KRİMİNOLOJİ HAKKINDA BİLGİ


KRİMİNOLOJİ HAKKINDA BİLGİ NEDİR, KRİMİNOLOJİ HAKKINDA BİLGİ ANLAMI, KRİMİNOLOJİ HAKKINDA BİLGİ HAKKINDA BİLGİ, KRİMİNOLOJİ HAKKINDA BİLGİ DERS NOTU, KRİMİNOLOJİ HAKKINDA BİLGİ ÖDEVİ sayfanın konularıdır.

Alm. Kriminologie, Kriminalistik (f), Fr. Criminologie (f), İng. Criminology. Değişik metodlar ile suçluların kişiliğini, suç olayını inceleyen bir bilim dalı. Kriminolojinin konusu insan eylemlerini, davranışlarını, hareketlerini, suç olayını, suçu meydana getiren sosyal değişmeleri, suçun sebep ve faktörlerini incelemektir. Bu ilmin kurucusu İtalyan Enrico Ferri’dir.

Krimonoloji, suçu incelerken bunları meydana getirebilecek çeşitli sebepleri ve faktörleri de inceler. Olayı suç ve sebeb arasında bir bağlantı kurarak istatistiklerle açıklamaya çalışır. Ancak gerek istatistik yapılan yerin iyi seçilememesi, gerek rakamların yanlış verilmesi veya istatistikle ilgili elemanların çeşitli tesirler altında kalmaları yüzünden hemen hemen hiçbir zaman gerçek, bütünüyle yansıtılamamaktadır.

Son derece yeni bir bilim dalı olduğundan bünyesindeki teoriler de hızla değişmektedir. Bu teoriler arasındaki en ilgi çekici olan Kretschmer’in suçluların beden yapısı tipleri ile alâkalı olan teorisidir. Bu araştırmacı insanı, atletik, piknik (kısa-geniş) ve astenik (ince-narin) diye üçe ayırarak bunlara has suçların olduğunu iddia etmiştir. Buna göre atletik tipler cebir ve şiddet suçlarını, astenik tipler ufak hırsızlık ve hilekârlık, piknik tipler ise genel olarak hileli suçlara meyyaldir, diye bir tez ortaya atmıştır. Fakat neticede ilim dünyasındaki geniş tenkitler karşısında bu tez de gerilemiş ve tarihteki yerini almıştır.

Amerika’nın Joliet Cezaevindeki mahkûmlar üzerinde yapılan araştırmalar, Kretschmer’in büyük çapta yanıldığını ispatlamıştır.

Kriminolojinin ceza hukukunun gelişmesine büyük katkısı olmuştur. On sekizinci yüzyıldan îtibâren suçu ferdî yönden önleme düşüncesi, suçu toplu olarak önleme düşüncesinin yerini almağa başladı. Böylece cezalarda hafifletme yoluna gidildi. Kriminoloji sâyesinde cezânın maksadı, artık sâdece cezalandırma olmaktan çıkarak, suçluyu ıslah etmeye yöneldi.

Bu ilim dalı açısından çeşitli tiyatro eserleri de yazıldı. İhsen’in Hortlaklar’ı, Shakespeare’in Macbeth, Hamlet, Otello adlı eserleri ile, Dostiyevski’nin Suç ve Ceza’sı bunların belli başlılarıdır.

Kaynak Rehber Ansiklopedisi