GRAVÜR SANATI HAKKINDA BİLGİ


GRAVüR SANATI HAKKINDA BİLGİ NEDİR, GRAVüR SANATI HAKKINDA BİLGİ ANLAMI, GRAVüR SANATI HAKKINDA BİLGİ HAKKINDA BİLGİ, GRAVüR SANATI HAKKINDA BİLGİ DERS NOTU, GRAVüR SANATI HAKKINDA BİLGİ ÖDEVİ sayfanın konularıdır.

Alm. (Kupfer-Stahl-) Stich (m), (Hobz-)Schnitti (m), Fr. Gravure (f), İng. Engraving; carving. Mâden, tahta veya taş yüzeyler üzerine çizgiler oyarak resim yapmak, şekiller meydana getirmek sanatı. En çok kullanılan çeşidi tahta üzerine oyularak yapılanıdır.

Dokuzuncu yüzyılda Çin’de gravür yapıldığı bilinmektedir. Avrupa’da ise ancak 15. yüzyılda başlar. Bu dönemde yapılan gravürler sâdece dış ve kenar çizgilerinin çizilmesiyle yapılan kaba resimlerden ibâretti.Gelişen gravür sanatı, yüzyıl içinde güzel eserler vermeye başladı. On altıncı yüzyılın başlarında usta gravürcüler yetişti. Dürer, eserleri gravür yoluyla çoğaltılan ilk büyük ressam oldu.

Gravür sanatının gelişmesinde matbaanın büyük etkisi görülür.Gravürcülük özel bir çalışma ve kâbiliyet isteyen bir iştir. Baskıda beyaz çıkması istenen yerlerde tahtanın oyulması, siyah yerler için ise yüksek bırakılması icab eder. Birkaç çeşit keski kullanarak bu işi yapmak büyük dikkat ve sabır ister.

Ressam, yapacağı resmi evvelâ bir şeffaf kâğıt üzerine fırça ile yaparak kazı sanatkârına (hakkâka) verir.O da kâğıdın resim olan yüzünü bir tahta takoz üzerine yapıştırır. Bu tahtalar umumiyetle kiraz ağacından olup ağacın suyu boyunca kesilerek çıkarılan parçalardır. Resim kazıcı her çizgiyi kabarık olarak, yâni yüksekte bırakmak suretiyle etrafını oyar. Matbaacı bu tahta üzerine mürekkep veya boya sürer ve nemli bir kâğıdı bunun üzerine tatbik ederek kâğıdın arka tarafından “baren” denilen bir nevi tamponu basarak sürtmek suretiyle boyaları kâğıda geçirdikten sonra kâğıdı kaldırır. Boyalı gravürleri basmak için ne kadar renk lâzım ise o kadar da levha yapılır ve kalıpların kenarlarındaki nişanlar esas tutularak aynı kâğıt üzerine ayrı ayrı basılır. Boyalar daima su ile karıştırılır.

Bu tarzda resimleri basmak için gerek ressam, gerek basmacı ve gerekse kazıcı sanatkârın işbirliği yapmaları ve birbirleriyle anlaşmaları lâzımdır. Bu sebeple gravürler yalnız ressamların değil onları basan ve kazanların da bir eseri sayılır.

Mâden levhalar üzerine yapılan gravürler, yapılış tekniklerine göre, değişik isimler alırlar. Mâden üzerine yapılanlarda en çok bakır kullanılır. Sanatkâr, bakır üzerine çelik kalemlerle çalışarak gravürünü yapar. Kimyevî maddelerle mâdenleri etkileyerek yapılan gravür daha çok zırh ve silâhların süslenmesinde sonraları da resim çoğaltmada kullanılmıştır. Tipo baskı tekniğinin önemli bir aracı olan klişe de bu cins bir gravürdür.

Türkiye, özellikle 19. yüzyılda bir çok gravüre konu oldu.İzmir, Antalya, Bursa ve başka tarihî yerlere âit resimler gravür yoluyla çoğaltıldı. İstanbul ve sarayları, sayısız gravür kitabına konu olmuştur.

Kaynak Rehber Ansiklopedisi