ILKOKUL HAKKINDA BİLGİ


iLKOKUL HAKKINDA BİLGİ NEDİR, iLKOKUL HAKKINDA BİLGİ ANLAMI, iLKOKUL HAKKINDA BİLGİ HAKKINDA BİLGİ, iLKOKUL HAKKINDA BİLGİ DERS NOTU, iLKOKUL HAKKINDA BİLGİ ÖDEVİ sayfanın konularıdır.

Alm. Volkschule, Grundschule (f), Fr. écde (f) primaire, İng. primary school. İlk öğrenim kurumlarından. İlkokullar yönetmeliğine göre, devlet tarafından veya devlet adına açılan ve yönetilen veya denetlenen resmî ve özel ilkokullar, mecburî öğrenim çağında bulunan kız ve erkek çocukların eğitimi ve öğretimini sağlayan ilk öğrenim kurumlarıdır.

İlkokullara hazırlık olmak üzere başlatılan okul öncesi eğitimin öncülüğünü Osmanlılar yapmıştır. Fâtih Sultan Mehmed Han döneminde dört yaşlarındaki çocuklar “sıbyân mekteplerinde” eğitime tâbi tutulmuşlardır. Bu eğitim, Osmanlı Devletinin sonuna kadar devam etmiş; batıda ise kadınların iş hayatında çalışmaları ile çocukların eğitimine ihtiyaç duyulmuş ve ancak 19. yüzyılın sonlarına doğru yaygın hâle gelmiştir.

İslâmiyetin ilk yıllarında câmilerde halka düzenli olarak verilen eğitim, mahalle mekteplerinin ve medreselerin açılması ile yaygınlaştırılmıştı. Eğitimin temeli kabul edilen ilk öğretime Emevîler, Abbâsîler, Selçuklular, Asya’da kurulan Türk-İslâm devletleri veOsmanlılar, devlet desteği ile gereken önemi vermişler, çeşitli adlarla okullar açmışlardı. 1913 yılında yürürlüğe giren Geçici İlk Öğretim Kânunu ve ona bağlı olarak çıkarılan Anaokulları Tüzüğü ile ilk defa okul öncesi devre ile ilk öğretim yılları ayrılmış ve ilkokula başlama yaşı 7 olarak kabul edilmiştir.

İlkokul, genellikle orta dereceli okul için kabûl edilen organizasyona bağlı olarak ilk beş veya sekiz sınıfını içine alan bir okul şeklinde düşünülür. Bu okula bâzı memleketlerde “sınıf okul” “gramer okul” da denmektedir. Amerika’da“primary school” (ilkokul) terimi kullanıldığı zaman, ilkokulun ilk iki veya üç sınıfı anlatılmak istenir. İngilizler bu sınıflara ilkokulun birinci devresi derler. İlkokullar devletin eğitim ve öğretim sistemlerine göre, uygulanan devre ve okunan sene bakımından farklılık gösterirler. Bizde ilkokullar mecbûrî ve beş senedir.

İlkokullara, mecbûrî öğrenim çağında bulunan çocuklar alınır. Mecbûrî öğrenim çağı, çocuğun altı yaşını bitirdiği yılın eylül ayında başlar, on dört yaşını bitirip on beş yaşına girdiği yılın öğretim yılı sonunda biter.

Mecbûrî öğretim çağını bitirdiği öğretim yılı sonuna kadar ilkokulu bitiremeyen çocukların ilk öğrenimlerini tamamlamak üzere, en çok iki öğretim yılı daha okula devamlarına izin verilir. Bu iki yıllık uzatma sonunda da okulu bitiremeyen çocuklara tasdiknâme verilerek kayıtları silinir.

Yabancı memleketlerdeki okullara devam eden ve Türkiye’ye dönen öğrencilerin öğrenim belgeleri, Bakanlıkça incelenerek girebilecekleri sınıflar tesbit olunur.

Normal olarak hangi yaştaki çocukların hangi sınıflara alınabilecekleri yönetmelik esaslarına göre şöyle tesbit edilmiştir:

Birinci sınıf: 6-9 (Bu yaşları dolduranlar)

İkinci sınıf: 7-10 (Bu yaşları dolduranlar)

Üçüncü sınıf: 9-11 (Bu yaşları dolduranlar)

Dördüncü sınıf: 10-13 (Bu yaşları dolduranlar)

Beşinci sınıf: 11-14 (Bu yaşları dolduranlar)

İlkokullar beş yıllıktır. Öğretim yılı sonunda beşinci sınıf öğrencilerinden başarılı olanlara “ilkokul diploması” verilir. Bugün Türkiye’de ilköğretim dönemi Millî Eğitim Temel Kânunu’nun 1983’te 22. maddesinin yeniden düzenlenmesi ile 6-14 yaşlar arasını içine almıştır. 1983 yılına kadar ilköğretim denilince, 5 yıllık ilkokul eğitim dönemi programları değerlendirilirdi. 222 sayılı İlköğretim ve Eğitim Kânununda değişiklik yapan 12 Ekim 1983 târihli ve 2917 sayılı kânunla ilköğretim okullarını 8 yıllık bir eğitimle (ilk ve ortaokul birleştirilerek) bütün vatandaşlar için mecburî temel eğitim kurumları arasına alındı. Ancak aynı düzenlemeyle getirilen geçici bir madde; “ortaokul plânlı bir şekilde ve yeterli düzeyde yurt genelinde yaygınlaştıktan sonra kânunla belirleninceye kadar ilköğretim yalnızca ilkokul kısmının (5 yıllık) mecburî olduğu hükmünü getirdi. (1993).

Öğrencilerin yıl sonu ve diplomada başarı dereceleri notlarla değerlendirilir.

Pekiyi5

İyi4

Orta3

Geçer2

Başarısız1


şeklindedir.

İlkokullarda birinci derecede sorumlu, okul müdürüdür. Okul müdürü kanun, yönetmelik ve emirlerin sınırları içinde okulun yönetim, eğitim ve öğretim ile ilgili bütün işlerinden; okul binâ ve eşyâsının korunmasından, iyi kullanılmasından, temizlik ve düzeninden yönetmelik esaslarınca sorumludur. Varsa okul müdür yardımcısı, müdürden sonra ikinci derecede sorumludur. Öğretmenler de, okul ile ilgili olarak, eğitim ve öğretim işlerinin iyi ve düzenli bir şekilde yürütülmesi ve öğretmeni bulunduğu sınıf öğrencilerinin her yönden iyi yetişmesi bakımından sorumluluk taşırlar.

İlkokullar; ilçe ilköğretim müdürlüklerine bağlıyken son çıkarılan değişikliğe göre İlçe Millî Eğitim Müdürlüklerine bağlanmıştır. İlköğretim müfettişleri tarafından teftiş edilirler. İdârî denetim bakımından diğer ilgililer tarafından da yeri geldikçe denetlenirler.


İlk Öğretimin Amaçları

Ferdî bakımdan:

1. Türkçeyi doğru olarak konuşmayı, okuma ve yazmayı öğretmek.

2. Sağlığı koruyucu temel bilgilerden olarak, vücudunu, üstünü, başını ve çevresini temiz tutmayı, bunlarla ilgili alışkanlıklar edinmeyi, temiz olmayan yerlerde yaşamaktan rahatsızlık duymayı, temizliğin sağlıklı büyüme ve yaşamanın temel şartı olduğuna inanmayı öğretmek.

3. Öğrenme merak ve hevesini geliştirmek.

4. Sözlük, ansiklopedi, harita, çeşitli târifeler gibi yazılı kaynaklardan faydalanmasını öğretmek.

5. İyi düşünme ve doğru hüküm verme alışkanlığını kazandırmak.

6. Yurt sevgisini, yurdunu tanıma ve tanıtma arzusunu, yurda hizmet duygusunu geliştirmek.

7. Bayrağına saygı duyma, mânevî değerleri sevme, koruma, kollama ülküsünü geliştirmek.

8. Gelmiş geçmiş büyüklerin cesâret, fedakârlık ve kahramanlıklarından örnek alarak yurda hizmet duygusunu geliştirmek.

9. Târihî eserleri sevmek ve korumak fikrini vermek. Millî kültüre sâhib olmasını sağlamak.

10. Görev ve sorumluluklarını dâimâ yerine getirme alışkanlığını kazandırmak.

İnsanlık ilişkileri bakımından:

1. Âilenin Türk toplumunun temeli olduğuna inanıp, âileye değer vermek ülküsünü kazanmak, yaşamak.

2. Âile hayâtının ahlâkî ve mânevî değerlerini korumaya ve yaşatmaya alıştırmak.

Genel nezâket kurallarına uymaya, çevresindeki insanlara saygı anlayış ve güleryüz göstermeye alışmak.

3. Birlikte çalışmaya alıştırmak, birlik-beraberlik duygusu kazandırmak.

Ekonomik hayat bakımından:

1. Yurdun en değerli zenginlik kaynağının bilgili insan gücü olduğunu kabul ettirmek.

2. Toplum hayatı için iş ve meslek sâhibi olmanın önemini kavratmak.

3. Kusursuz ve temiz iş yapmakta sevinç duymak hissini kazandırmak.

4. Bir kazancın bir emek karşılığı olması gerektiğine inandırmak.

5. Parasını en iyi şekilde nasıl kazanıp nasıl harcayacağını öğrenmek, bilmek, bunu hayatta uygular hâle getirtmek.

Toplum hayatı bakımından:

1. Şerefli bir târihe sâhip büyük bir milletin evlâdı olmanın gururunu duymak.

2. Türk Milletinin millî, mânevî, ahlâkî ve insânî değerlerini kavramak ve her hareketinde bu değerlere uymaya çalışmak.

3. Vatanın menfeatlerine aykırı propagandalara karşı çıkmayı öğrenmesini sağlamak.

4. Milletin ilerleme ve yükselmesinde bilim ve tekniğin önemini kavratmak.

5. İlkokul millî bir eğitim kurumu olduğu için, çocuklara millî ve mânevî kültürü aşılamak.

6. Öğrencilere bilimsel metodlara göre çalışma yollarını öğretmek.

İlköğretimin bu amaçlarını kavrayıp hayâtında ve yaşadığı toplumda uygulayan her yurttaş, memleketin ve milletin hayırlı bir evlâdı olmuş olur. Her milletin medeniyet yarışında temel unsuru insandır. İnsanın yetişmesinde ilköğretim temel vazifesi görmesi bakımından çok önemlidir. Bu sebeple ilköğretime gereken değer verilmektedir.

Çocuğun Bakımı ve Eğitimi

Şehirlerdeki ilkokulların %81’inde ikili öğretim, %19’unda normal öğretim yapılmaktadır. Üçlü eğitim ise pek az ilkokulda uygulanmaktadır.

Temel eğitimin başlangıcı olan ilkokullardaki beş senelik dönemde çevre ve hayat şartlarına uygun ve kişilere mahâret kazandıracak bir eğitim verme imkânı bulunmadığından, eğitim, teorik düzende kalmaktadır. Halbuki ilkokulu bitirenlerin %52’si doğrudan doğruya çalışma hayatına katılmaktadır. Temel eğitimden geçen kişilere mahâret kazandıracak bir kademenin bulunmayışı ilkokullardaki sistemin önemli bir eksikliği olarak ortaya çıkmaktadır.

Kaynak Rehber Ansiklopedisi