Piaget’nin Genetik Epistemoloji Kuramı ödevi ders notları konu anlatımı


Jean Piaget’e (1896-1980) göre, ‘genetik’ kavramı biyolojik kalıtımdan
çok ‘gelişimsel büyüme’ ile eş anmalıdır ve ‘epistemoloji’ kavramı ise bilgi

edinimi teorisidir. Böylece, ‘genetik epistemoloji’, çocukların bilgi edinimleri
ile ilgili doğuştan gelen gelişim aşamalarının çalışması anlamanı gelir (Bigge
& Shermis, 1999, s. 18; Herganhahn & Olson, 1997, s.282).
Piaget, ‘Genetik epistemoloji’ yi aşağıdaki kavramlar doğrultusunda
açıklamaktadır:

Zeka: Piaget, çoktan seçmeli bir testte verilen cevapların doğruluğu ile
zekanın belirlenmesine karşıdır. Piaget’e göre zeki bir davranış organizmanın
optimal düzeyde hayatını sürdürebilmesi için koşullara uyum sağlamasıdır.
Diğer bir deyişle, zeka organizmanın ortam ile etkili bir şeklide ilişki içine
girmesini sağlar. Organizma ve ortam sürekli değişeceği için ikisi arasındaki
“zeka” da değişmelidir (Herganhahn & Olson, 1997, s.281).
Zihinsel gelişim birbiri ile ilişkili dört faktörden etkilenir:
1. Olgunlaşma: Fiziksel olgunlaşma, özellikle merkezi sinir sisteminin
olgunlaşması.

2. Tecrübe: Yakalama, hareket etme, somut objeler hakkında düşünme ve
onlarla ilgili süreçler doğrultusunda düşünme.
3. Sosyal etkileşim: Oynama, konuşma ve diğer insanlarla, özellikle
çocuklarla iş yapma.
4. Dengeleme: Olgunlaşma, tecrübe ve sosyalleşme süreçlerini bir araya
getirerek zihinsel yapıyı inşa ve yeniden inşa etme (Charles, 1992/2000,
s.1).

Şema:Açık veya gizli davranışların birbirine geçtiği genel bir potansiyel
sınıftır. Şema ayrıca organizmanın bilişsel yapısında bir eleman olarak da
düşünülebilir (Herganhahn & Olson, 1997, s.296).
Şema organizmanın fiziksel ortama nasıl cevap vereceğini belirler.
Çocuk büyüdükçe ortamdaki değişimler onu etkiler ve şema çocuğun da
değişmesini sağlar (Herganhahn & Olson, 1997, s.282).
Kısacası şema, dünyayı algılamada kullanılan bilgi, prosedür ve
ilişkilerdir. Şema bilişsel gelişim açısından çok önemlidir. Çünkü, bilişsel
gelişim tamamen mevcut şemalara bağımlıdır. Hiçbir bilgi kendi başına
mevcut şemalardan bağımsız olarak hafızada ayrı bir yere yerleştirilemez
(Selçuk, 1996, s.66,67).

Özümseme ve Uzlaştırma:Organizmanın bilişsel yapısında bir çok şema
bulunmaktadır. Birinin bilişsel yapısına göre ortama verdiği cevaplar
‘özümseme’ dir. Bilişsel yapı ile fiziksel ortamın bir çeşit birbirine
uydurulmasıdır. Uzlaştırma ile, yeni oluşan şemaların eklenmesi ile bilişsel
yapının modifiye edilmesidir. Öğrenmede, ‘özümseme’ önceki deneyimler,
‘uzlaştırma’ ise bilişsel yapılar anlamındadır (Herganhahn & Olson, 1997,
s.281).

Özümseme ile yeni bilgiler ortamdan alınarak depolanır ve değiştirilir.
Uzlaştırma ile yeni bilgiler eski bilgilerin tekrar yapılandırılması ile ortaya
çıkarılır (Bigge & Shermis, 1999, s. 18).

Dengeleme:Dengeleme, yüksek düzeyde adaptasyonu sağlamak için kişinin
deneyimlerini organize etmesidir. Özümseme ve uzlaştırma mekanizmaları
dengeleme ile çalışır ve zihinsel gelişimi sağlar (Herganhahn & Olson, 1997,
s.284):

(Interiorization): Bilişsel yapı daha anlaşılır olduğunda ortama uyum
sağlamada daha fazla zihinsel işlemler üzerine eğilimin artmasıdır.
Interiorization açık şekilde değil zihinsel olarak uyumu göstermektedir.

Gelişim Dönemleri:Gelişim dönemleri, 2-7 yaş (2-4 ve 4-7), 7-11 veya 12
yaş, 11 veya 12 – 14 veya 15 yaş olarak (Herganhahn & Olson, 1997, s.286),
0-2 yaş, 2- 7 veya 8 yaş, 7 veya 8 – 12 yaş ve 12- 15 yaş (Bigge & Shermis,
1999, s. 18), 0-2 yaş, 2-6 yaş, 6-12 yaş ve 12-21 yaş (Selçuk, 1996, s.25)
olarak çeşitli kaynaklarda farklı şekillerde ayrılmaktadır. Aşağıda bu
kaynaklardan elde edilen bir sınıflama verilmektedir.

Fiziksel Ortam
Bilişsel Yapılar
Algılama
Özümseme Uzlaştırma
Öğrenme

Dönem Yaş
Duyu-Hareket 0-2
Ön Kavramsal 2-4
Sezgisel Düşünme 4-7
Somut İşlemler 7-11
Soyut İşlemler 11-15

Duyu-Hareket Dönemi: Bebekler bilgiyi çevreyle olan fiziksel yaşantılar
yoluyla kazanırlar. Duygusal izlenimler ve motor etkinlikler ön plandadır;
gerçek bir “düşünce” henüz yoktur. Şema oluşturmada kullanılan refleksler
bilisel gelişimin başlangıç unsurlarıdır. Bu dönemdeki bebeklerde nesnelerin
devamlılığı yoktur ve taklit yeteneği gelişmeye başlar. Bu dönemin sonunda
bebek, motor ve duygusal etkinliklerinin koordinasyonunu geliştirir, karmaşık
olmayan zihinsel işlemlere ve konuşma ve sembolik düşünce başlar (Selçuk,
1996, s.70,71).
Ön Kavramsal (Preconceptual) Dönem: 2-4 yaşlarındaki çocuk, gözünün
önünde bulunmayan ya da hiç mevcut olmayan nesne, olay, kişi, varlığı temsil
eden semboller geliştirir (Selçuk, 1996, s.72). Belirli sınıflamaları
benzerliklerine göre yapmaya başlarlar.

Sezgisel Düşünme: Çocuklar mantık kurallarına uygun şekilde düşünmek
yerine, olayları sezgilerine dayanarak açıklar ve neden gösterirler. Onlar
aşağıdaki konularda çok zayıftırlar:

Olayların sırasını açıklama
İlişkileri-özellikle sebep sonuç ilişkisini açıklama
Sayıları ve ilişkilerini anlama
Başka konuşmacıları doğru olarak algılama
Kuralları hatırlama ve anlama

Somut İşlemler: Çocuklar sayı kavramlarını, ilişkileri, süreçleri ve benzerlerini
geliştirir. Zihinsel olarak problemleri düşünme yeteneğini geliştirir, ama soyut
değil her zaman somut objeler ifadesinde düşünürler. Onlar büyük ölçüde
kuralları anlama yeteneğini geliştirirler.

Soyut İşlemler: Öğrenciler soyutlamaları kullanmayı düşünmeye başlarlar. Her
konuda kuramlar formüle ederler, gerçek olanlardan başka olasılıklarla
ilgilenirler. Onlar yetişkinin düşünme düzeyine ulaşmaktadır (Charles,
1992/2000, s.2,3).