JİBON (HYLOBATES) HAKKINDA BİLGİ


JİBON (Hylobates) HAKKINDA BİLGİ NEDİR, JİBON (Hylobates) HAKKINDA BİLGİ ANLAMI, JİBON (Hylobates) HAKKINDA BİLGİ HAKKINDA BİLGİ, JİBON (Hylobates) HAKKINDA BİLGİ DERS NOTU, JİBON (Hylobates) HAKKINDA BİLGİ ÖDEVİ sayfanın konularıdır.

Alm. Gibbon, Fr. Gibbon, İng. Gibbon. Familyası: Uzun kollu maymungiller (Hylobatidae). Yaşadığı yerler: Sumatra, Burneo, Cava, Çinhindi, Hay-nan gibi bölge ormanları. Özellikleri: Kolları gâyet uzundur. Kuyruk ve ağız keseleri yoktur. Kaba etleri nasırlıdır. Boyları genelde 40-80 cm arasında değişir. Küçük gruplar hâlinde ve çoğunlukla ağaçlarda yaşarlar. Çeşitleri: Küçük jibon, çevik jibon, akelli jibon, gümüş jibon, siyamang iyi bilinen türlerdir.

Asya’nın güneydoğusunda ve yakın adalardaki ormanlarda yaşayan küçük yapılı, oldukça uzun kollu ve kuyruksuz “Hylobates” cinsi maymun türlerinin ortak adı. Kolları, ayağa kalktıkları zaman yere değecek kadar uzundur. Post tüyleri yumuşak ve uzuncadır. Renkleri gri ile siyah arasında değişir. Yerde yürürken uzun kollarını başlarının üzerinde veya arkalarında tutarlar. Yerdeki beceriksiz yürüyüşlerine karşılık ağaçlarda usta canbazları kıskandıracak kadar çeviktirler. Daldan dala sallanırken 9 m’yi aşan sıçramalar yaparlar.

Dişiler erkeklerden biraz küçüktür. Çoğu türlerin boyu 40-80 cm arasında olmakla beraber, boyu 1 metre ve ağırlığı 12 kg gelen siyamang türleri mevcuttur. İrilerin kol açıklığı 150 cm’yi bulur.

Ağaç sürgünleri, meyve, böcek ve kuş yumurtalarıyla geçinirler. Kuş yavrularını ve küçük hayvanları da yedikleri olur. Diğer maymunlardan farklı olarak barınak yapmazlar. Yerden 30 m kadar yükseklikte ve ağaç gövdelerinden uzaktaki dalların üzerinde oturarak uyurlar. Aynı durumda uzun süre kalabilirler. Oturak kaba etlerinde küçük nasırlı bölgeler mevcuttur. Dişleri güçlü olup sesleri uzaklardan rahatça duyulur. 7-8 bireylik gruplar hâlinde gezerler. Bâzan 50-100 bireylik büyük gruplar da meydana getirirler. Dişiler 7 aylık bir gebelikten sonra tek yavru doğururlar. Ana maymunlar yavrularına aşırı derecede düşkündür. Su kenarlarında yavrularının yüzlerini şefkatle yıkarlar. Yavrularının ölümü hâlinde ana jibonlar aşırı üzüntü yüzünden günlerce yeme içmeden kesilirler. Kederinden ölenler olur.

Anasız kalan yavrular, diğer dişi jibonlar tarafından bakılır ve yetiştirilirler.

Kaynak Rehber Ansiklopedisi