İSMET İNÖNÜ HAKKINDA BİLGİ


İSMET İNÖNÜ HAKKINDA BİLGİ NEDİR, İSMET İNÖNÜ HAKKINDA BİLGİ ANLAMI, İSMET İNÖNÜ HAKKINDA BİLGİ HAKKINDA BİLGİ, İSMET İNÖNÜ HAKKINDA BİLGİ DERS NOTU, İSMET İNÖNÜ HAKKINDA BİLGİ ÖDEVİ sayfanın konularıdır.

Türkiye Cumhûriyetinin ikinci Cumhurbaşkanı. 1884 İzmir doğumlu olup, 1973’te Ankara’da öldü. Babası Bitlisli Kürümoğulları âilesinden Râşid Bey, annesi Cevriye Hanımdır. İlk ve orta öğretimini Sivas’ta yaptıktan sonra İstanbul Topçu Lisesine gitti. 1903’te Topçu Harbiyesini bitirerek, Erkân-ı Harbiye Mektebine kaydoldu. 1906’da Erkân-ı Harbiye Yüzbaşısı rütbesiyle Edirne’ye tâyin edildi. Burada siyâsî bâzı faaliyetlerinden dolayı Topçu Fırka ve Ordu Kumandanı tarafından ihtar verildi.

1907’de Edirne’deki İkinci Ordu karargâhında vazife yaparken, gizli olarak kurulan ve pâdişah aleyhine faaliyetlerde bulunan İttihat ve Terakki Cemiyetine girdi. 24 Temmuz 1908’de İkinci Meşrûtiyetin îlânından sonra Edirne’deki Süvârî Tümeninde vazifelendirildi. 31 Mart 1909 vak’ası sonrasında Harekât Ordusunda görev yaptı. 1910’da kolağası rütbesiyle Yemen’de vazifelendirildi. Hayatı boyunca devam edecek olan Batı müziği hayranlığı, satranç ve biriç oyunları alışkanlığını burada edindi. Yemen’de binbaşılığa terfi eden İsmet Bey, Balkan Harbi esnâsında (1913) Çatalca’ya tâyin edildi. Çatalca’da Harekât Şubesinde vazifelendirilen Binbaşı İsmet, rahatsızlığını ileri sürerek Avrupa seyahatına çıktı. Viyana, Münih, Berlin, Paris ve İsviçre’ye gitti. 1914’te Birinci Dünyâ Harbi öncesinde Avrupa karışınca, İstanbul’a döndü.

1914 Ağustosundan îtibâren Birinci Orduda vazifelendirildi. 1915’te Diyarbakır’da kurulacak İkinci Ordunun kurmay başkanlığına tâyin edildi. 1915’ten 1918 yılına kadar Doğudaki cephelerde çeşitli kademelerde vazife yaparak muhârebelere katıldı. Mondros Mütârekesinin imzâlanmasıyla, İstanbul’a döndü. 1920 yılında Ankara’ya çağrılıncaya kadar İstanbul’da sık sık değişen vazifelerde çalıştı.

Ankara’da Mustafa Kemâl Paşa ile beraber çalışan İsmet Bey, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılmasıyla kurulan ilk kabinede Erkân-ı Harbiye Umumiye Vekili (Genelkurmay Başkan Yardımcısı) oldu. Garp Cephesi kumandanı Ali Fuâd Paşanın Moskova’ya tâyiniyle cepheye gönderilen Albay İsmet, Nizâmî Ordu kurarken Kuvve-i Seyyâre Kumandanı Çerkez Edhem ile anlaşmazlığa düştü. İstiklâl Harbinin Garp cephesindeki muhârebelerinin kumandanlığını yürüttü. Yunanlılara karşı 6-11 Ocak 1921’de Birinci İnönü; 23 Mart-1 Nisan 1921 târihlerinde de İkinci İnönü Muhârebelerini kazandı. Kurtuluş mücâdelesi sonunda 1922’de Lozan Konferanslarına katılarak, 1923’te TBMM Heyeti Başkanı olarak Lozan Antlaşmasını imzâladı.

Cumhûriyetin îlânından sonra, 9 Eylül 1923’te kurulan Halk Fırkasının, 19 Kasım 1923’te başkanvekilliğine getirilen İsmet Paşa, Yeni Türkiye’nin ilk kabinesini kurmakla vazifelendirilerek, başbakan oldu. Kasım 1924’e kadar devam eden siyâsî hâdiseler üzerine, sıhhî durumunu ileri sürerek başbakanlıktan ayrıldı. Bu ilk başbakanlığı devrinde (1923-1924) Halîfelik kaldırılıp, lâiklik esâsı benimsendi. Ordu politikadan men edildi. İkinci defa 3 Mart 1925’te başlayan başbakanlığı, 1937’ye kadar devam etti. Yeni Türkiye’nin bütün devrimleri bu başbakanlığı devrinde (1925-1937) yapılarak, merkeziyetçi sistemle idâreyi kurup, iktisatta devletçilik esaslarını tatbik ettirdi. Soyadı Kânunu çıkınca “İnönü” soyadını aldı.

1937’de Cumhurbaşkanı Atatürk ile bâzı konularda anlaşmazlığa düşünce, istifası istenen İsmet İnönü, 20 Eylülde başbakanlıktan ayrıldı. Atatürk’ün ölümüyle 11 kasım 1938’de Cumhurbaşkanı seçildi. İsmet İnönü Cumhurbaşkanlığı devrinde (1938-1950) bâzı taraftarlarınca “Millî Şef” lakâbıyla tanıtıldı. 1939’da başlayan İkinciDünyâ Harbi (1939-1945) yıllarında tâkip ettiği harp ekonomisinde, birçok aksaklıklar ortaya çıktı. Enflasyon, gıda maddeleri sıkıntısı, karneli hayat ve fiyatların aşırı yüksekliği harp yıllarının unutulmaz hatırası ve icraatları oldu. Ayrıca bu yıllarda yapılan varlık ve yol vergisi uygulaması, halkı ağır geçim sıkıntıları ile başbaşa bıraktı. Halktan gelen tepkilere daha fazla karşı duramayan İsmet İnönü’nün devrinde 1946 seçimleriyle birlikte çok partili hayâta geçildi.

1950 seçimlerinde Demokrat Parti iktidâra gelince, İsmet İnönü’nün cumhurbaşkanlığı 14 Mayıs 1950’de sona erip, vazifeyi Celâl Bayar’a devretti. 27 Mayıs 1960 ihtilâline kadar, Cumhuriyet Halk Partisi lideri olarak muhâlefette kaldı. 1954 ve 1957 seçimlerinden de mağlubiyetle çıkınca politikasını sertleştirdi ve ülkedeki siyâsî gerilimi hızlandırdı. Aydınların yanısıra talebe ve orduyu da siyâsetin içine çekti. Neticede 27 Mayıs İhtilali meydana geldi. 1961 seçimlerinde en fazla milletvekili çıkaran Cumhuriyet Halk Partisi genel başkanı olarak, Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel tarafından Başbakan tâyin edildi. 1961’den 1965 yılına kadar birbiri ardından üç hükûmet kurup, başbakanlık yaptı. Bu devirde (1961-1965) içte ve dışarıda bâzı mühim olaylar oldu. Kıbrıs hâdiseleri çıktı. Grev ve Lokavt Kânunları yürürlüğe kondu, plânlı ekonomiye geçildi. Ortak Pazara girilmesi ve Sovyetler Birliği ile münâsebetlerin arttırılması gerçekleştirildi. 1965 seçimlerini kaybettikten sonra 1972 yılına kadar muhâlefet lideri olarak kaldı. Bu târihte toplanan CHP kurultayında, yıllardır yaptığı parti genel başkanlığını kaybetti. Daha sonra CHP’den istifâ ederek, TBMM Senatosunda eski cumhurbaşkanlarına ayrılan tabiî senatörlük kadrosuna dâhil oldu. 25 Aralık 1973’te ölen İsmet İnönü Anıtkabir’e gömüldü.

1919’da Mevhibe Hanımla evlenen İnönü, 4 çocuğu oldu. Bunlardan üçü yaşadı. Bunlar Ömer, Erdal ve Özden (Toker)dir.

İsmet İnönü; zekî, hâdiseler karşısında hissiyâtını hemen ortaya dökmeyen, fırsatlardan çok iyi istifâde etmesiyle tanınır. Politika hayâtında seçimlerde kaybetmesinden sonra sabırla siyâsî hayatın, kendi arzu ettiği istikâmete dönmesini beklemesini bilen birisi olması; siyâsî atmosferin gerginleştiği devirlerde ve muhâlefet yıllarında, iktidârı gâyet iyi tâkip ederek, fırsatları değerlendirmesini bilmesi ona âit hususiyetlerdendir. Devamlı devrimciliği destekledi. Bunların yerleşmesi için devlet kademelerinde kadrolaşmaya büyük önem verdi. Bu kadro, kendi düşünce ve fikirlerinin yıllarca tatbikçisi olmuş ve onun çizdiği yoldan sapmadan ilerlemeye çalışmıştır.

Kaynak Rehber Ansiklopedisi