HAMDİ YAZIR (ELMALILI) HAKKINDA BİLGİ


HAMDİ YAZIR (Elmalılı) HAKKINDA BİLGİ NEDİR, HAMDİ YAZIR (Elmalılı) HAKKINDA BİLGİ ANLAMI, HAMDİ YAZIR (Elmalılı) HAKKINDA BİLGİ HAKKINDA BİLGİ, HAMDİ YAZIR (Elmalılı) HAKKINDA BİLGİ DERS NOTU, HAMDİ YAZIR (Elmalılı) HAKKINDA BİLGİ ÖDEVİ sayfanın konularıdır.

Osmanlıların son zamanlarında yetişen din adamlarından. 1878 yılında Antalya’nın Elmalı ilçesinde doğdu. Babası âlim bir kişi olan Nûmân Efendidir.

Hamdi Yazır okumaya kendi babasından başladı. İlk ve orta öğrenimini Elmalı’da tamamladı. Kur’ân-ı kerîmi ezberledi. Arapça ve fıkıh öğrendi. Medrese tahsiline İstanbul’da başladı. Bâyezîd Câmiinde Kayserili Mahmûd Hamdi Efendinin derslerine devâm ederek icâzet (diploma) aldı. Hocasıyla aynı adı taşıdıklarından isimlerini ayırmak için hocasına “Büyük Hamdi” kendisine de “Küçük Hamdi” ismi verilmiştir.

Elmalılı Hamdi Yazır 1904 senesinde rüûs (ilmiye rütbesi, ilim adamlığı pâyesi) imtihanına girerek kazandı. Böylece Bâyezîd Câmii (dersiâmı) hocası olarak ders vermeye başladı. Bir taraftan da Mekteb-i Nüvvâb (kâdı, hâkim yetiştiren okul)a devâm ederek burayı da bitirdi. Matematik, felsefe, edebiyât sâhalarında incelemelerde bulundu. Arapça ve Farsça yanında Fransızcayı da öğrendi. Diğer taraftan devrin hattatlarından Sâmi ve Âkif Efendilerden hüsn-i hat (güzel yazı) dersleri alarak hat öğrendi. Yazı çeşitlerinden sülüs, nesih ve ta’likte güzel yazı örnekleri verdi.

1906 yılında meşîhat (Diyânet İşleri Dâiresi) kaleminde görev aldı. 1909’da Sultan İkinci Abdülhamîd Hanın hal’i (tahttan indirilmesi) için yazılan fetvânın müsveddesini hazırladı. Meşrûtiyetin îlânı üzerine Antalya’dan mebus (milletvekili) seçilip meclise girdi. Bu arada ders vermeye de devâm etti. Mülkiye-i Şâhâne (Siyâsal Bilgiler Fakültesi) de usûl-i fıkıh, Mekteb-i Nüvvâbda Dürer ve Ahkam-ı Evkâf ve Süleymaniye Medresesinde mantık derslerini okuttu. Dârül Hikmet-il-İslâmiye âzâlığında bulundu. 1919’da teşkilâta başkan seçildi. 1922 yılında Ankara’da TBMM’nin açılmasıyla İstanbul’dan ayrıldı. Ankara’da faaliyete geçen Şer’iyye ve Evkâf Nâzırlığına (Başkanlığına) girdi. Bir müddet burada görev yaptı. Medreselerin kapatılmasıyla açıkta kaldı. Bundan sonra başka bir görev almadı.

Hayâtının sonuna kadar kendini ilmî çalışmalara verdi. Hasta olmasına rağmen, hayâtının son döneminde meşhur tefsiri Hak Dîni Kur’ân Dili adlı eserini yazdı. 27 Mayıs 1942’de vefât etti.

Eserleri:

1. Hak Dîni Kur’ân Dili: Dokuz ciltlik tefsir kitabıdır.

2. Metâlib ve Mezâhib: Felsefeye dâirdir. Fransızcadan tercümedir. Bu esere ilâve açıklamalar yapmıştır.

Beyânül Hak ve Sebîlürreşâd mecmualarında pekçok makâle yazmıştır.

Kaynak Rehber Ansiklopedisi