KÜLTEPE HAKKINDA BİLGİ


KÜLTEPE HAKKINDA BİLGİ NEDİR, KÜLTEPE HAKKINDA BİLGİ ANLAMI, KÜLTEPE HAKKINDA BİLGİ HAKKINDA BİLGİ, KÜLTEPE HAKKINDA BİLGİ DERS NOTU, KÜLTEPE HAKKINDA BİLGİ ÖDEVİ sayfanın konularıdır.

Kayseri’nin 21 km kuzeydoğusunda bulunan, Karaev olarak da bilinen Karahöyük köyünün yakınındaki eski bir yerleşim yeri. Kültepe, yerlilerin oturduğu ve Kaniş olarak bilinen höyükten, diğeri aşağı şehir veya Asurlu tüccarların yerleştiği Karum alanından meydana gelmiştir. Höyüğün çapı 500 m, ova seviyesinden yüksekliği 20 metredir. Tepeyi dört yanından aşağı şehir, Karum çevirmiştir.Karum üç yönünde düz ova şeklinde görülmekle berâber doğu yönü ova seviyesinden 1.5, 2.5 metrelik bir yüksekliğe sâhiptir. Çapı 2 kilometreyi bulan Karum ve Kaniş kuvvetli birer sur ile çevrilidir.

On dokuzuncu yüzyılın sonlarından îtibâren başlatılan ve hâlen devam ettirilen kazılar neticesinde bölgede eski dünyânın önemli ticâret merkezlerinden Kaniş Karum diye bilinen şehir ortaya çıkarıldı. Günümüzden yaklaşık dört bin yıl önce Kuzey Mezopotamyalı Asurlu tüccarların, Anadolu’da kurdukları, aşağı yukarı yüz elli sene süren ticârî münâsebetler döneminde, Anadolu’da yaşayan insanlar Mezopotamya’nın uygarlığına açılmış, onlardan yazıyı öğrenmiş, kültür seviyelerini yükseltmişlerdir. Ortaya çıkanlar eski Asur dilinde yazılmış çivi yazılı tabletler Anadolu ile Asurlular arasındaki ticârî faaliyetler hakkında bilgi vermektedir. Anadolu’nun en eski, yazılı belgeleri olan ve Kültepe’de ortaya çıkarılan tabletler, Kaniş, Karum’un Anadolu’daki bu ticâret sisteminin başşehri olduğunu ve aynı zamanda Kaniş Krallığının da merkezi olduğunu ortaya koymaktadır.

Kaniş-Karum birbirinden taş döşeli sokaklarla ayrılan büyük mahalleleri, tam planlarıyla ortaya çıkarılmıştır. Yapılan çalışmalar neticesinde eski dünyânın ayrı dilleri konuşan iki ülkesinin temsilcilerinin bu şehirlerde yanyana yaşadıkları, onların tam planlarıyla korunmuş evleri, arşivleri, atölyeleri, depoları, dükkanları ortaya çıkarıldı. Geniş teşkilâtlı evlerin çoğunda ofis, oturma odaları, arşiv ve depolar birbirinden ayrılmıştır.Her iki şehir de yangınla tahrip edilmiş, bu felâketten sonra insanlar ancak canlarını kurtarabilmişler, yangına dayanıklı bütün eşyâları zamanımıza terk etmişlerdir.

Hitit ve Roma dönemlerinde de önemli bir merkez olma özelliğini koruyan Kaniş-Karum civârında yapılan kazılarda çok sayıda çanak çömlek kalıntıları, taşınabilir banyo küvetleri, taş sanduka mezarlarda değerli taş ve metallerden yapılmış takılar, mızrak ucu, balta gibi tunç silâhlar, terâzi ağırlıkları da ele geçirilmiştir. Taş kalıplara dökülerek yapılmış kurşun tanrı figürleri ve üç boyutlu oturan kadın figürleri, kabartma figürlerle bezeli ortostat parçaları da bulunmuştur.Helenistik dönemden önemli bir buluntu çıkmayan Kültepe’de,Roma dönemine âit çanak çömleğin yanı sıra ithal kaplar ele geçmiştir.

Kültepe’de ilk bilimsel ve sistemli kazı 1948’de birTürk ekibi tarafından Türk Târih Kurumu adına başlatıldı. Kazılar bugün de sürdürülmektedir.

Kaynak Rehber Ansiklopedisi