SARAYLAR HAKKINDA BİLGİ


SARAYLAR HAKKINDA BİLGİ NEDİR, SARAYLAR HAKKINDA BİLGİ ANLAMI, SARAYLAR HAKKINDA BİLGİ HAKKINDA BİLGİ, SARAYLAR HAKKINDA BİLGİ DERS NOTU, SARAYLAR HAKKINDA BİLGİ ÖDEVİ sayfanın konularıdır.

Alm. Pâlaste, Schlöşser (f.pl.), Fr. Serails, Palais (pl.), İng. Palaces. Pâdişâh, kral, bey, gibi devlet adamları ve zenginlerin oturduğu büyük binâlar. Kasır, köşk, konak için de kullanılır. Amme hizmetlerinin görüldüğü büyük binâlara da saray denir. Çok çeşitli bölümleri, hizmetçileri vardır. Haremlik, selâmlık ve mabeyn bütün sarayların esas bölümleridir. Osmanlı saraylarında muazzam bir teşkilât ve teşrifât (protokol) vardı. Osmanlı sarayı; Birûn, Enderun veHarem olmak üzere üç bölümden meydana geliyordu. Her bölümde bir veya daha fazla binâ olabilirdi.

Bîrûn: Sarayın dışı olup, avlu veya surun içindedir. Birûnun teşkilâtı çok çeşitli olup, her bölümün memurları da ayrı ayrı gruplara girerdi. Başlıcaları, İlmiye, Birûn Ağaları ve Hâcegân (mülkiye) olmak üzere üç gruptur.

İlmiyeye Pâdişâh Hocaları, Hekimbaşı, Cerrahbaşı, Kehhalbaşı (göz doktoru), Müneccimbaşı, Hünkâr İmamları dâhildi. Burada, Bîrûn Ağaları, Yeniçeri Ağası, Mîr-i alem, Kapucubaşılar, Mîr-i âhûr, Çavuşbaşı, Çakırcıbaşı, Çaşnigirbaşı, Kapıkulu Süvârileri,Bölük Ağaları, Özengi ve Rikap Ağaları vazîfeliydi.Her bölümün ayrı ayrı vazîfeleri olup, yine kendi aralarında bölümlere ayrılarak teşkilâtlanmışlardı.

Hâcegân, mülkiye kısmı olup, Şehremini, Matbah-ı Âmire, Darphane Emini, Arpa Emini vazîfe yapardı. Sarayın hizmetinde ayrıca Mîr-i alem, Kapıcılar Kethüdâsı, Çavuşbaşı, Çaşnigirbaşı, Müteferrika ve Bostancılar vazîfe yapıp, bunlar dahi kendi aralarında bölümlere ayrılırdı.

Enderun: Sarayın içi demek olup, pâdişâhın oturduğu bölümdü. Burada zekâ ve kabiliyetçe seçilmiş memurlar vazife görürdü. Osmanlı Sarayında, Enderun özel üniversite mâhiyetindeydi. Enderun’a özel testlerle seçilmiş ülkenin en zeki ve kâbiliyetli gençleri “içoğlanları” adıyla alınırdı. İçoğlanları seçimden sonra saray hizmetine alınıp, devletin çeşitli makamlarında vazîfe verilmek üzere, aday olarak yetiştirilirdi. İçoğlanları devşirme veya pençik esâsına göre toplanıp, her bölümde özel eğitim görmek sûretiyle şu sırayı tâkip ederlerdi: 1) Büyük ve küçük ortalar, 2) Doğancı Koğuşu, 3) Seferli odası, 4) Kiler odası, 5) Hazine odası, 6) Has Oda. Bundan sonra Enderun kısmında büyük rütbelere terfi ederlerdi. Bunlar: 1) Silâhtar Ağa, 2) Çuhadar, 3) Rikapdar Ağa, 4) KapıAğası, 5) Ak Ağalar. Buradan da terfi edip veya mükâfatlandırılarak Enderun dışındaki bir vazîfeye tâyin edilirlerdi.

Harem: Âile mensuplarına, pâdişâhın eşine, çocuklarına ve onların hizmetçilerine âit bölümdür. Osmanlı Sarayının harem kısmına şehzâdeler, hadımağalar hâriç hiçbir erkek bulunamaz ve giremezdi. Harem-i hümâyunu, resmiyetteki adı Darü’s-Saâdeti’ş-Şerîfe Ağası olan Kızlarağası ve Başhazinedar usta idâre ederdi.

Kızlarağası güzel ahlâklı, dindâr kimselerden seçilirdi. Fakat, Harem-i hümâyunun başı Vâlide Sultan, yoksa Başkadın Efendiydi. Haremde rütbesi vezire eşit Kadın Başhazinedar ve diğer hazinedarlar vazîfe yapardı.

Hazinedarlar, saray an’anesini çok iyi bilip, tatbik ederlerdi.Harem’de Osmanlı an’anesini aksaksız tatbik ettirirlerdi. Pâdişâh adına konuştukları kabul edildiğinden, her söz ve ikâzına itirazsız uyulurdu. Haremde Câmeşûrîler, yâni Çamaşırcılar, İbrikdarlar, Çeşniyarlar, Kahveciler, Kutucular, Kilârcılar, Şerbetçiler ve bunların yardımcıları vazife yapardı. Harem’de muazzam bir teşrifât (protokol) ve nâdide mefruşât (mobilya) vardı.

Osmanlılarda saray, çoğu birer sanat âbidesi olan birçok binâlardan meydana gelen kompleks eserlerdir. Osmanlı Sultanları Topkapı Sarayı, EdirneSarayı, Dolmabahçe, Çırağan Sarayı, Yıldız Sarayı, Beylerbeyi Sarayı, Aynalıkavak Sarayı, Beykoz-Kasrı,Küçüksu Kasrında oturduklarından bu saraylar muhteşem sanat eserlerinin kompleksidir. Bunlardan başka meşhur Osmanlı Sarayları şunlardır:

Bursa Sarayı, Manisa Sarayı, Davutpaşa Sarayı, İskender Çelebi Bağçe-i Hümâyûnu, Fındıklı’da Ümn-âbâd, Defterburnu’nda Neşât-âbâd, Çırağan’da Gülşen-âbâd, Kanlıca’da Mihr-âbâd, Çengelköyü ile Beylerbeyi arasında Ferahâbâd, Istovoz’da Şevk-âbâd, Semsipaşa sâhilinde Şeref-âbâd, Kâğıthâne’de Sâdâbâd, İmrahor Kasrı, Şehenşâh Kasrı, Üsküdar Sarayı, Tarabya’da Kalender Kasrı, Boğaziçi’nde İncirliköy Kasrı, Beykoz’daTokat Kasrı, Bâyezîd’de Saray-ı Atik-i Âmire, yâni EskiSaray, Çengelköy Kasrı, Zincirliköy Kasrı, Maslak Kasrı, Beykoz Kasrı, Feriye Sarayı, Fındıklı Sarayı, Ortaköy’de Mediha Sultan Sarayı, Beşiktaş’ta Ihlamur Kasrı, Sirkeci’de Yenicâmi Kasrı, Anadoluhisarı’nda Göksu Kasrı.

Türk ve İslâm âleminde meşhur saraylar:

Suriye’de Emevîlerden kalan Maşatta Sarayı, Endülüs/İspanya Kurtuba’da Medinetü’z-Zehrâ, Gırnata’da Elhamra, Abbâsîler’in Okhaider Sarayı, Samerra’da Cevsakul Hâkânî, Balkuva Sarayı, Selçukluların Merv, Rey, İsfahan, Hemedan, Bağdat, Nişapur, Konya, Kayseri, Sivas, Antalya, Kubâd-âbâd ve Alâiye’de yaptırdıkları muhteşem saraylarıdır.

Avrupa’da en meşhur saray, Fransa’da Versailles (Versay) Sarayıdır.

Kaynak Rehber Ansiklopedisi