SAFRA HAKKINDA BİLGİ


SAFRA HAKKINDA BİLGİ NEDİR, SAFRA HAKKINDA BİLGİ ANLAMI, SAFRA HAKKINDA BİLGİ HAKKINDA BİLGİ, SAFRA HAKKINDA BİLGİ DERS NOTU, SAFRA HAKKINDA BİLGİ ÖDEVİ sayfanın konularıdır.

Alm. Galle (f), Fr. Bile (f), İng. Bile, gall. Karaciğer hücreleri tarafından yapılan ve salgılanan, akıcı, acı, sarı renkte, hafifçe alkalen (bazik) bir sıvı. Safra, onikiparmak barsağına dökülen sindirim sıvılarından biridir.

Safra sıvısı, her kilogram vücut ağırlığına on altı mililitre (cm3) düşer. Safra sıvısının % 97 kadarı sudur. Geriye kalanını ise, direkt bilirübin, biliverdin, safra tuzları, safra asitleri, lipitler (fosfolipit, kolosteral, trigliserit), elektrolitler, bâzı enzimler ve karaciğerin zehirini giderdiği bâzı maddeler teşkil eder.

Safra sıvısı; A safrası, B safrası ve C safrası olmak üzere üçe ayrılır. A safrası, Tubaj sırasında sonda, onikiparmak barsağına varınca gelen ilk safradır. Altın sarısı renkli, berrak ve aşikâr olkalen reaksiyonlu olan bu safra, ana safra kanalı (koledok) içinde birikmiş olan safradır. 4-5 cm3 kadardır. B safrası, safra kesesi içinde biriken daha lüzüci (suyu az) koyu renkte olup 30-40 cm3 kadardır. C safrası, Tubaj sırasında en son gelen ve A safrasından daha açık renkli olan safra olup, karaciğer içi küçük safra yollarından gelen en son, tâze îmâl edilmiş safradır. Dakikada 2 cm3 olarak akmaya devam eder.

Safranın, sindirimdeki rolü büyüktür. Besinlerle alınan yağlar, ince barsağa geldiklerinde küçük yağ damlacıkları hâlindedirler. Yağ sindiriminde rol oynayan lipaz enzimi, bu durumdaki yağları etkileyemez. Safra sıvısı içinde bulunan safra tuzları, yağ damlacıkları üzerine yapışmakta, bunları ince parçacıklar hâline (emülsiyon) getirmekte ve böylece yağların sindirilip, emilmesini sağlamaktadır. Bu emilim esnâsında yağda eriyen A, D, E ve K vitaminleri de emilmektedir. Safra tuzlarının % 90 kadarı, barsaklardan geçerken, incebarsağın alt yarısında emilmekte ve karaciğere getirilerek, tekrar sindirmde kullanılmaktadır.

Safra yolları: Karaciğer hücrelerinde imâl edilen safra, küçük kanalcıklara dökülür. Bu kanalcıklar birleşerek daha büyük toplayıcı kanalları meydana getirirler. Toplayıcı kanallar birleşerek, karaciğerin sağ ve solunda yer alan safra yollarını; bu iki kanal da birleşerek ana safra yolunu meydana getirir. Bu ana safra yolu ile, safra kesesinin kanalı birleşerek, koledok kanalını meydana getirirler. Karaciğerden gelen safranın büyük kısmı safra kesesine gelerek bâzı değişikliklere uğrar, kesâfeti (yoğunluğu) artar. Daha sonra sindirim ânında safra kesesi kasılarak, içindeki safrayı koledok kanalı vâsıtasıyla incebarsağa akıtır. Koledok kanalı 7-8 cm uzunluğunda, 2-3 mm genişliğinde olup, bâzan pankreas kanalıyla birleşerek, bâzan da doğrudan onikiparmak barsağına açılır. Bu kanalda ve safra kesesi kanalında husûle gelen tıkanıklıklar ve safra yapımındaki bâzı aksaklıklar, çeşitli sindirim şikâyetlerine (ağrı, gaz, hazımsızlık, şişkinlik, bulantı, kusma, ateş, sarılık vb.) yol açar.

Kaynak Rehber Ansiklopedisi