han, çok kuvvetli târih, strateji, siyâset ve taktik bilgisine sâhipti. İslâm ülkelerinin zayıf ve parçalanmış olmasının tehlikesini gören nâdir bir devlet adamıydı. Bir gün İslâm ülkelerinin Hıristiyan veya Yahûdîlerin sömürgesi olmaması için, o devirde en güçlü İslâm devleti olan Osmanlı Devleti etrâfında topladı. Nitekim Osmanlı Devleti yıkılınca bütün İslâm ülkeleri Hıristiyan ülkelerin sömürgesi oldular. Osmanlı Devletinin en büyük hizmeti, Filistin’de Yahûdî Devleti (İsrail’in) kurulmasını 430 sene geciktirmiş olmasıdır. İsrâil yarım asır önce kurulmuş olsaydı, bugün bütün Arap ülkeleri İsrâil işgâlinde olacaktı. Bir asır önce kurulsaydı bütün Müslümanlar imhâ edilmiş ve sapık yollarla İslâmiyetten uzaklaştırılmış olacaktı. Osmanlı Devleti, Yahûdînin, Müslümanları ve İslâmiyeti imhâ plânını engellemiştir.

Osmanlı Devleti, Filistin’i, Kudüs, Gazze ve Nablus olmak üzere Şam Eyâletine bağlı üç sancağa ayırdı. Osmanlı Devleti zayıflamadan önce, Filistin halkı bolluk, refah ve huzur içinde yaşadılar. Osmanlı Devleti zayıflayınca, Filistin’deki sancaklar, eyâlet sonra da bağımsız emirlikler hâline geldiler. 1799 yılında Napolyon Bonapart, Mısır Seferinde, Filistin’in Yafa’ya kadar olan bir bölümünü ele geçirdi. Ancak Cezzâr Ahmed Paşa komutasındaki Osmanlı ordusu, Akka önlerinde Napolyon’u geri püskürttü. Napolyon’un ilk hezîmeti, Türkler karşısında oldu ve bu topraklardan geri çekildi. Bölge bundan sonra 1840 yılına kadar Mısır Vâlisi Mehmed Ali Paşanın idâresi altında kaldı.

İngiltere 19. asrın başlarında Ortadoğu’nun zenginliklerinden faydalanmak, dünyâ hâkimiyetini devâm ettirebilmek ve İslâm ülkelerini bölmek için Filistin’de bir Yahûdî Devleti kurulması ve bunun için dünyâ Yahûdîlerini bir bayrak altında toplama fikrini otaya attı. Bu fikir, Avrupa, Amerika ve Rusya’da hızla yayıldı. İngiltere’de İngiliz Hükûmeti ve Yahûdîler Sir Herry Finch isimli bir avukata Callign of the Jews isimli kitap yazdırdılar. Bu kitapta Filistin’de bir Yahûdî Devleti kurulması fikri savunularak kamuoyu meydana getirildi.

Musos Haim Montefiore isimli bir İtalyan Yahûdîsi Londra’da büyük bir servet edinmişti. Filistin’de Yahûdî Devleti kurma fikrine uyarak, 1824’te Filistin’e göç etti ve 1837 senesine kadar Filistin’de kaldı. Bu târihte Filistin’de 8000 Yahûdî bulunuyordu. Bu kadar az kişi ile devlet kurulamayacağını anlayınca Londra’ya döndü. 1837 târihinde bastırdığı bir kitapla Filistin’in zirâate elverişli olduğunu ve Yahûdîlerin Filistin’e göçünü teşvik etti. İngiltere hükûmeti, bir tamimle Filistin’deki İngiliz konsolosluklarını, Yahûdîleri himâyeye memur etti. 1862’de Hess isimli bir Alman Yahûdîsi, Roma ve Kudüs isimli kitabında; Yahûdî davâsının ortaya atılacağı ve emellerinin tahakkuk edeceği günün yaklaştığı, her ne bahasına olursa olsun Filistin’de bir Yahûdî Devleti kurulacağını, Fransa’nın bu işte yardımcı olacağını, Fransız ihtilâlinin bu maksatla yapıldığını yazdı.

Hess’in eserine cevap veren Fransız muharriri Ernest Laharn, kurulacak Yahûdî Devletinin sınırlarının dar olmayacağını söyledi. 1878’de Rusya’da Yahûdî talebeler muhtelif cemiyetler kurdular. Hayfa yakınlarında iki bin dönüm arâzi alınarak, Mikfeh İsrael adıyla bir zirâat okulu kuruldu. Rusya’da siyonizmi sevenler cemiyeti kuruldu. Filistin’e Yahûdîlerin göçünü teşvik ettiler. Yine bu gâyeyle kurulan “Bilu” ve “Hovevei Ziyon” gibi faal cemiyetler, 1881’de Çar İkinci Aleksandr öldürüldükten sonra, faaliyetlerini daha da arttırdılar. Filistin’de birçok koloni kurdular.

1884 yılında Silezya’nın Kattowitz şehrinde ilk “Yahûdî Millî Kongresi” toplandı. Kongre başkanlığını Rus Yahûdîsi Leon Pinsker yaptı. 1891 de Rusya’dan Kudüs’e gelen El-Leze Ben Yehuda, Yahûdî lisanının kaybolmaması için,İbrânice lügat neşretti.Alman Yahûdîsi Hırsch, Yahûdî DevletininArjantin’de kurulması fikrini ileri sürdü. Yahûdî muharrir Shmaryahu Levin Youth in Revolt eseri ile Yahûdî Devletinin Arjantin’de kurulma fikrinin Yahûdî dâvâsına ihânet olduğunu söyledi. 1896’da Avusturyalı gazeteci Yahûdî TheodorHertzel The Jewish State (Yahûdî Devleti) isimli bir kitap yazdı. Bu kitap siyonizmin kuruluşunu temin etti. 1897’de Dünyâ SiyonistTeşkilâtı kuruldu. 1897’ye kadar Yahûdîlerin, Filistin’de toplanması ve Yahûdî Devleti kurulması bir fikir iken, 1897’de hedef oldu.

Siyonizmin hedefini gerçekleştirmek için ticârî bir şirket kuruldu.Çok uluslu şirketler böylece ortaya çıktı. 1897’de İsviçre’de Basel şehrinde ilk siyonist kongresi Dr.TheodorHertzel başkanlığında 200 delege ile toplandı ve bu kongrede mühim kararlar alındı.İkinci siyonist kongre 1898’de yine Basel’de toplandı. İki milyon sterlin sermâyeli “Karen Kaymet” adlı bir vezne vâsıtasıyla Filistin’de, Yahûdî kolonileri teşkiline karar verildi.NormanBertwich isimli bir Yahûdî, İsrâilResurgent isimli kitabında, Filistin’de Yahûdî Devletinin İngilizlerin siyâsî ve mâlî yardımı ile inşâ edildiğini îtiraf etmektedir.

Sultan İkinci Abdülhamîd Han siyonizm tehlikesini çok iyi gören devlet adamıdır.Osmanlı tahtına çıkınca ilk icraatı, Filistin’in bütün topraklarını sarayın (Osmanlı Hânedanının) mülkü hâline getirmek olmuştur. Böylece Filistin’de toprak satışı kesin olarak önlendi.Ayrıca Filisti’ne 33 senelik saltanatı esnâsında tek bir Yahûdînin girmesine izin vermedi.Siyonizm teşkilâtının lideri Dr.Theodor Hertzel birçok defâ saraya ve Bâbıâli’ye mektup yazdı.İngiltere’nin aracılığı ile TheodorHertzel ve Haham Moşe Levi, SultanAbdülhamîdHan ile görüştüler. Dr.Theodor Hertzel,Sultanİkinci Abdülhamîd Hana şu teklifleri sundu. Filistin’de altın para karşılığı toprak sattığı takdirde:

1.Yahûdîler Osmanlı Devletinin bütün borçlarını ödeyecekler.

2.Osmanlı Devletine büyük mâlî yardımda bulunacaklar.

3.SultanAbdülhamîd Hanın siyâsetini Avrupa’da destekleyecekler.

4.Yahûdîler, Osmanlı Devletinde inşâ edilecek savaş üslerinin parasını ödeyecekler.

5.SultanAbdülhamîd Hana şahsı için büyük servet verecekler.

6. Filistin’de kurulacak büyük üniversitede aynı zamanda Türk talebeleri de okuyacak. Tahsil için Avrupa’ya gitmeye lüzum kalmayacak.

Tahsin Paşanın hâtıralarına göre,Sultan Abdülhamîd Han bu teklifler karşısında çok hiddetlendi ve yüksek sesle bağırarak:“Dünyânın bütün devletleri ayağıma gelse ve bütün hazînelerini kucağıma dökseler, size siyonistlik adına bir karış yer vermem. Ecdâdımızın ve milletimizin kanıyla elde edilen bir vatan, para ile satılamaz. Derhal burasını terk edin. Defolun!” demiştir. Bu teşebbüsün arkasında İngiltere ve meşhur banker Yahûdî asıllı Roçide bulunuyordu. 1909’da İkinci Meşrutiyet döneminde teşkil olunan Osmanlı hükûmetinde üç Yahûdî veya dönme bakan (mâliye, ticâret ve zirâat ile nâfia bakanlıkları) bulunuyordu.İttihat ve Terakki, azınlıkların da toprak satın alabileceğine dâir kânun çıkarttı. İttihat ve Terakki’nin ihânetlerinden biri de bu idi.Yahûdîler geniş topraklar alarak üzerlerine tapuladılar. SultanAbdülhamîd Hanın şahsî (Hânedan) arâzisi kasten ve yok pahasına Yahûdîlere satıldı. Birinci Dünyâ Harbinden önce İngiltere ve Fransa, Yahûdilere teminat verdi.Osmanlı Devleti yıkılacak ve Filistin’de Yahûdî Devleti kurulacaktı. İngiliz ve Fransızlar arasında Mayıs 1916’da imzâlanan “Sykes Picot” gizli anlaşmasına göre:

1.Irak ve Şark’ül-Ürdün İngiltere’ye bırakılacak.

2.Suriye ve Lübnan Fransa’ya bırakılacak.

3. Filistin’de önce beynelmilel bir idâre, bilâhâre yahûdî devleti kurulacak.

4.Hayfa İngiltere,İskenderun Fransa’ya âit birer serbest liman olarak kalacak.

2Kasım 1917’de İngiliz bakanlarındanLord-Belfour bir beyannâme neşretti. Bu beyannâmeyle Yahûdî Devleti kurulması vâdedildi.Vaat şöyledir:“Kral hazretlerinin hükûmeti, Filistin’de Yahûdîlere millî bir vatan tesisine muhakkak nazariyle bakıyor. Bu gâyenin tahakkuku için büyük bir potansiyel harcayacaktır.” Belfour vaadi, kânûnî mesnetten mahrum olup,Devletler hukûku kâidelerine aykırıydı. Târih boyunca buna benzer bir vak’a olmamıştır. İttihat ve Terakki liderlerinin bir emri vâkisi ile Osmanlı Devleti 1914’te Birinci Dünyâ Harbine katıldı. Osmanlı Devletinin Birinci Dünyâ Harbine katılması ile bu bölgede “Sina Cephesi” açıldı. Osmanlı toprakları ve Ortadoğu’da emelleri bulunan İngilizler,Mısır’ı işgâl edip üs olarak kullandılar.Osmanlı ordusunun 160.000 kişilik bir kısmı Alman GeneralLiman Von Sanders komutasında,Kanal Harekâtı ile 1915 Şubatında taarruz etti. Fakat başarılı olunamadı. El-Ariş’e çekildiler. 1916 Ağustosundaki ikinci taarruz da sonuç vermeyince İngilizler, Filistin ve Suriye’yi işgal için harekâtı hızlandırdılar. İngilizler 6 Ekim 1917’de Gazze’yi, 10 Aralık 1917’de Kudüs’ü işgal ettiler. 30Eylül 1918’de İngilizler Şam’a, FransızlarBeyrut’a girdiler. 29 Ekim 1918’de ateşkes anlaşması imzâlandı ve Mezopotamya’daki Türk cephesi düştü. Yahûdîler,Belfour vaadi ile sanki müstakil bir devletmişler gibi, hemen siyon ordusu kurdular. 11 Aralık 1917’de Kudüs’e giren İngiliz kuvvetleri komutanı Alenby, berâberinde Yahûdî (Siyon) kuvvetlerini de Küdüs’e soktu. 1920 Sanremo toplantısında İngiltere, Fransa ve İtalya delegeleri; Filistin, Suriye, Irak ve Lübnan’ın İngiltere ve Fransa arasında paylaşılmasına ve buralarda manda idâresi kurulmasına karar verdiler.

Târih kitaplarında Birinci Dünyâ Harbinin hakîkî ve zâhiri sebepleri olarak çok şeyler söylenmiştir. Fakat gerçek sebep Osmanlı Devletini yıkmak ve Yahûdî devleti kurmaktır. Filistin’i işgâl eden İngilizler derhal askerî idâre îlân ettiler. Belfour vaadi ve plânını tatbike koyuldular:

1. Filistin’e Yahûdî muhâcereti (göçü) teşvik edildi.

2.Yahûdîlerin toprak sâhibi olmaları sağlandı.

3. Yahûdîlerin silâh taşımalarına müsâade edildi.

4.Yahûdîlerin kültür teşkilatları adı altında ileri toplulukları kurulması sağlandı.

5.Sivil idâre için 30 Haziran 1920’de Herbert Samuel isminde aşırı bir siyonist ve skomiser tâyin ettiler.

6. 6 Temmuz 1921’de İngiltere’nin Filistinde’ki hâkimiyetinin devamlı olacağı îlân edildi.

7. 24 Temmuz 1922’de Cemiyeti Akvam, bu kararı tasdik etti.

8. 24 Temmuz 1922’de Londra’da; İngiltere, Fransa ve İtalya Filistin’deki manda şartları ile Yahûdî Devletinin kurulma hazırlıklarını tesbit ettiler. Yahûdî Devleti (İsrâil’in) temeli bu anlaşmayla atıldı.

9. Filistin Suriye’den ayrıldı.

10.Yahûdîlerin sayısı artmaya başladı. 1919’da Filistin’de, Arapların sayısı, Yahûdîlerin 16 misliydi. 1922’de 600.000 Araba karşılık 80.000 Yahûdî bulunuyordu. 1947’de ise Yahûdî sayısı ile Arap sayısı eşit duruma geldi. Filistinli Müslümanlar tehlikeyi geç de olsa anladılar. Filistin’de Yahûdî Devleti kurulmakta olduğunu görebildiler. 1929’da Kudüs’te, Araplar ile Yahûdîler arasında 15 gün süren kanlı çarpışmalar oldu. Yahûdîlerden 135 kişi öldü. İngilizler, Filistin’e Yahûdî göçünü hızlandırırken, bu arada Yahûdîleri silahlandırdılar. Yahûdî göçü, 1932’den sonra hızlandı ve Hitler’in Almanya’da iktidara gelişi ve Yahûdî aleyhtarı politika tâkibiyle Yahûdîlerin Filistin’e göçleri aşırı derecede arttı.

1936’da Filistinli Arap emirleri toplanarak, Filistin millî hareketini sevk ve idâre etmek için bir heyet teşkil ettiler. Bu heyet seferberlik îlân etti. Filistinli Arap fedâî ve gönüllüleri ile diğer Arap ülkelerinden gelen gönüllülerle beraber Filistinli Müslüman sivil halk, İngiliz idâresine ve Yahûdîlere karşı isyân ettiler. Bu isyân 6 ay devâm etti. İngilizler, S.Arabistan ve bâzı Arap emirlerini arabulucu olarak kullanarak, bu isyânı 9 Ekim 1936’da durdurdular. İsyânın durması Yahûdîlerin işine yaradı.

İkinci Dünyâ Harbi, Filistin’de Yahûdî Devletinin kurulması için gerekli şartları hazırlamak maksadıyla siyonizm emrindeki beynelmilel teşkilatlarca çıkartıldı. İktidara gelmesi için Hitlere muazzam mâlî yardımda bulunan finansman teşkilâtları da Yahûdîlere âittir. İngiltere, 17 Mart 1939’da neşrettiği Beyaz Kitap’ta Filistinli Araplara vâdettiği sözlerden geri döndü. İkinci Dünyâ Harbi müttefiklerin gâlibiyetiyle bitti. İngilizlerin Filistin’i Yahûdîlere hediye etmesine artık hiçbir mâni kalmamıştı. 16 Mart 1944’te ABD başkanı Rosvelt (Yahûdî asıllı) Filistin’de Yahûdî Devleti kurulması dâvâsını desteklediğini ve Filistin kapılarının Yahûdîlere açılmasından zevk duyacağını söyledi. Filistin’de tekrar kanlı çatışmalar ve sabotajlar başladı. 1945’te Arap Birliği kuruldu. Stalin, İsrail’in kurulması için Yahûdîlere, silah ve mâlî yardım ve siyasî destekte bulundu. Henri Sloves’in Fransa’da neşrettiği Rusya’daki Yahûdî Devleti kitabına göre, 1928 senesinde Rusya Devlet Başkanı Mikahil Kali’nin imzâsı ile çıkan bir kararnâme ile Rusya-Kızıl Çin sınırı arasında Yahûdî Devleti kuruldu. Yahûdiler buraya göç etmeyince, 29 Ağustos 1936’da Politbüro, Filistin’de Yahûdî Devleti kurulması için karar verdi.

İngiltere, Filistin meselesini Birleşmiş Milletlere getirdi. 28 Nisan 1947’de Birleşmiş Milletler 11 kişilik heyet seçti. Bu heyet Filistin için bir karar sûreti hazırlayacaktı. Bir netîceye varamadılar. Ekim ve Kasım 1947’de Birleşmiş Milletler devamlı Filistin meselesi ile uğraştı. 29 Kasım 1947’de ABD’nin baskısı ve 25 oyla Filistin’in Arap ve Yahûdîler arasında taksimine karar verdi. 13 devlet aleyhte ve 17 devlet çekimser oy verdi. Taksim kararı Arap ülkelerinde infiale sebeb oldu. Hayfa, Yafa ve Kudüs başta olmak üzere birçok yerde çarpışmalar oldu. İngilizler Filistin manda idârisini kaldırıp, yerlerini Yahûdîlere terk ederek, süratle Filistin’den çekildiler.

Araplar ile Yahûdîler arasında savaş başladı. İngilizlerin Filistin’i terk edişlerinin ertesi günü, 14 Mayıs 1948’de Yahûdîler, İsrâil’in kuruluşunu îlân ettiler. 11 dakika sonra ABD ve 2 saat sonra Rusya İsrâil’i resmen tanıdı. 15 Mayıs 1948 günü Mısır, Lübnan, Suriye, Irak,Ürdün,S.Arabistan ve Yemen İsrâil’e harp îlân edip taarruza geçti. Filistin’e girdiler ve Filistin’in çoğunu ele geçirdiler.İngiltere,ABDve Rusya duruma müdâhale ederek, 9 Temmuz 1948’de Araplar ve Yahûdîler arasında mütâreke imzâlamasını temin ettiler.Aslında bu mütâreke bir hîle olup, Yahûdîye zaman kazandırmak içindi. Nitekimİngiltere ve ABD, İsrâil’e silah yığdılar.ABDve İngiltere’den İkinci Dünyâ Harbine katılmış Yahûdî asıllı ABDve İngiltere vatandaşı Yahûdîler, İsrâil’e acele geldiler. Filistin’de Araplar lehine olan denge, bu mütâreke ile İsrâil lehine çevrildi.İsrâil mütârekeyi bozdu. Birinci Arap-İsrâil Savaşında İsrâil’in nüfûsu 650 bin idi.Savaş İsrâil aleyhine netîcelenmesine rağmen, ABD, Rusya ve İngiltere’nin baskısı ile 24 Şubat 1949’da Mısır’la, Mart 1949’da Lübnan ve Ürdün’le, Temmuz 1949’da Suriye ile mütâreke imzâlandı. Birleşmiş Milletler, Arap, İsrâil ihtilafı için arabulucu olarak Kont Bernadot’u tâyin etti.Kont Bernadot, siyonizm hesâbına çalışmayı reddedince, Yahûdîler bir suikastla Kont Bernadot’u öldürdüler.

11 Mayıs 1949’da Birleşmiş Milletler, 1 oy farkı ile İsrâil’i Birleşmiş Milletlere üye kabul etti. 1949’da Birleşmiş Milletler karma komisyonu, Gazze’yi Mısır’a bırakıp, Filistin’i İsrâil ile Ürdün arasında taksim etti.Kudüs de ikisi arasında taksim edildi. İkinci Arap-İsrâil Savaşı, 19 Ekim 1956’da oldu. İngiltere, Fransa ve İsrâil, Mısır’a savaş îlân ederek Süveyş Kanalı bölgesine müdâhale ettiler. Fırsattan istifâde eden İsrâil,Sina Yarımadasını işgâle başladı. 6Kasım 1956BirleşmişMilletler çağrısına uyarak ateşkesildi.Sina Yarımadasına BirleşmişMilletlerBarış Gücü askeri yerleştirildi. 1964 yılında Filistinli Mülteciler tarafından Filistin millî varlığını devam ettirmeyi gâye edinen Filistin Kurtuluş Teşkilâtı (FKÖ) kuruldu. AhmedŞukayri teşkilâtın başına getirildiyse de aşırı muhâlefet sebebiyle 1967’de istifâ etti.Üçüncü Arap-İsrâil Savaşı, 5 Haziran 1967’de sabahın ilk saatlerinde Mısır askerî hava üslerine baskın şeklinde İsrâil taarruzu ile başladı. 6 gün süren savaşta, Sina Yarımadası-Gazze,Batı Şeria,GolanTepeleri ve Kudüs’ün tamâmı İsrâil’in eline geçti.İsrâil bu baskın ve taarruza 16 senede hazırlandı.İsrâil’in ilk başbakanı BenGerion bir konuşmasında:

“Filistin’in bugün elimizdeki haritası, İngilizler tarafından çizilmiştir. Yahûdî milletinin bir diğer haritası daha vardır ve bu haritada bizim hudutlarımız Nil Nehrinden Fırat doğusuna kadar uzanır. Bu hedefi, istikbaldeki genç nesillerimiz gerçekleştirecektir.” demiştir.

Bu arada Filistinliler değişik teşkilâtlar kurarak mücâdelelerini hızlandırdılar. YaserArafat başkanlığında koyu milliyetçi fakat Mao’nun halk savaşı taktiğini benimsemiş El-Fetih Teşkilâtı; Dr.George Habbaş başkanlığında Marksist-Leninist ideolojiye sâhip, FilistinHalk Kurtuluş Cephesi;Ürdünlü HıristiyanNaif Havatmen liderliğinde koyu Marksist Filistin Demokratik Halk Kurtuluş Cephesi;Irak Baas sempatizanı olanAbdülvehhabKayalı liderliğinde Arap Kurtuluş Cephesi; Suriye taraftarı El-Saika; FilistinGenelYönetimi Halk Kurtuluş Cephesi ile Filistin Silahlı Mücâdele Komutanlığı gibi 7 büyük ve birçok küçük teşkilât kuruldu. 1969’da bu teşkilâtlar, El-Fetih lideri YaserArafat etrafında Filistin Kurtuluş Teşkilâtı olarak birleşti.YaserArafat,Birleşmiş Milletlerce ve pekçok ülke tarafından Filistinlilerin kânûnî temsilcisi kabul edildi.

Birleşmiş Milletler,İsrâil’in 1967’de işgâl ettiği toprakları terk etmesi için karar aldı. İsrâil bu karara uymayınca Filistinli gerillalar uçak kaçırma, sabotaj ve suikastler düzenlediler. Böylece dünyâ kamuoyunun dikkatini çekmek istediler. 23 Temmuz 1970’te ABD bölge devletlerine meselelerin halli için üç aylık bir ateşkesi ön gören “Roger Plânı”nı sundu. Bu plânı Ürdün,Sudan ve Lübnan kabul etti.Irak, Sûriye,Cezâyir ve Filistin Kurtuluş Teşkilâtı bu plânı reddetti. Arafat ateşkesi reddederek bütün Filistin kurtuluncaya kadar savaşılacağını bildirdi.

ÜrdünEmîri Hüseyin, Filistinli gerillaların Ürdün’de karışıklık çıkarması üzerine bunları kontrol altına almaya çalıştı, askerî hükûmet kurdu. Ürdün’de iç savaş başladı. Filistinli gerillaların çağrısı üzerine Suriye tank birlikleri Ürdün’e girdi (17 Eylül 1970).Arap ülkelerinin ve ABD’nin teşebbüsleriyle Suriye birlikleri Ürdün’den çıktılar. 25 Eylül 1970’te Emir Hüseyin ile Arafat arasında ateşkes anlaşması yapıldı. 28 Eylül 1970’te Kâhire’de 8 Arap Devletinin arabuluculuğuyla anlaşmaya varıldı.

Dördüncü Arap-İsrâilSavaşına (6-22 Ekim 1973) Mısırlılar Ramazan Savaşı, Yahûdîler ise Yom Kiyyur Savaşı derler.Mısır, baskın ile Sina Yarımadasına girerek ilerledi.CampDavid ile Mısır,Sina Yarımadasının tamâmını geri aldı. Bu savaşta EnverSedat’ın hizmeti büyüktür. 1974’te 14 milyon olan dünyâ Yahûdî nüfûsunun % 50’si İsrâil’de idi. 1974’te 3 milyon olan Filistin halkı,340 bini İsrâil’de olmak üzere, 14 ülkeye dağılmıştır. Bu topraklara târih boyunca Yahûdîler sâdece 150 sene (M.Ö. 1075-926) hâkim olmuşlardır.Halbuki Türkler(1517-1918) arasında 401 sene hâkim olmuşlardır. 1976 senesinde Lübnan’da üstünlük Filistinli gerillaların eline geçince İsrâil ile Suriye DevletBaşkanı Esat anlaştılar.

Suriye ordusu“Arap Barış Gücü” adı altında İsrâil, Fransa, Rusya ve ABD’nin teşvik ve izniyle Lübnan’a girdi.Suriye ordusu Hıristiyan Flanjistlerle işbirliği yaparak Lübnan’daki mühim Filistin kamplarını yerle bir etti.Lübnan’ın güneyindeki Filistinli gerillalar İsrâil sınırına yakın İsrâil yerleşim merkezlerini top ve füze atışlarıyla tâciz ediyorlar, bâzan da, İsrâil içlerine sızarak sobataj ve baskınlar yapıyorlardı.İsrâil, 1980 Haziranında Güney Lübnan’ı işgâl ederek Beyrut’a dayandı. Şehir muhârebesine alışmış Filistinli gerillalar karşısında hezîmete düşeceğini anlayan İsrâil, aylarca Batı Beyrut’u bombaladı.Sivil halktan ölenlerin sayısı çok fazla olunca,YaserArafat ve Filistinli gerillalar Batı Beyrut’u terk ettiler. Böylece Güney Lübnan ile Batı Beyrut’ta Filistinliler kalmamış oldu. Suriye ve Lübnan, Trablusşam’daki Filistin gerillaları, Arafat taraftarı ve Arafat muhâlifi olarak böldüler.Arafat taraftarı gerillalar,Trablusşam’ı terk etmek zorunda kaldılar. Böylece İsrâil adına Lübnan Filistinlilerden boşaltıldı. ABDBaşkanı Reagan, bir Ortadoğu Plânı sundu. Bu plâna göre; Ürdün ile Batı Şeria’nın federasyonu ön görülüyor ve Filistin Devleti kuruluyordu. Bu plâna,İsrâil ve Arap ülkeleri îtiraz ettiler. Filistin meselesinin halli için Fas’ın Fes şehrinde toplanan Arap Birliği, Suudi Arabistan veliaht prensi Fahd binAbdülaziz’in hazırlayıp sunduğu plânı bazı değişikliklerle Fes Plânı adıyla kabul etti (1982).

6Aralık 1987’den bu yana Filistinliler taş ve sopalarla İsrâil işgâline direnmektedir. 15 Kasım 1988’de Filistin Millî Konseyinin Cezâyir’de “Club Despins” (ÇamlarKulübü)te yapılan 19. olağanüstü toplantısında “Bağımsızlık Bildirisi” kabul edilerek saat 02.30’da “Filistin Devleti” kuruldu.

2 Ağustos 1990’da Irak’ın Kuveyt’i işgali ve bilâhare ilhakıyla başlayan körfez krizi ve savaşında Filistin’in Irak’ı desteklemesiyle Yaser Arafat Arap ülkelerinin çoğunda ve dünyâ siyâset platformunda prestij kaybetti.Kuveyt ve diğer körfez ülkeleri S.Arabistan’daki Filistinlilere mâlî yardımı kestiler. Filistinliler önemli maddî destek kaybettiler. Körfez Savaşı ve devam eden karışıklıklarda 6 Aralık 1987’den 2 Ağustos 1990’a kadar devam eden ve dünyâ kamuoyunun bir numaralı gündemi olan Filistinlilerin direniş hareketi unutuldu. Körfez Savaşı ve Irak’ın hatâsıyla İsrail’in durumu çok güçlendi. Filistin meselesi Körfez Krizi Savaşıyla ağır darbe yedi.

Kaynak Rehber Ansiklopedisi