KELİME HAKKINDA BİLGİ


KELİME HAKKINDA BİLGİ NEDİR, KELİME HAKKINDA BİLGİ ANLAMI, KELİME HAKKINDA BİLGİ HAKKINDA BİLGİ, KELİME HAKKINDA BİLGİ DERS NOTU, KELİME HAKKINDA BİLGİ ÖDEVİ sayfanın konularıdır.

Alm. Wort (n), Vokabel (f), Fr. Mot, vocable (m), parole (f), İng. Word, vocable. Seslerden meydana gelen, cümle içinde mânâsı ve vâzifesi olan en küçük söz parçası. Kelimeler, cümlede ya mânâlı söz parçaları olarak veya bir görevle kullanılırlar. Cümlede bir görevi olup, mânâsı olmayan kelimeler edat ve bağlaçlardır (gibi, kadar, ile vs.); isim, sıfat, zamir, zarf, fiil ve ünlemler ise bir mânâsı olan kelimelerdir.

İlk kelimenin varlığı, ilk insana kadar uzanır. İlk insan, ilk peygamber hazret-i Âdem’in birkaç dil bildiği, kendisine kitap indirildiği ilâhî kitaplarda yazılıdır.

Bir dilin zenginliği kelime sayısının çokluğuna bağlıdır. Günümüzde birkaç yüz kelimelik fakir kabile dillerinin yanısıra kelime sayısı yarım milyona varan zengin diller de bulunur.

Her kelimenin bir mânâsı, bir ses yapısı, bir de şekil yapısı vardır. Kelimelerin ve cümlelerin yapısı, dilbilgisi (gramer) tarafından incelenir. Dilbilgisinin kelimelerin ses yapısını inceleyen bölümüne ses bilgisi (fonetik-tecvid, ilm-i kıraat); şekil yapısını inceleyen bölümüne kelime bilgisi (morfoloji-sarf) denir. Cümlenin ve kelimenin mânâsını inceleyen dilbilgisi dalı ise mânâ bilgisi (semantik) diye adlandırılır. Her kelimenin bir sözlük, bir mecaz, bir de terim mânâsı olabilir. Eş-sesli, eş-mânâlı (müteradif), zıt mânâlı kelimeleri; kelimelerde mânâ genişlemesi ve daralmalarını, mânâ değişmelerini, çok-mânâlı kelimeleri incelemek semantiğin konusudur.

Kelimeler canlı varlıklar gibidir. Zamanla bâzı kelimeler unutulur, terk edilir (Bunlara fosilleşmiş kelime denir.); yeni kelimeler ortaya çıkar. Bir dilde yeni kelime yapmak için bâzı yollara baş vurulur:

Türetme yolu: Kelime kök ve gövdesine yapım ekleri getirilerek yeni kelimeler türetilir: Gör-ücü, bakır-cı (kelime kökünden); gözlük-çü (kelime gövdesinden) gibi.

Birleştirme yolu: İki veya üç kelime birleşip, kaynaşarak yeni bir kelime meydana gelir: Hanımeli, Afyonkarahisar gibi.

Başka bir dilden kelime alma yolu: Vapur, enflasyon gibi.

Türetme ve birleştirme bir dilin bünyesine uygun olduğu için dilin yapısını zorlamaz. Ancak, başka bir dilden kelime alırken dikkatli olmak gerekir. Dilde aşırı bir “özleşme”, “arılaşma” nasıl yıkıcı bir hareketse, başka bir dilden gelişigüzel ve çok miktarda kelime almak da o derece tehlikelidir. Bilhassa kültür yapıları değişik, hattâ zıt milletlerin kelime alışverişleri hoş karşılanmaz. Çünkü, kelime alışverişi, kültür alışverişini, bu ise fikir anarşisini dâvet edebilir.

Her millet kendi dilinin kelimelerinin doğru yazılıp okunmasına ehemmiyet verir. Yeni nesillerin yetiştirilmelerinde dil öğreniminin özel bir ağırlığı vardır. Bu iş için kelimelerin doğru yazılış ve okunuşlarını gösteren imlâ kılavuzları hazırlanır, imlâ kâideleri tesbit edilir.

Kaynak Rehber Ansiklopedisi