GAZETE HAKKINDA BİLGİ


GAZETE HAKKINDA BİLGİ NEDİR, GAZETE HAKKINDA BİLGİ ANLAMI, GAZETE HAKKINDA BİLGİ HAKKINDA BİLGİ, GAZETE HAKKINDA BİLGİ DERS NOTU, GAZETE HAKKINDA BİLGİ ÖDEVİ sayfanın konularıdır.

Alm. Zeitung (f), Fr. Journal (m), gazette (f), İng. Newspaper, daily paper. Siyâsî, iktisâdî, sosyal, edebî konularda haber ve bilgi vermek, yorumlar yapmak için günlük veya belirli sürelerle çıkarılan yayın.

İnsanların çeşitli konulardaki gelişmelerden ve olaylardan haberdâr olmak arzusu, târihin çok eski çağlarına uzanır. Gazete, bu arzuyu yazılı olarak ve herkese açık bir şekilde takdim eden bir yayındır.

Târihte ilk olarak yazılı haber verme işine, Roma İmparatoru Julius Caesar tarafından tesis edilen ve mühim haberleri halka bildiren Acta Divrna isimli duvar îlânları ile başlandığı kabul edilir. Bunu merkezden taşradaki tanıdıklara yazılan, siyâsî, ticârî ve sosyal haberleri ihtivâ eden günlük mektuplar tâkib etmiştir. Kânûnî Sultan Süleymân zamânında vukû bulan Osmanlı-Venedik harpleri esnâsında, Venedik hükümetinin emriyle yazılan ve memleketin muhtelif yerlerinde halka okunarak, harbin seyri hakkında bilgi veren, Venedik Mektupları’nı okuyan kimselere ödenen en küçük Venedik parası “gazetta”dan bugünkü “gazete” kelimesi çıkmıştır. Türkiye’de uzun yıllar “gazete” karşılığı olarak “cerîde” kelimesi kullanılmıştır.

Matbaanın keşfi ve matbaacılığın günlük iş hayâtına girmesi, bugünkü mânâda gazetenin temeli olmuştur. Günümüz anlayışına uygun ilk gazete (Avisa, Relation Oder Zeitung) Strasburg’da 1609’da Alman diliyle yayınlanmıştır. İlk İngiliz Gazetesi The Weekly News From Italy and Germany (1622) Londra’da; ilk Fransız Gazetesi Gazette (1631)’de Pariste yayınlanmıştır. İtalya’da 1640, Polonya’da 1661, Rusya’da 1702, Amerika’da 1704, İspanya’da 1724 yıllarında ilk gazeteler çıkmıştır. Almanya’da yayınlanan Leipziger Zeitung (1660), İngiltere’de Daily Courant (1702), Fransa’da Journal de Paris (1777) ilk günlük gazetelerdir.

İlk zamanlar, yalnız çeşitli olaylarla ilgilenen ve bunları halka duyuran gazetelerin siyâsî hüviyet kazanmaları İngiltere’de başlamış ve ilk başmakaleler 1704’te basılmıştır. Fransız İhtilâli, Fransa ve Almanya’da ilk siyâsî gazetelerin çıkmasına sebeb olduğu gibi, siyâsî haber ve yorumu da gazeteciğilin temel vasıfları arasına soktu. Bu târihten îtibâren çıkan gazetelerin tamamına yakını siyâsîdir.

Türkiye’de ilk gazeteler yabancılar tarafından çıkarılmıştır. Fransız Büyükelçiliği 1797’de İstanbul’da Gazette Française de Constantinople, İzmir’de 1824’te Charles Tricon Smyrnee ve Alexandre Black Spectateur Oriental isimli Fransızca gazeteleri çıkarmışlardır.

İlk Türk gazetesi Takvim-i Vekâyi, 11 Kasım 1831’de Sultan İkinci Mahmûd’un emriyle yayınlanmış, önceleri hem resmî, hem de özel haberlere yer verirken, daha sonra yalnız resmî haberleri yazarak Osmanlı Devletinin resmen ortadan kalkış târihi olan 4 Kasım 1922 târihinde son sayısını yayınlayarak kapanmıştır.

İlk özel Türk gazetesi, 1840 Ağustosunda William Churchill tarafından Ceride-i Havadis adıyla çıkarılmış, bunu Âgah Efendinin 21.10.1860 târihinde çıkardığı Tercümân-ı Ahvâl ve Şinâsî’nin 27 Haziran 1862’de yayınladığı Tasvîr-i Efkâr gazeteleri tâkib etmiştir. İlk günlük Türk gazetesi ise; 1864’te Alfred Churchill tarafından Rûznâme-i Cerîde-i Havâdis adıyla çıkarılmıştır.

Meşrûtiyete doğru ve daha sonraki yıllarda her gün bir yenisi ortaya çıkan siyâsî gruplarca çıkarılan, sayıları gittikçe artan o günlerin Türkiye gazeteleri arasında Hürriyet, Tercümân-ı Hakîkat, Vakit, İbret en meşhurlarıdır. (Bkz. Basın)

Gazete, bilhassa 20. yüzyılın ilk yarısında büyük önem kazanmıştır. Bunda, dünyâ milletleri arasında gittikçe artan siyâsî, askerî, iktisâdî ve sosyal münâsebet ve mücâdelelerin yanısıra, teknolojik gelişmelerin basın hayâtına aktarılmasının büyük rolü olmuştur. Ayrıca; başta İngiltere olmak üzere, Avrupa hükümetlerinin gazete kâğıdını gazetecilere ucuz ve vergisiz temini, az bir posta ücreti ile dağıtması ve sanâyi inkılabı netîcesinde ortaya çıkan firma ve mâmullerinin reklâm ihtiyaçları dolayısıyla gazetelerin maddî gelir sağlamaları, böylece gazete fiyatlarının ucuzlayarak geniş halk kitleleri tarafından okunur olması, gazeteciliği ön plana çıkaran diğer sebeplerdir. Bu arada, demokrasi idârelerinde iktidâr mücâdelesi yapan partilerin ve icrâatlarını beğendirmek isteyen hükûmetlerin görüşlerini halka yayarak benimsetmek ve destek sağlamak, kamuoyu (efkâr-ı umûmiye) teşekkül ettirmek arzularının tahakkuku için gazetelerden faydalanma yolunu seçmeleri de hatırlanmalıdır.

Bugün dünyâ ülkelerinde yayınlanan gazeteler iki büyük grupta toplanır. Birinci gruptakiler hür rejimlerle idâre edilen ülkelerde, kânun çerçevesinde serbest şekilde yayın yapanlar; ikinci gruptakiler de, doğu bloku (komünist) ülkeler başta olmak üzere diğer totaliter rejimlerin bulunduğu ülkelerde hükümetlerin kontrolünde ve emrinde yayın yapanlar. Ülkemizdeki gazeteler, birinci gruba dâhildir ve basın kânunu çerçevesi içinde serbestçe yayın yaparlar.

Bundan başka gazeteler; bütün memlekete hitâb ediyorsa millî; bir bölgeye hitâb ediyorsa bölge; bir il veya ilçede yayınlanıyorsa mahallî ve milletlerarası yayın yapıyorsa beynelmilel olarak sınıflandırılır. Konularına göre de; siyâsî, iktisâdî (ekonomik), edebî, magazin, ihtisas (belli bir meslek), spor gazeteleri olarak ayrılırlar. Öğle üzeri yayınlanan gazetelere akşam; dînî bayram günleri gazeteciler cemiyeti tarafından yayınlananlara da bayram gazetesi denir. Yayın sürelerine göre de günlük, haftalık, on beş günlük ve aylık gazeteler vardır. Hitap ettikleri okuyucu yaş ve seviyesi îtibârıyla da çocuk, gençlik ve âile gazetesi gibi çeşitleri bulunmaktadır. Duvar gazetesi ise; okullarda öğrenciler tarafından çıkarılan ve Çin’in an’anevî halk haberleşme vâsıtası olan özel bir gazetedir.

İlk zamanlar, daha çok bir toplum hizmeti vermek gâyesiyle yayınlanan gazeteler, günümüzde (istisnâlar hâriç) hemen hemen ticârî bir mâhiyet almıştır. Gazete sayısının artması ve mesleğin bütün dünyâda yaygınlaşarak mensuplarının çoğalması, gazeteleri birbirleriyle rekâbete sürüklediği gibi; radyo-TV-video ve diğer haberleşme vâsıtalarının gazetelerde bulunmayan üstünlüklerle günlük hayâta girmesi de gazeteleri varlıklarını sürdürmek mücâdelesine itmiştir. Bâzı gazeteler, bu durum karşısında ciddiyet, güvenilirlik ve genel seviyelerini arttırarak okuyucu tarafından aranır olmak yolunu tutarken; bâzıları da piyangolar, güzellik müsâbakaları, çeşitli oyunlara dayalı yarışmalar tertipleme ve promasyonlarla okuyucularını kendilerine bağlama ve tirajlarını arttırma denemelerine girmişlerdir. Milletlerdeki anlayışlara göre, genel ahlâk sınırlarını zorlayan ve tartışmalara sebeb olan yayınlar da bu cümledendir.

Tiraj bakımından dünyânın en büyük gazetesi Ashai Japonya’da yayınlanmakta ve dağıtımının % 90’ı okuyucuların adreslerine kadar götürülerek elden yapılmaktadır. Türkiye’de bu şekildeki elden dağıtımı ilk defâ Türkiye Gazetesi 1982 yılından îtibâren gerçekleştirmiştir.

International Herald Tribune, The Times, Le Monde, Guardian, Wall Street Journal, Financial Times, Daily Telegraph, bütün dünyâda okuyucu bulan meşhur gazetelerdendir.

Ülkemizde; Cumhûriyet, Günaydın, Hürriyet, Millî Gazete, Milliyet, Sabah, Tercüman, Türkiye, Yeni Asya, Yeni Nesil ve Zaman ise, belli başlı gazetelerdir. Rapor ve Dünyâ Türkçe ekonomik gazeteleridir. Fuar ve Medikal, ihtisas gazeteleridir.Türkiye Gazetesi Yayın Topluluğu tarafından İngilizce yayınlanan Made in Turkey hem millî, hem de beynelmilel ekonomik bir gazetedir.

Gazeteci: Gazete yayınlayan veya gazetede çalışan; işi haber toplamak, yazmak ve çeşitli safha ve şekillerde gazetenin hazırlanmasına, ücret karşılığı iştirâk eden kimse. Muhâbir, muharrir, yazı işleri müdürü, genel yayın müdürü, istihbârât şefi vs. gibi meslekî isimlerle anılırlar. Bir kimsenin gazeteci sayılabilmesi için her şeyden önce bir gazete veya mevkûtede, haber veya fotoğraf ajansında, fikrî çalışması bedenî çalışmasından çok olmak üzere ücret karşılığı çalışması lâzımdır. Bu şartları taşıyan bir gazetecinin ülkesine göre değişen ve çalıştığı müessese nezdinde ücret isteme, ücretli izin, terfî, başka iş tutma, kıdem gibi çeşitli hakları vardır. Ayrıca bâzı kamu imkânlarından tesbit edilen ölçüler içinde faydalanırlar.

Gazetecilik; ilk yıllarda tamâmen meslek içinde öğrenilen bir sanatken bugün bütün dünyâda gazetecilik meslek okulları bulunmaktadır. Ancak meslek içinden yetişme ve başka mesleklerden gazeteciliğe geçmek de hâlen revaçtadır.

Türkiye’de okullarda ilk gazetecilik eğitim ve öğretimi 1948 yılında Fehmi Yahya Tuna’nın İstanbul’da açtığı lise seviyesindeki gazetecilik okuluyla başlar. İlk resmî Gazetecilik Enstitüsü ise İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesine bağlı olarak 1950 yılında tedrisâta başladı. 1965’te Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesine bağlı Basın Yayın Yüksek Okulu, 1967’de Başkent Özel Yüksek Okulu, 1968’de İzmir Gazetecilik Özel Yüksek Okulu açıldı. Son yıllarda yeni açılan üniversitelere bağlı olarak çeşitli illerde gazetecilik okulları açıldı. İstanbul-Marmara Üniversitesine, Ankara-Gazi Üniversitesine, İzmir-9 Eylül Üniversitesine, Eskişehir-Anadolu Üniversitesine bağlı olarak Basın-Yayın Yüksek Okulları açıldı. Eskişehir Anadolu Üniversitesine bağlı olarak eğitim yapan okulun ismi İletişim Bilimleri Fakültesi olarak değiştirildi. Basın Yayın Yüksek Okulu ismi altında eğitim yapan Gazetecilik Okulları, 1991 yılından îtibâren İletişim Bilimleri Fakültesi adı altında öğretim yapmaktadır.

Gazetecilik tabirleri:

Gazetecilik mesleğinde kullanılan tâbirlerdir. Bunların genel olanlarından bâzıları şunlardır: Gazete abonmanı: Parasını peşin veya taksitle ödeyerek bir gazetenin her sayısının adresine gönderildiği kimse. Başmakale (Başyazı): Gazetenin görüşünü aksettiren yazı. Gazete bâyii: Gazeteleri seyyâr veya belli yerlerde satan kişi. Fıkra: Günlük konuları gazetelerin belli köşelerinde kısaca ele alan yazı. Foto muhâbiri: Gazete için resim çeken kişi. Haber: Gazetede yayınlanan günlük olayları bildiren yazı. Muhâbir: Haber toplayan ve yazan kişi, Gazete küpürü: Bir gazeteden kesilmiş bir haberi veya makaleyi ihtivâ eden bölüm. Gazete kurucusu: Bir gazeteyi kuran, çıkaran kişi. Sayfa sekreteri: Gazete sayfalarını hazırlayan kişi. Son gelişmelerle, sekreterya ve rassamlık işleri bilgisayarlarla hazırlanıp yapılmaktadır. Îlân: Özel ve resmî kişi ve kuruluşların gazetelerde yayınlanmasını ve karşıya duyurulmasını istedikleri özel yazılar. Reklâm: Özel ve resmî kişi ve kuruluşların müşteri toplamak gâyesiyle hizmet ve mâmullerini gazetelerde halka duyurmaları. Sütun: Gazetede çeşitli genişlikteki satırların alt alta sıralanmasından meydana gelen blok. Sütunlar birbirinden dar boşluklar veya dik çizgilerle ayrılırlar. Tefrika: Gazetenin belli bir yerinde bölüm bölüm ve devamlı yayınlanan roman, hikâye, hâtıra, seri röportaj. İâde: Satılmayan gazetelerin toplanarak müesseseye geri verilmesi.

Kaynak Rehber Ansiklopedisi