MARÛNÎLER HAKKINDA BİLGİ


MARÛNÎLER HAKKINDA BİLGİ NEDİR, MARÛNÎLER HAKKINDA BİLGİ ANLAMI, MARÛNÎLER HAKKINDA BİLGİ HAKKINDA BİLGİ, MARÛNÎLER HAKKINDA BİLGİ DERS NOTU, MARÛNÎLER HAKKINDA BİLGİ ÖDEVİ sayfanın konularıdır.

Lübnan ve Sûriye’de yaşayan, Katolik kilisesinin Doğu âyin usûlüne bağlı Hıristiyanlardan bir grup. Roma papazlarından Jan Maron veya Sûriyeli Keşiş Aziz Marun’a nisbetle Marûnîler diye anılan bu topluluğun târihi M.S 4. yüzyılın sonlarıyla 5. yüzyılın başlarına kadar gitmektedir. Beşinci yüzyılda Sûriye’nin Orontes kıyısındaki Apamedia bölgesinde Aziz Marun’un kurduğu kiliseye bağlı olanMarûnîler diğer Hıristiyanlarla bir arada yaşıyorlardı.

Monofizitlerin bölünmesi üzerine diğer katoliklerden ayrılarak milliyet esâsına göre kendi aralarında gruplaştılar. Aziz Marûn’un âyin usûlünü yaydılar. Sonra’dan Asi Nehri kıyılarında manastırlara yerleştiler. Bu manastırların sayıları gittikçe arttı. Apamedia’da bulunan Aziz Marûn Manastırı bunların en önemlisi kabul edildi. Aziz Marûn Manastırının başrâhibi bütün Sûriye’de nüfuz sâhibi oldu. Bu manastırdaki keşişler Kadıköy (Khalkendon) Konsilince belirlenen prensiplere bağlılıkları sebebiyle sayıca çok olan Yakubîlerin ağır saldırılarına uğradılar. Kadıköy Konsilince belirlenen prensiplere bağlı kalan, fakat Bizans usûllerini benimsemeyi reddeden Hıristiyanlar Aziz Marûn Manastırı başrâhibini rûhânî reisleri olarak görmeye başladılar. Sekizinci yüzyılın ilk yarısında bağımsız bir patriklik kurdular. Müslüman Araplar Sûriye’yi fethedince, zengin Sûriye ovalarından ayrılarak Lübnan taraflarına yerleştiler. Haçlı seferleri sırasında, Haçlıları sevinçle karşıladılar. Bu sırada Lübnan Dağlarında, Kıbrıs’ta ve Antakya bölgelerinde toplandılar.

Patrikleri Roma kilisesiyle yeniden ilişki kurdu. Marunîlerin Haçlılarla temasları sonunda âyinleri büyük ölçüde Lâtin etkisinde kaldı. Marûnîlerin bir kısmı geri çekilen Frankların peşinden giderek Kıbrıs’a ve Rodos’a yerleştiler. Roma Kilisesiyle birleştiklerini îlân ettiler. Fakat Roma Kilisesi onların patriklik ünvânını kabul etmedi. Arzu edilen bu birleşme 16. yüzyılda Cizvit John Eliano tarafından sağlanabildi. Papa Onüçüncü Gregorius 1584’te Roma’da Marûnî İlâhiyat okulunu kurdu. Bu okul 20. yüzyıla kadar Cizvit idâresi altında gelişerek bilim adamları ve dînî liderler için bir eğitim merkezi oldu. Bu okul Milletlerarası Gazir Papaz okulu kuruluncaya kadar (1845) Marûnî râhiplerini yetiştirdi. 1875’te Beyrut Saint-Joseph Üniversitesi haline dönüştü.

Abbâsîlerden sonra Memlûk ve Osmanlı hâkimiyetinde yaşamış olan Marûnîler dinlerini ve geleneklerini korudular. Önce komşuları olan ve heretik (sapık) saydıkları Hıristiyan gruplarla, sonra da Müslümanlarla çatışmalara girdiler. Sünnî Müslümanlara karşı Dürzîlerle işbirliği yaptılar. Dürzîlerle birleşerek Osmanlı Devletine karşı ayaklandılar. Daha sonra Dürzîlerle Marûnîler arasında da çatışmalar oldu. Bu çatışmalar 1860’ta büyük bir Marûnî kıyımıyla neticelendi.

Bundan sonra Marûnîler yerli olmayan bir idârecinin önderliğinde Osmanlı Devleti içinde kısmî özerklik kazandılar. 1920’de yaşadıkları toprakların Osmanlı hâkimiyetinden çıkması üzerine, Fransızların koruması altında kendilerini idâre ettiler. 1943’te bağımsız Lübnan Devleti kurulunca ülkedeki iki önemli dînî cemaatten birini teşkil ettiler. Günümüzde, Hıristiyan, Sünnî Müslüman ve Dürzi partilerinden meydana gelen koalisyonla idâre dilen Lübnan’da Cumhurbaşkanı Marûnîlerden seçilir.

Baalbek, Beyrut, Sayda, Sur, Halep, Şam, Cebeyl, Batrûn, Kıbrıs ve Sarba piskoposlukları, Antakya patriği ünvânını taşıyan patriklerinin idâresi altında bulunmaktadır. Marûnî kilisesinin papadan sonraki rûhânî lideri, Beyrut yakınlarında B. Kirki’de oturan Antiokheia (Antakya) ve bütün Doğunun patriğidir. Marûnî kilisesine günümüze kadar korumuş olduğu düzeni sağlayan “Lübnan Dağı Sinodu” denen sinod meclisidir.

Marûnîlerin anadili Arapça olmakla birlikte, kilisede batı Süryânî âyin usûlü uygulanır. Son zamanlarda Arapçada kilise dili olarak kullanılmaya başlanmıştır. Roma kilisesiyle her zaman yakın ilişkileri bulunmasına rağmen II. Vatikan Konsilinden sonra hür olarak kendi âyin usûllerini uygulama hakkını elde ettiler. Beyrut’taki Saint Joseph Üniversitesinin idâresi Fransız cizvitlerinin elindedir.

Bugün ekseriyeti Lübnan’da ve Sûriye’de yaşayan Marûnîlerin bir kısmı Güney Avrupa, Kuzey ve Güney Amerika’da yaşamaktadır. Lübnan dışındaki gruplar da kendi âyin usûllerini korumakla birlikte Katolik psikoposların idâresindedirler. Marûnîlerin sayısı 1 milyon civârındadır.

Kaynak Rehber Ansiklopedisi