İBNİ HÜMÂM HAKKINDA BİLGİ


İBNİ HÜMÂM HAKKINDA BİLGİ NEDİR, İBNİ HÜMÂM HAKKINDA BİLGİ ANLAMI, İBNİ HÜMÂM HAKKINDA BİLGİ HAKKINDA BİLGİ, İBNİ HÜMÂM HAKKINDA BİLGİ DERS NOTU, İBNİ HÜMÂM HAKKINDA BİLGİ ÖDEVİ sayfanın konularıdır.

on beşinci yüzyılda yetişen Hanefî mezhebi fıkıh âlimlerinden. İsmi, Muhammed bin Abdülvâhid bin Abdülhamîd bin Mes’ûd es-Sivâsî’dir. Lakabı Kemâlüddîn’dir. 1386 (H.788) senesinde İskenderiyye’de doğdu. 1457 (H.861) senesinde Kâhire’de vefât etti.

İbn-i Hümâm, babasından ve İskenderiyye’deki âlimlerden ilim öğrendi. Kâri-ül Hidâye Sirâcüddîn ile Seyyid İmâm Celâlüddîn’den fıkıh ilmini öğrendi. Arapçayı ve âlet ilimlerini (sarf, nahiv, lügat…) Cemâlüddîn Hamidî’den; usûl ve diğer ilimleri Bisâtî’den; hadis ilmini Ebû Züra’a Irâkî’den öğrendi. Cemâlüddîn Hanbelî ve Şemsüddîn Şâmî’den hadîs-i şerîf dinledi. Merâgî ve İbn-i Zâhire’den başka kırk büyük âlimden icâzet aldı. Akranlarından üstün olup, tefsir, hadis, usûl, fıkıh, kelâm, mantık ve nahiv ilimlerinde yetişerek, büyük âlim oldu. Ondan pekçok kimse ilim öğrenip, istifâde etti. Dört mezhebin âlimleri ondan ilim öğrendi. Tasavvuf ehlinin kavuştuğu mânevî makam ve derecelere de kavuşan İbn-i Hümâm’ın keşf ve kerâmetleri görüldü. Bir müddet insanlardan ayrılıp inzivâya çekildiyse de yapılan arzu ve ısrarlar üzerine geri dönerek yeniden hocalığa başladı. Mansûriyye, Eşrefiyye ve Şeyhûniyye medreselerinde fıkıh dersleri okuttu.

Buyurdu ki: “Müftînin müctehid olması lâzımdır. İctihâd derecesine yükselmiş âlim olmayan din adamı müftî olamaz. Müctehid olmayan din adamı müftî yapılırsa bunun müctehidlerin bildirdiklerini okuyup, öğrenip, bunları söylemesi lâzımdır.”

Eserleri:

İlim, fazîlet ve güzel ahlâk sâhibi mütevâzî bir kimse olan İbn-i Hümâm birçok eser yazdı. Eserlerinden bâzıları şunlardır:

1) Feth-ul-Kadîr: Hidâye adlı fıkıh kitâbına yazdığı şerhtir. Hanefî mezhebinin en meşhur eserlerinden olup, tâlik ve Hidâye’nin diğer bâzı şerhleri ile berâber dokuz cilt hâlinde basılmıştır. 2) Tahrîr: Usûl ilmine dâir kıymetli bir eserdir. Bu eserin sonunda amelde dört hak mezhepten birine uymanın vâcib olduğunda ve bunlardan birine uymayanın Ehl-i sünnetten olmadığında icmâ bulunduğu bildirilmektedir. Eserin İbn-i Emir Hac tarafından yapılan şerhi de çok kıymetlidir. 3) Zâd-ül-Fakîr: Namazla ilgili meseleler hakkında yazılmıştır. 4) Şerhu Bedî-in-Nizâm li-İbn-i Sâatî, 5) Fevâtih-ul-Efkâr fî Şerhi Lemeât-il-Envâr, 6) El-Müsâyeretü fil-Akâid-il-Münciyeti fil-Âhireh.

Kaynak Rehber Ansiklopedisi