SEVDE BİNTİ ZEM’A HAKKINDA BİLGİ


SEVDE BİNTİ ZEM’A HAKKINDA BİLGİ NEDİR, SEVDE BİNTİ ZEM’A HAKKINDA BİLGİ ANLAMI, SEVDE BİNTİ ZEM’A HAKKINDA BİLGİ HAKKINDA BİLGİ, SEVDE BİNTİ ZEM’A HAKKINDA BİLGİ DERS NOTU, SEVDE BİNTİ ZEM’A HAKKINDA BİLGİ ÖDEVİ sayfanın konularıdır.

Resûlullah sallallahü aleyhi ve sellem efendimizin muhterem hanımlarından. Nesebi; Sevde binti Zem’a bin Kays bin Abdişems’tir. Annesi, Şemnûn binti Kays ibni Zeyd ibni Amr ibni Âmiriye’dir. Doğum târihi belli değildir. Vefâtı hazret-i Ömer’in halîfeliğinin son yıllarına rastlamaktadır.

Sevde radıyallahü anhâ, ilk defâ amcasının oğlu Sekrân ibni Âmir ile evlenmişti. İslâmiyetin geldiği ilk yıllarda, kocası Sekran ibni Amr ile îmân ederek Müslüman oldular. Bu sırada Mekkeli müşriklerin Müslümanlara yaptıkları dayanılmaz ezâ ve cefâlar, akıllara durgunluk verecek derecedeydi. Bunun üzerine sevgili Peygamberimiz Müslümanların Habeşistan’a hicretine izin verdiler. Hazret-i Sevde, kocası Sekrân radıyallahü anh ile İkinci Habeşistan Hicretine katıldı. Kocası Sekrân bin Âmir Habeşistan’da vefat etti.

Hazret-i Sevde, bu sırada 50 yaşlarındaydı. Bunun îmânındaki sadâkatı, bütün zorluklara rağmen İslâm dîninden dönmemesi, bu yolda başını ortaya koyması, sevgili Peygamberimiz üzerinde çok derin bir tesir bırakmıştı. Hazret-i Sevde kocasının vefâtına çok üzüldü, sanki kolu kanadı kırılmış gibiydi. Hiçbir sahâbenin üzülmesine ve kalbinin kırılmasına dayanamayan sevgili Peygamberimiz, yaşlı ve dul olan Sevde’ye bir müddet sonra evlilik teklif etti. O da bunu sevinerek kabul etti. Böylece üzüntüsü ve kederi gitmiş, yaratılmışların en şereflisine eş olma saâdetine ermişti.

Sevde radıyallahü anhâ vâlidemiz, îmân edip Müslüman olduğu zaman, babası Zem’a ile kardeşi Abdullah henüz İslâm dînini kabûl etmemişlerdi. Onun İslâmiyetten aldığı güzel ahlâk, edeb ve terbiyesi; çevresi üzerinde büyük tesir yapmıştı. Onlara İslâmiyetin üstünlük ve büyüklüğünü hareket ve sözleriyle anlatırdı. Hazret-i Sevde vâlidemizin sevgili Peygamberimizle evlenmesini duyan kardeşi Abdullah çok üzüldü. Saçını başını yoldu. Eline yüzüne üzüntüsünden toprak serpti. Müslüman olduktan sonra bu yaptıklarına pişmanlığını:

“Kardeşim Sevde’nin Resûlullah’a nikâhlandığını duyunca, saçımı yolduğum, başım ve yüzüme topraklar serptiğim zamanki kadar gülünç ve aşağı duruma düştüğümü hiç hatırlamıyorum.” şeklinde anlatmıştır.

Sevde radıyallahü anhâ vâlidemizin îman bütünlüğü, çevresinde bulunan kardeşleri ve yeğenlerine çok tesir etmişti. Onların İslâmiyeti kabul etmelerine sebep olmuştu.

Sevde vâlidemiz, Peygamber efendimize karşı çok itâatkârdı. O’na karşı edeb ve terbiyesinde hiç kusur etmez, emirlerini titizlikle yerine getirirdi. Her yerde berâber olmayı ve O’na hizmetle şereflenmeyi canla başla isterdi. Çok latîfeciydi. Birçok kere Peygamberimizi latîfeleriyle sevindirmiş ve duâsını almıştır.

Hazret-i Sevde vâlidemiz, Peygamberimizle birlikte diğer hanımları gibi sırası geldiğinde savaşlara iştirâk ederdi. Uhud Savaşına katılarak, orada birçok Müslümanın yarasını sarmış, onlara su taşıyarak çok büyük hizmet etmişti. Peygamberimizle Vedâ Haccında bulunmuş, vefâtından sonra bir daha hac ve umreye gitmemiştir. Hazret-i Ömer’in halifeliğinin son yıllarında vefât etti.

Sevde radıyallahü anhâ vâlidemiz, alçak gönüllülüğü, cömertliği, bol sadaka dağıtmasıyla tanınırdı. Kendisine gelen bütün hediyeleri fakirlere verir, onların sevinmesinden çok zevk duyardı.

Peygamber efendimizden bizzat işiterek rivâyet ettiği hadîs-i şerîfler dört-beş tâneyi geçmemektedir.

Kaynak Rehber Ansiklopedisi