RUKAYYE (RADIYALLAHÜ ANHÂ) HAKKINDA BİLGİ


RUKAYYE (radıyallahü anhâ) HAKKINDA BİLGİ NEDİR, RUKAYYE (radıyallahü anhâ) HAKKINDA BİLGİ ANLAMI, RUKAYYE (radıyallahü anhâ) HAKKINDA BİLGİ HAKKINDA BİLGİ, RUKAYYE (radıyallahü anhâ) HAKKINDA BİLGİ DERS NOTU, RUKAYYE (radıyallahü anhâ) HAKKINDA BİLGİ ÖDEVİ sayfanın konularıdır.

Resûlullah sallallahü aleyhi ve sellem efendimizin kızı. Peygamber efendimiz otuz üç yaşındayken, hazret-i Zeyneb’den sonra ikinci kızı olarak hazret-i Hadîce vâlidemizden dünyâya gelmiştir. Çok güzel idi. Vahy ile hazret-i Osman’a nikâh edildi. Onunla birlikte iki kere Habeşistan’a hicret ettiler. Yirmi iki yaşındayken Bedr Gazâsında hasta oldu. Hazret-iOsman’a, Bedr’e gelmeyip zevcesine hizmet etmesi emrolundu. Bedr Zaferinin müjdesi Medîne’ye geldiği gün vefât etti ve orada defnolundu.

Resûlullah efendimize, peygamberliği bildirilmeden önce hazret-i Rukayye, Ebû Leheb’in oğlu Utbe’ye, Ümmü Gülsüm de Uteybe’ye nikâh edilmiş, fakat evlilik gerçekleşmemişti. Fahr-i âlem efendimize, peygamberliği bildirilip, insanlar, İslâm’a dâvet edilmeye başlanınca, Ebû Leheb ve oğulları düşman kesildiler. Cehennemlik oldukları Tebbet sûresinde bildirilen Ebû Leheb ve karısı ile Kureyş’in ileri gelen müşrikleri, Utbe ve Uteybe’ye; “O’nun kızlarını alıp yükünü hafiflettiniz. Kızlarını boşayın ki, zahmete düşsün! Size Kureyş’ten istediğiniz kızı alalım!” diye teklif ettiler. Onlar da; “Peki, boşadık!” dediler. Uteybe denilen alçak, daha da ileri giderek, Peygamber efendimizin huzûr-i şerîfine gelip; “Ey Muhammed! Ben, seni ve dînini tanımıyorum. Kızını da boşadım. Artık ne sen beni, ne de ben seni seveyim! Ne sen bana, ne de ben sana geleyim!..” diye hakâret etti. Sonra sevgili Peygamberimize saldırıp, mübârek yakasına yapıştı. Gömleğini yırttı. Bunun üzerine Resûlullah efendimiz; “Yâ Rabbî! Buna canavarlarından birini musallat et!” buyurdular. Çok kısa bir zaman sonra Uteybe bedbahtını arslan parçaladı.

Bu hâdiseden sonra, Peygamber efendimize vahy gelerek, hazret-i Rukayye’nin hazret-iOsman ile nikâhlanması emredildi ve evlendiler.

Nübüvvetin beşinci senesinde, Müslümanlara, müşriklerin işkenceleri pek şiddetlenmişti. Peygamber efendimiz, Eshâbının dayanılmaz işkencelere uğramasına, ayaklarından iplerle develere bağlanıp, aksi istikâmetlere doğru çekilerek parçalatılmasına çok üzülüyordu. Bu işkenceler her geçen gün daha da şiddetleniyor, merhâmet dolu kalbi, bunlara tahammül edemiyordu. Peygamber efendimizin emriyle Habeşistan’a hicret eden yirmiye yakın sahâbiyle birlikte hazret-i Osman ve hanımı Rukayye de hicret ettiler.

Peygamber efendimiz; “Şüphesiz ki, Osman, Lût peygamberden sonra zevcesiyle birlikte hicret eden ilk kimsedir.” buyurdu.

Hazret-i Rukayye’nin burada Abdullah isminde bir oğlu oldu. Bu sebeple hazret-i Osman’a Ebû Abdullah künyesini verdiler. Hazret-i Abdullah altı yaşındayken vefât etti.

Peygamber efendimizin Medîne-i münevvereye hicretinin ikinci yılında, hazret-i Osman ve hanımı Medîne’ye geldiler.

Hazret-i Rukayye, Medîne’de hastalandı. O sırada Bedr Gazâsı için hazırlık yapılmış, hazret-i Osman’ın hanımıyla meşgûl olması emredilmişti. Peygamber efendimiz ve şanlı Eshâbı müşriklerle çarpışmak üzere Bedr’e gittiler. Onlardan zafer müjdesi geldiği gün, hazret-i Rukayye Hakk’ın rahmetine kavuştu.

Kaynak Rehber Ansiklopedisi