Kabızlıkta beslenme


Kabızlıkta lifli besinlerin önemi var mıdır?

Lifli besinler denilince içinde sellüloz, hemi-sellüloz pektin ve lignin ihtiva eden bitkisel besin kaynakları akla gelmektedir. Bu lifler insan vücudunda sindirilemez. Bu nedenle parçalanmadan kalın barsağa kadar ilerler ve yapısı itibarı ile etrafında su tutar. Böylece kalın barsak içinde yumuşak kıvamda bir kitle oluşturur. Böyle bir kitlenin barsak içinde bulunması kalın barsağın daha kuvvetli kasılmasına ve kitlenin daha hızlı itilmesine neden olur.

Et ve süt gibi hayvansal besin maddelerinde lif bulunmaz ve bu ürünlerin hemen tamamı daha ince barsakta iken emilirler ve kalın barsağa ulaşabilecek fazla atık madde ihtiva etmezler. Meyva ve sebzeler lif bakımından zengindir ve fazlaca artık madde oluşmasına neden olurlar ve gaitanın barsaktan geçiş süresini kısaltırlar. Normalde kişinin günlük yiyecekleri 20-30 gram lif içermelidir. Bu miktar bir öğün sebze yemeği, salata ve bir öğün meyvada bulunan miktardır. Orta boy bir elmanın 3 gram lif içerdiği unutulmamalıdır.

Aşırı miktarda lifli besinler ile beslenmenin kalın barsakta uzamaya neden olduğu tahmin edilmektedir. Zira, uzun kalın barsağın neden olarak itham edildiği barsak düğümlenmesine (volvulus) fazla lif ile beslenme alışkanlığı olan ortadoğu ve güney asya toplumlarında daha az lif ile beslenme alışkanlığı olan batı toplumlarına göre daha sık rastlanmaktadır.