Libido kadında ergenlikten 35 yaşına kadar artar, 45 yaşına kadar sabit kalır ve çok ileri yaşlara kadar gücünü korumaya devam eder. Kadın sağlıklı olduğu sürece yine çok ileri yaşlara kadar orgazm olabilme kabiliyetini korur. Hatta menopoza yaklaşmakta olan bir kadında gebelik oluşma ihtimalinin giderek azalmasıyla birlikte azalan gebe kalma korkusu, çocukların büyümesiyle birlikte ev iş yükünün azalması gibi etkenler kadında bu dönemlerde libidonun artmasına bile neden olabilir.
Gebelik döneminde kadında gebeliğin farklı dönemlerinde libidoda önemli değişiklikler ortaya çıkar. Özetle gebeliğin ilk üç ayında gebeliğe henüz uyumun sağlanılmaya çalışıldığı dönemlerde kadınların önemli bir kısmında libidoda ve cinsel ilişki sıklığında azalma gözlenir. İkinci üç aylık dönem genellikle kadının gebeliğe uyum sağlamış olduğu, gebeliğin erken döneminde görülen bulantı, kusma ve halsizlik gibi şikayetlerinin azaldığı ve genel olarak anne adayının kendini en iyi hissettiği bir dönemdir ve libido sıklıkla artmış olarak geri döner. Son üç aylık dönemde ise rahimin büyümesinin yarattığı mekanik etkiye bağlı olarak ortaya çıkan çeşitli rahatsızlıklar, yaklaşan doğumun özellikle ilk defa anne olacak kadında yarattığı endişe ve diğer etkenler libidonun genellikle tekrar azalmasına neden olur.
Kadın menopoza girdiği andan itibaren kanda östrojen hormonunun azalmasıyla birlikte kadın genital organlarında atrofi adı verilen değişiklikler meydana gelir. Vajina dokusu “incelir”, elastikiyetini kaybeder, kadın uyarılsa da genital bölgenin salgılarının artarak ilişkiye hazır hale gelmesi daha uzun sürer. Genital bölgedeki bu değişiklikler ve “kuruluk” kadında ilişki esnasında ağrıya, ilişki sırasında ve sonrasında idrar yaparken yanma gibi şikayetlere neden olabileceğinden bu dönemde kadında libidosunda azalma görülebilir. Bu sorunu yaşayan kadınlarda çeşitli yollardan (tablet, flaster, fitil gibi) uygulanan östrojen tedavisiyle bu sorunların etkili bir şekilde giderilmesi mümkün olabilmektedir.