SİVAS HAKKINDA BİLGİ


SİVAS HAKKINDA BİLGİ NEDİR, SİVAS HAKKINDA BİLGİ ANLAMI, SİVAS HAKKINDA BİLGİ HAKKINDA BİLGİ, SİVAS HAKKINDA BİLGİ DERS NOTU, SİVAS HAKKINDA BİLGİ ÖDEVİ sayfanın konularıdır.

İlin Kimliği

Yüzölçümü: 28.488 km2

Nüfûsu: 767.481

İlçeleri: Merkez, Akıncılar, Altınyayla, Divriği, Doğanşar, Gemerek, Gölova, Görün, Hafik, İmranlı, Kangal, Koyulhisar, Suşehri, Şarkışla, Ulaş, Yıldızeli, Zara.

Türk İstiklâl Savaşının temellerinin atıldığı, Selçuklu devrinin dev eserleriyle süslü, yüzölçümü bakımından Konya’dan sonra ikinci sırada yer alan bir ilimiz. Sivas ili topraklarının büyük kısmı İç Anadolu’nun yukarı Kızılırmak bölümünde diğer kısımları ise Karadeniz ve Doğu Anadolu bölgesinde olup, 35° 50’ ve 38° 14’ doğu boylamları ile 38° 32’ ve 40° 16’ kuzey enlemleri arasında yer alır. KuzeydenGiresun, Ordu ve Tokat; doğudan Erzincan; güneyden Malatya, Maraş, Kayseri; batıdan Yozgat illeriyle çevrilidir. Trafik numarası 58’dir.

İsminin Menşei

Rivâyete göre Sivas kurulmadan önce ulu ağaçlar altında kaynayan üç pınar varmış. Bu pınar Allahü teâlâya şükür, ana ve babaya minnet ve küçüklere şefkat duygularını ifâde edermiş. Bu üç pınara “Sipas Suyu” denirmiş. Zamanla mukaddes sayılan bu üç pınarın etrâfında küçük bir yerleşim merkezi kurulmuş ve “Sipas” ismi verilmiştir. Diğer bir rivâyete göre ise Sivas ismi eski kavimlerden“Sibasipler”den gelmektedir. Başka bir rivâyete göre “Ogüst şehri” mânâsına gelen “Sebast” kelimesinden gelmektedir. Sivas ilk çağlarda Talavra, Megalapolis, Karana ve Diyapolis isimleriyle anılmıştır.

Sivas ismi için en kuvvetli rivâyet, Selçuklu Oğuz Türklerinin lehçesinde “üç değirmen” mânâsına gelen “Sebast” kelimesinden gelmiş olmasıdır. Sebast ismi zamanla halk dilinde Sivas olarak yerleşmiştir.

Târihi

Sivas’ın bilinen târihi Hititlere dayanır. Sivas ilinin topraklarının bulunduğu yerler, Anadolu’da ilk siyâsî birliği kuran Hitit İmparatorluğunun sınırları içinde kaldı. Hititler iç savaş ve iktidar kavgalarıyla yıkılınca, bu bölge Bâbil, Asurlular, Sami kavimleri ve kısa bir müddet Sakaların eline geçti. Hititlerden sonra Frigyalılar ve Lidyalılar Sivas’a hâkim oldular. Lidya komutanlarından Giges’in Ege, Mezopotamya ve İran arasındaki ticâret için yaptırdığı “Kral Yolu” Sivas’tan geçiyordu. Medler ve bilâhare Persler bu bölgeyi ele geçirdiler.

Makedonya Kralı İskender, Pers İmparatorluğunu yenerek ortadan kaldırınca, İran ve Anadolu, Makedonya Krallığı topraklarına katıldı. İskender’in ölümünden sonra bu bölge, merkezi Kayseri’de bulunan Kapadokya Krallığının eline geçti. Kuzeyde İran asıllı olup, Yunanlaşmış Pontus Krallığı ile yine İran asıllı olup Hıristiyanlaşmış Ermeni derebeylikleri bu bölgeyi ele geçirmek için zaman zaman saldırılarda bulundular.

M.Ö. 1. asırda Roma İmparatorluğu, Kapadokya ve Pontus Krallığını ve diğer küçük derebeyliklerini alarak Anadolu’yu Roma topraklarına kattı. Romalı kumandanlardan Pompe, Kapadokya’ya yerleşti ve Sivas’ın bulunduğu yere “Diyapolis” ismi verildi. M.S. 395 senesinde Roma İmparatorluğu ikiye bölününce; Anadolu gibi bu bölge de, Doğu Roma’nın (Bizans) payına düştü. Bu bölge zaman zaman Bizanslılarla Partlar ve onların yerine geçen Sâsânîler arasında savaşlara sebep oldu. 1071 Malazgirt Zaferinden sonra Anadolu Fâtihi ve Anadolu’da ilk Türk Devletinin kurucusu Kutalmışoğlu Süleyman Şahın kumandasındaki Türk Ordusu, Sivas’ı aldı. Bu şehri ve bölgeyi Artuk Bey ve Süleyman Şahın kumandanlarından dayısı Danişmend Gâzi fethetti.

Danişmendoğulları, Türkiye Selçukluları Devletine tâbi olarak 1095-1174 yılları arasında bâzan Kayseri bâzan da Sivas’ı başşehir yaparak saltanat sürdüler.

Selçuklu Sultanıİkinci Kılıçarslan, Danişmendoğullarına Batı Anadolu’da “Uç Beyi” olarak toprak verip onların beyliğine son verdi. Bundan sonra Sivas, Selçuklu Devletinin Konya ve Kayseri’den sonra üçüncü şehri ve eyâlet merkezi durumuna geldi. Sivas, Selçukluların bir ilim, sağlık ve sanat merkezi oldu. Selçuklulara tâbi ve merkezi Erzincan’da bulunan Mengücekoğullarının bir kolu, 1142-1252 arasında bugün Sivas’a bağlı olan Divriği’ye hâkim oldular.

On üçüncü asrın ikinci yarısında kurulan İlhanlılar, 1308-1335’e kadar Anadolu’ya hâkim oldular.

İlhanlıların merkezi Sivas’ta olmak üzere bir umûmî vâlisi bulunurdu. İlhanlı Hakanlığının temsilcisi ve Uygur Türklerinden Alâeddîn Eretna Bey, 1335’te Bağımsızlığını îlân etti. Eretna Beyliği, 1335-1380 yılları arasında başşehir olarak bâzan Sivas ve bâzan da Kayseri’yi kullandılar. 1380’de kısa bir müddet sonra Selçuklu Sultanıİkinci Mes’ud’un torunu Melik Rükneddîn Kılıç Arslan tahta geçtiyse de, Sultan ünvanı ile Kâdı Burhâneddîn, Eretna toprakları üzerinde, 1390’a kadar devam eden bir devlet kurdu. 1398’de Kâdı Burhâneddîn öldürülünce, Sivas toprakları Osmanlı Devleti hâkimiyetine girdi.

1400’de Timur, Sivas’ı ele geçirdi. Bilâhare Çelebi Mehmed, şehri 1403’te geri aldı. Divriği Memlûklerde, Koyulhisar Akkoyunlularda kaldı. Sivas’ın tamâmıFâtih Sultan Mehmed Han ve torunu Yavuz Sultan Selim Han tarafından Osmanlı Devletine katıldı. Evliya Çelebi, tahıl ambarı olan Sivas için şehirlerin anası dendiğini kaydeder.

Osmanlı devrinde Sivas eyâlet merkezi oldu. Tanzimat’tan sonra da bu eyâlet merkezliği devam etti. Sivas, 1400’de Timur Hanın buraları almasından sonra istilâ görmemiş bir şehirdir.

İstiklâl Harbinde, Erzurum Kongresinden sonra Türkiye çapında Sivas Kongresi 4-11 Eylül 1919’da bu şehirde Mekteb-i Sultânî’de toplanarak Atatürk’ün önderliğinde Millî Mücâdelenin esasları tespit edildi. Sivas, Türk İstiklâl Savaşının ve Türkiye Cumhûriyetinin temellerinin atıldığı yakın târihimizde de mühim roller oynamış bir târih şehrimizdir. Cumhûriyetin îlânından sonra eyâlet merkezi teşkilâtı kalkınca Sivas il (vilâyet) olmuştur.

Fizikî Yapı

Sivas toprakları çok engebelidir. İlin % 94’ü dağlardan, platolardan ve yaylalardan meydana gelir. Ovaları ancak % 6’dır.

Dağları: Sivas ilinin en önemli dağları kuzeyinde yer alır. İlin kuzey sınırı ile Kızılırmak arasında kalır. Başlıcaları: Yıldız Dağı (2537 m), Köse Dağları (3050 m), Kızıldağ (3015 m), Tekeli Dağ (2621 m), Asmalı Dağ (2406 m), Tecer Dağları (2079 m), Yama Çalgal Dağları (2631 m), Hezanlı Dağı (2283 m), Gövdeli Dağı (2719 m),Gürlevik Dağı (2688 m), Bey Dağı (2802 m), Dumanlı Dağı(2374 m), Çengelli Dağ (2596 m), Oyuklu Dağ (2139 m), Karababa Dağı (2235 m) ve Çamlıbel Dağlarıdır. Sivas’ta platolar en önemli yeryüzü şeklini meydana getirir. Orta Anadolu platolarının en önemlilerinden olan Uzunyayla Platosu ilde çok geniş alan kaplar. Uzunyayla-Gemerek-Şarkışla sınırından başlar, Kangal ilçesinin büyük bir bölümünü içine aldıktan sonra Gürün yöresinde Malatya sınırına kadar uzanır. Uzunyayla Platosu 1500-2100 m yükseklik kuşağında yer alır.

Merakum Platosu, ilin kuzey yarısında yer alır. Büyük kesimi 1500 metrenin üzerinde kalan plato genelde çıplaktır. Zengin otlak alanlarına sâhiptir. Bu platolar dışında büyüklü küçüklü çok sayıda platolar da vardır.

Ovaları: Sivas ilinde ovalar oldukça azdır. Ovalar daha çok vâdilerin genişlemesinden meydana gelmiş olup, büyük kısmı Kızılırmak Vâdisindedir. Gemerek-Şarkışla Ovası: Kızılırmak’la birleşen Acısu ve Kasımbeyli Deresi vâdileridir. Sulama imkânı azdır. Kuru tarım yapılır. Yıldızeli Ovası: Yıldızeli Çayı Vâdisinin genişlemesinden meydana gelir. Tahıl ekilir. Suşehri Ovası: Kelkit Vâdisinin genişlemesinden meydana gelir. Çeşitli ürün yetişir.

Akarsuları: Sivas ilinin en önemli akarsuyu Kızılırmak’tır. Sivas ilinin doğusunda Kızıldağ’dan çıkar ve birçok kol alır. Kızılırmak’a katılan başlıca akarsular; Tecer Irmağı, Tavra Suyu, Göksu, Kalın Deresi, Mısmıl Irmağı, Koçdere ve Haramidere’dir. Akarsu Deveboynu yöresinde il topraklarının dışına çıkar. Kızılırmak’ın 250 km’lik bölümü Sivas toprakları içinde kalır.

Kelkit Çayı: Gümüşhane topraklarından doğan Kelkit Çayı, Suşehri yakınlarında Sivas’a girer. Batı istikâmetinde akarak Koyulhisar-Reşadiye sınırında Tokat il topraklarına geçer. En mühim kolu Tozanlı Çayıdır. Tohma Çayı: Fırat’ın bir koludur. Çaltı Çayı: Sivas topraklarında çıkar. Erzincan’a girip, daha sonra Keban Barajına dökülür. Uzunluğu 180 km olup, 130 km’si Sivas toprakları içinde kalır.

Gölleri: Sivas il dâhilinde büyük göller yoktur. Fakat çok sayıda küçük göl vardır. Hafik Gölleri ve Büyük Hafik Gölü(1 km2), balığı bol ve mesire yeridir. Lota Gölleri: Hafik’in 3 km doğusundadır. Çok sayıda gölden ibârettir. Balığı çoktur. Tödürge Gölü: Sivas ilinin en büyük gölüdür. Yüzölçümü 5 km2 derinliği 20 m olup, gölde iki adacık ve bol miktarda kuş vardır. Gökpınar Gölü: Gürün ilçesine 10 km uzaklıktadır. Suyu çok temiz ve durudur. Tabiî güzelliği ve alabalığıyla meşhurdur. Derinliği 15 m olup, mesire yeridir.

İklim ve Bitki Örtüsü

İklimi: İç Anadolu’nun kara iklimi hüküm sürer. Yazlar sıcak ve kurak, kışlar soğuk ve yağışlı geçer. Senelik yağış ortalaması 411 mm’dir. +30°C’nin üzerinde gün sayısı 30 günden az ve 0°C’nin altında gün sayısı 120’dir. 30 gün kar yağar, 70 gün toprak karla örtülüdür. Sıcaklık -30,4°C ile +38°C arasında seyreder.

Bitki Örtüsü: Sivas’ın yayla ve platoları ilkbahar ve sonbaharda yemyeşil yazın ise bozkır görünümündedir. İl topraklarının % 11’i ormanlık ve fundalık, % 43’ü çayır ve mer’a, % 42’si ekili ve dikili alanlardır.

Ekonomi

Sivas ilinin ekonomisi büyük ölçüde tarıma dayanır. Faal nüfûsun % 70’i tarım sektöründe çalışır. Tarım ise tarla tarımı şeklindedir. Tarımdan sonra hayvancılık ikinci bir gelir kaynağıdır. Son senelerde sanâyi sektörü de hızla gelişmektedir. Mâdenler bakımından da zengin olan Sivas, kara ve demiryolları kavşağıdır.

Tarım: Yüzölçümü bakımından Türkiye’nin ikinci büyük ili olan Sivas topraklarının % 97’si ekilebilir olmasına rağmen tarım yeterince gelişmemiştir. Bitki üretimine ayrılan alanlar bir milyon hektara yakındır. Bunun beşte birine yakınında sulu tarım, 10 bin hektara yakın kısmında ise bağcılık yapılmaktadır.

Tarım ürünlerinde tahıl, baklagiller ve sanâyi ürünleri başta yer alır. Tahıl ise en önde gelir. Tarım ürün miktarı mevsim şartlarına göre her sene değişmektedir. Başlıca tarım ürünleri buğday, çavdar, fasülye, mercimek, fiğ, şekerpancarı ve patatestir. Sebezcilik ve meyvecilik pek gelişmemiştir.

Hayvancılık: İl topraklarının çok geniş bir kısmını kaplayan plato ve yaylalar hayvancılığa çok elverişlidir. Çayır ve mer’alar çoktur. Sivas’a hayvancılık bakımından Türkiye’nin Texas’ı denir. Hayvancılığın tarımsal üretim içerisindeki yerinin büyük olmasına karşılık, istenilen düzeyde gelir getirmemektedir. İlde en çok koyun, sığır, kılkeçisi, kümes hayvanları beslenir. İldeki ırmaklar ve Gökpınar Gölünde kurulan alabalık tesislerinde balık üretimiyle Kangal köpekleri ülke sınırını aşan bir üne sâhiptir. Arıcılık gelişmiş olup Sivas balı meşhurdur.

Ormancılık: Sivas ilinin orman varlığı yüzölçümüne göre çok az sayılır. İl topraklarının % 11’i ormanlarla kaplı olup, 200 bin hektarı orman ve 100 bin hektarı fundalıktır. Orman içinde 220, orman kenarında 147 köy vardır. Senede 50 bin m3 sanâyi odunu ve 30 bin ster yakacak odunu elde edilir. Ormanlarda daha çok karaçam, kızılçam, ardıç gibi iğne yapraklı ağaçlara ve daha aşağılarda meşe ormanlarına rastlanır. Suşehri ve Koyulhisar ilçelerindeki ormanlar ise tamâmen yaprak dökmeyen ağaçlardan ibârettir. Sivas’ta ağaçlandırma hızla yapılmasına rağmen hem yetersiz hem de bakımsızdır.

Mâdencilik: Sivas il toprakları mâden bakımından zengindir. İl dâhilinde demir, kömür, kurşun, krom, bakır, tuz, gümüş, asbest, manganez, nikel, amyant, balit ve mermer çıkarılır. Divriği’de senede 1500 tona yakın demir elde edilir. Ayrıca Celalli civârında petrol, Abdülvehhab Gâzi Türbesi civârında zengin alçıtaşı yataklarına rastlanılmışsa da işletilmemektedir.

Sanâyi: Kara ve demiryollarının kavşak noktası olan ve mâden bakımından zengin olan Sivas, sanâyi bakımından gelişmemiştir. Fakat son senelerde hızlı bir sanâyileşme vardır. Küçük sanâyi yaygın olup, metal eşyâ ve makina îmâli, dokuma ve gıdâ kolları gelişmiştir. Başlıca büyük sanâyi kuruluşları şunlardır: TÜDEMSAŞ (Türkiye Demiryolu Makinaları Sanâyii A.Ş.), Sivas Çimento Sanâyii A.Ş., Beton Travers Fabrikası, Sivas Demir Çelik Fabrikası, Et ve Balık Kombinası Müdürlüğü, Süt Endüstrisi Kurumu, Askerî Dikimevi, SİDAŞ (Sivas Dokuma Sanâyi A.Ş.), kiremit ve tuğla fabrikaları, yem ve un fabrikaları, amyant üreten Asbest Fabrikası, Ceylân Çivi Fabrikası, Döksat Döküm Fabrikası (Su borusu ve yapı malzemesi), Eksantrik Sanâyi ve Ticâret A.Ş. (Otomativ yedek parçaları), Mobilya Fabrikası, Pamuk İpliği Fabrikası ve halı dokuma atelyeleri.

Ulaşım: Ülkenin dört yanını birbirine bağlayan kara ve demiryolları ağı Sivas’tan geçer. Ankara, Sivas, Erzincan, Erzurum devlet yolu ile Doğu ile Batı Anadolu birbirine bağlanır. Bu yol Yıldızeli’nde ikiye ayrılır ve bir hat Tokat, Amasya, Samsun’a ulaşır. Böylece Kuzey Anadolu’ya bağlanır. Ulaş ve Kayadibi’nde ayrılan yol Kayseri, Niğde, Mersin’e giderekGüney Anadolu’ya bağlanır. Sivas’ın Merkez İlçe, Zara, Yıldızeli, Hafik, İmranlı, Gemerek, Gürün, Kangal ve Şarkışla ilçeleri devlet yolları üzerinde bulunur. İl dâhilinde 979 km devlet yolu, 761 km il yolu vardır. Bâzı köylerin henüz yolları yoktur.

Sivas, demiryolu ağının önemli bir kavşak noktasındadır. Demiryolu ile ülkenin dört yanına bağlanır. Edirne, İstanbul, Ankara istikâmetinden; İzmir, Afyon istikâmetinden ve Mersin, Niğde istikâmetinden gelen demiryolu Kayseri’de birleşip tek hat hâlinde Sivas’a ulaşır. Sivas’ta demiryolu hattı tekrar kollara ayrılarak Artova, Turhal, Amasya, Samsun hattını meydana getirir. Çetinkaya istasyonundan da iki hat ayrılır. Bir hat Erzincan, Erzurum, Kars’a; diğer hat ise Malatya, Diyarbakır, Siirt, Malatya, Elazığ ve Muş’a ulaşır. Merkez ilçe, Gemerek, Şarkışla, Yıldızeli ve Divriği ilçeleri demiryolu güzergâhı üzerindedir. Sivas’ta havaalanı da vardır. İstanbul ve Ankara ile karşılıklı uçak seferleri yapılmaktadır.

Nüfus ve Sosyal Hayat

Nüfus: 1990 sayımına göre toplam nüfûsu 767.481 olup, 381.947’si ilçe merkezinde 385.534’ü köylerde yaşamaktadır. Yüzölçümü 28.488 km2, nüfus yoğunluğu ise 27’dir.

Örf ve âdetleri: Çok eski bir yerleşim merkezi olan Sivas’ta birçok millet ve medeniyet gelip geçmiştir. On birinci asır başından îtibâren Selçuklularla Türk-İslâm Kültürü hâkim olmuştur. Sivas zengin ve çok renkli folklora, güçlü bir halk şiiri geleneğine sâhiptir. Sivas ilindeki târihi eserlerin çoğunluğu Selçuklulardan kalmadır. Selçuklu Devletinin kültür, sanat ve sağlık merkezi olan Sivas, Selçuklu mîmârîsi ve taş işçiliğini aksettiren eserlerle doludur.

Halk oyunları: Halk oyunları ve müziği Orta Anadolu’nun iç bölgelerinin özelliğini taşır. Halk oyunları bakımından çok zengindir. Halaylar, semahlar, zahmalar, âşıklar müziği, destanlar, türküler ve ağıtlar diyarıdır. Başlıca oyunları Tamzara, Sivas Halayı, Madımak, Abdurrahman Halayı, Kızık, Karkın, Sarı Zeybek, Temirağa, Sarıkız, Karahisar, Üçayak ve Hoşbileziktir.

Halk edebiyâtı: Sivas ili halk edebiyatı bakımından en zengin illerimizden biridir. Pekçok halk ozanı yetişmiştir.

El sanatları: El sanatları çok ileridir. Halı, kilim, dokumacılık, çeşitli motiflerde çorap örücülüğü, çubuk ve sigara ağızlığı, bakır işleme, bıçak ve çakı yapımı meşhurdur.

Mahallî kıyâfetleri: Kadınlarda bindallı, üç etek, şalvar ve önlük yaygındır. Erkeklerde başa poşu veya hindi; üste dıştan kolsuz yelek, şayaktan yapılan zırga denilen pantolon giyilir. Ayakta tokalı çarık, kulaklı yemeni ve sivri burunlu iskarpin bulunur.

Mahallî yemekleri: Madımak yemeği, pancar çorbası, Sivas kebabı, peskütan çorbası, Zara baklavası.

Eğitim: Okur-yazar nispeti ülke ortalamasının gerisinde olup, % 70 civârındadır. İlde 26 anaokulu, 1116 ilkokul, 64 ilköğretim okulu, 4 yatılı ilköğretim bölge okulu, 30 bağımsız ortaokul, 2 özel eğitim okulu, 29 lise, 8 Endüstri Meslek Lisesi, 5 Teknik Kız Meslek Lisesi, 3 Ticâret Meslek Lisesi, 9 İmam Hatip Lisesi, 2 Anadolu Öğretmen Lisesi, 2 Anadolu Lisesi, 2 Anadolu Ticâret Meslek Lisesi, 1 Anadolu Teknik Lise, 1 Fen Lisesi, 3 Pratik Kız Sanat Okulu, 1 Anadolu Basın Yayın Meslek Lisesi vardır. Sivas, Üniversiteye sâhip bir ilimizdir. Cumhûriyet Üniversitesine bağlı Tıp, Fen, Edebiyat ve Mühendislik Fakülteleri, Hemşirelik Yüksek Okulu, Meslek Yüksek Okulu, Sosyal Bilimler, Fen Bilimleri ve Sağlık Bilimleri Enstitüleri vardır. Sivas ilinde 7 çocuk ve 11 halk kütüphânesi bulunur.

İlçeleri

Sivas’ın biri merkez olmak üzere on yedi ilçesi vardır.

Merkez: 1990 sayımına göre toplam nüfûsu 270.329 olup, 221.512’si ilçe merkezinde, 48.817’si köylerde yaşamaktadır. Merkez bucağına bağlı 70, Bedirli bucağına bağlı 13, Karaçayır bucağına bağlı 14, Karayün bucağına bağlı 19, Kayadibi bucağına bağlı 22 köyü vardır. İlçe toprakları genelde dağlıktır. Güneybatısında İncebel Dağları, güneydoğusunda Tecer Dağları, kuzeyinde Meraküm Yaylası yer alır. Başlıca akarsuları Tecer Suyu ve Kızılırmak’tır.

Ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır. Tarım üretimi genelde halkın kendi tüketimini karşılamaktadır. Yaylacılık metoduyla küçükbaş hayvan beslenir. Et kombinası, süt ürünleri, yem, dokuma, çimento, döküm, yedek parça, metal eşyâ, çivi, tuğla-kiremit fabrikaları ve TCDD’ye bağlı Türkiye Demiryolu Makina Sanâyi A.Ş. başlıca sanâyi kuruluşlarıdır.

İlçe merkezi Kızılırmak Vâdisinin kuzey kesiminde kurulmuştur. Ortasından Tavra Suyu, doğusundan Mismil Çayı geçerek 4 km yakınındaki Kızılırmak’a karışır. Denizden yüksekliği 1285 metredir. Ankara-Erzurum demir ve karayolu ilçeden geçer. İlçe belediyesi 1868’de kurulmuştur.

Akıncılar: 1990 sayımına göre toplam nüfûsu 11.085 olup, 5320’si ilçe merkezinde, 5765’i köylerde yaşamaktadır. Merkez bucağına bağlı 33 köyü vardır. Yüzölçümü 415 km2 olup, nüfus yoğunluğu 27’dir. İlçe toprakları orta yükseklikte engebeli arâziden meydana gelmiştir. Denizden yüksekliği 975 metredir. Kelkit Çayı Vâdisinde küçük düzlükler vardır. Vâdi ılıman iklimiyle başlıca tarım alanıdır.

Ekonomisi tarıma dayalıdır. Başlıca tarım ürünleri, şekerpancarı, buğday, patates, arpa ve elmadır. Meyve ve sebzecilik yaygın olarak yapılır. Düz kesimlerde büyükbaş, dağlık bölgelerde ise küçükbaş hayvan besiciliği yapılır. İlçe merkezi Kelkit Irmağının bir kolu kıyısında kurulmuştur. Ordu ve Amasya’yı Erzincan’a bağlayan karayolu ilçe merkezinin yakınından geçer. Suşehri’ne bağlı bir bucakken 9 Mayıs 1990’da 3644 sayılı kânunla ilçe oldu. Eski ismi Yukarıezbider’dir. İl merkezine 172 km uzaklıktadır.

Altınyayla: 1990 sayımına göre toplam nüfûsu 15.739 olup, 3017’si ilçe merkezinde, 12.722’si köylerde yaşamaktadır. Merkez bucağına bağlı 20 köyü vardır. Yüzölçümü 814 km2 olup, nüfus yoğunluğu 19’dur.

İlçe Karatonus Dağlarının eteğinde Karatonus Ovasının üzerinde kurulmuştur. En önemli dağı ilçenin güneyindeki Karatonus Dağlarıdır. Karatonus Dağlarının eteklerinden başlayan ova, Kormaç Dağlarının kuzeyi boyunca doğuya doğru uzanır. Ova tamâmen tarıma elverişli bir düzlüktür. Karatonus Dağı eteklerinde İbicek, İncecik ve Mergesen yaylaları vardır. İlçe topraklarında Kızılırmak’ı besleyen küçük dereler yer alır. İlçede kara iklimi hâkimdir.

İlçe ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır. Kuru tarıma elverişli yerlerinde buğday, arpa ve yulaf ekilmektedir. Sulu tarım yapılabilen yerlerde ise şekerpancarı ekilir. Yaylacılık metoduyla koyun ve Ankara keçisi, alçak kesimlerde ise sığır beslenir.

Şarkışla’ya bağlı bir bucakken 9 Mayıs 1990’da yapılan idârî düzenlemeyle ilçe oldu. İl merkezine Ulaş ilçesinden 80 km, Şarkışla üzerinden ise 112 km uzaklıktadır. Denizden yüksekliği 1050 metredir.

Divriği: 1990 sayımına göre toplam nüfûsu 33.105 olup, 17.664’ü ilçe merkezinde, 15.441’i köylerde yaşamaktadır. Merkez bucağına bağlı 44, Danişment bucağına bağlı 13, Gedikpaşa bucağına bağlı 11, Mursal bucağına bağlı 11, Sincan bucağına bağlı 29 köyü vardır. Yüzölçümü 2782 km2 olup, nüfus yoğunluğu 12’dir. İlçe toprakları dağlık olup, çok sayıda akarsuyla parçalanmıştır. Kuzeyinde Çengelli Dağı, güneyinde Yama Dağı yer alır. Başlıca akarsuyu Çaltı Suyudur. İlçenin en önemli düzlüğü Planga Düzlüğüdür. Çaltı Suyunun güneyinde 20 km2ye yaklaşan bir alanı kaplar. İlçe topraklarının denizden yüksekliği 1250 metredir.

İlçe ekonomisi mâdenciliğe dayalıdır. İl merkezinin kuzeyindeki Demirdağında bulunan demir yatakları 1938’den beri Etibank tarafından işletilmektedir. Demir yataklarının büyüklüğü ve zenginliği açısından dünyâdaki demir rezervlerinin en önemlilerindendir. Akarsu boylarındaki düzlüklerde tarım yapılır. Başlıca tarım ürünleri buğday, patates, soğan, elma, erik ve üzümdür. Üretim il halkına yöneliktir. Ayrıca ilçe topraklarındaki linyit yatakları işletilmektedir.

İlçe merkezi, Çaltı Suyunun güney kıyısında kurulmuştur. Sivas-Erzincan demiryolu ilçe merkezinden geçer. İl merkezine 169 km mesâfededir. İlçe belediyesi Cumhûriyetten önce kurulmuştur.

Doğanşar: 1990 sayımına göre toplam nüfûsu 8324 olup, 4421’i ilçe merkezinde, 3903’ü köylerde yaşamaktadır. Merkez bucağa bağlı 38 köyü vardır. Yüzölçümü 420 km2 olup, nüfus yoğunluğu 20’dir.

İlçe toprakları genelde dağlıktır. Köse Dağı, Kızıldağ ve Dumanlı Dağı eteklerinde hafif eğimli ve tarıma elverişli bir vâdi bulunur. İlçenin en önemli akarsuyu Tozanlı Çayıdır. Bu akarsu dağlardan doğan küçük akarsularla beslenir. İlçede Karadeniz iklimi hâkimdir. Yağışı boldur.

Ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır. Ekilebilen arâzinin sulu tarım yapılan kısmında sebze ve meyve yetiştirilir. Başlıca tarım ürünleri buğday, arpa, patates, soğan, fasulye, havuç ve lahanadır. İlçede çayır ve mer’aların çokluğu yüzünden hayvancılık gelişmiştir. Özellikle küçükbaş hayvanlardan koyun ve keçi beslenir. Arıcılık ise ilçenin diğer önemli gelir kaynağıdır.

İlçe merkezi Tekeli Dağı eteklerinde kurulmuştur. İl merkezine 99 km mesâfededir. Hafik ilçesine bağlıyken 9 Mayıs 1990’da 3644 sayılı kânunla ilçe oldu. Eski adı İpsile’dir.

Gemerek: 1990 sayımına göre toplam nüfûsu 48.453 olup, 8646’sı ilçe merkezinde, 39.807’si köylerde yaşamaktadır. Merkez bucağına bağlı 38 köyü vardır. Yüzölçümü 115 km2 olup, nüfus yoğunluğu 42’dir. İlçe toprakları dağlar ve yüksek düzlüklerden meydana gelir. Kuzeyinde Akdağlar, kuzeydoğusunda İncebel Dağları, güneydoğusunda Uzunyayla yer alır. Başlıca akarsuyu Kızılırmak’tır. Göksu Çayı üzerinde bulunan Sızır Çağlayanı ilin en büyük çağlayanıdır. Çağlayanın üzerinde bir hidroelektrik santrali vardır. Şarkışla-Gemerek Ovası verimli bir tarım alanıdır. İlçede kara iklimi hüküm sürer.

Ekonomisi tarıma dayalıdır. Başlıca tarım ürünleri şekerpancarı, buğday, arpa, çavdardır. Akarsu kenarlarında sebze ve meyve yetiştiriciliği yapılır. Hayvancılık önemli gelir kaynaklarındandır. En çok sığır beslenir. İlçe topraklarında mermer ve linyit yatakları vardır. Köylerde kilim ve heybe dokumacılığı yaygındır. İlçede bir tuğla fabrikası, Cepni köyünde ise bir yem fabrikası vardır.

İlçe merkezi Kızılırmak Vâdisinde Kayseri-Sivas karayolunun 2 km batısında kurulmuştur. İl merkezine 116 km mesâfededir. Kayseri-Sivas demiryolu ilçenin 2 km kuzeyinden geçer. 1953’te ilçe olan Gemerek’in belediyesi 1881’de kurulmuştur.

Gölova: 1990 sayımına göre toplam nüfûsu 6699 olup, 2554’ü ilçe merkezinde, 4145’i köylerde yaşamaktadır. Merkez bucağa bağlı 23 köyü vardır. Yüzölçümü 420 km2 olup, nüfus yoğunluğu 16’dır.

İlçe toprakları ova konumunda yüksek bir yapıya sâhiptir. Denizden yüksekliği 1300 metredir. Suşehri ovasının doğu uçları ilçe sınırları içinde kalır. Kösedağ ilçe topraklarını engebelendirir. En önemli akarsuyu Kelkit Çayının bir kolu olan Çobanlı Deresidir. Dere üzerinde sulama amaçlı Gölova Barajı vardır. İlçenin iklimi İç Anadolu ve karadeniz ikliminin geçiş noktasında bulunması sebebiyle bozuk bir Karadeniz iklimine sâhiptir.

İlçe ekonomisi tarıma dayalıdır. Meyve ve sebzecilik gelişmiştir. Başlıca tarım ürünleri soğan, patates, fasulye, lahana, erik, şekerpancarı, ayçiçeği, buğday ve arpadır. Hayvancılık fazla gelişmemiştir. Koyun, keçi ve büyükbaş hayvanlar beslenir.

İlçe merkezi Kızıldağ’ın kuzey tarafındaki eteklerinde kurulmuştur. Sivas-Erzincan karayolu ilçe merkezinden geçer il merkezine 198 km uzaklıktadır. Suşehri ilçesine bağlı bir bucakken 9 Mayıs 1990’da 3644 sayılı kânunla ilçe merkezi oldu. Eski ismi Ağvanis’tir.

Gürün: 1990 sayımına göre toplam nüfûsu 31.038 olup, 9886’sı ilçe merkezinde, 21.152’si köylerde yaşamaktadır. Merkez bucağına bağlı 23, Karapınar bucağına bağlı 12, Yazyurdu bucağına bağlı 27 köyü vardır. Yüzölçümü 2797 km2 olup, nüfus yoğunluğu 11’dir. İlçe topraklarının büyük kısmı dağlıktır. Güneyinde Hezenli Dağı, batısında Gövdeli Dağı, kuzeyinde Çal Dağları yer alır. Önemli düzlüğü Uzunyayla Platosunun ilçe sınırları içinde kalan kısmıdır. Başlıca akarsuları Tohma Çayı ve Hurman Çayıdır. Gökpınar ve Aygır gölleri ilçenin en önemli gölleridir.

Ekonomisi hayvancılığa dayalıdır. Yüksek yaylalarda çok miktarda koyun ve kıl keçisi beslenir. Ekime elverişli toprakları azdır. Tahıl, fasulye ve patatesin yanısıra Tohma Suyu Vâdisinde zerdâli, elma, armut gibi meyveler yetiştirilir. Gökpınar Gölü kıyısında alabalık üretme tesisleri kurulmuştur. İlçe topraklarında asbest ve demir yatakları vardır.

İlçe merkezi Tohma Suyu kenarında kurulmuştur. Malatya-Kayseri karayolu ilçeden geçer. İl merkezine 137 km mesâfededir. Ekonomik bakımdan il merkezinden çok Kayseri’yle ilişkidedir. İlçe belediyesi 1870’te kurulmuştur. Denizden yüksekliği 1200 metredir.

Hafik: 1990 sayımına göre toplam nüfûsu 28.280 olup, 10.002’si ilçe merkezinde, 18.278’i köylerde yaşamaktadır. Merkez bucağına bağlı 57, Celallı bucağına bağlı 26 köyü vardır. Yüzölçümü 2547 km2 olup nüfus yoğunluğu 11’dir. İlçe toprakları Kızılırmak Vâdisinde yer alır. İlçenin en önemli akarsuyu Kızılırmak’tır. İlçe sınırları içinde irili ufaklı birçok göl vardır. Hafik Gölleri olarak bilinir. Dağlardan kaynaklanan akarsular kuzeyden güneye toprakları parçalayarak Kızılırmak’a katılır. Denizden yüksekliği 1275 metredir.

Ekonomisi tarıma dayalıdır. En çok buğday, çavdar, arpa ve az miktarda şekerpancarı, soğan, armut ve elma yetiştirilir. Hayvancılık gelişmiş olup, koyun, kıl keçisi ve sığır beslenir. Süt, et, yapacağı ve deri başlıca hayvânî ürünlerdir.

İlçe merkezi, Kızılırmak’ın kuzeyinde bir tepenin güney eteklerinde kurulmuştur. Sivas-Erzurum karayolu ilçe merkezinden geçer. İl merkezine 36 km mesâfededir. Hafik Belediyesi 1916’da kurulmuştur.

İmranlı: 1990 sayımına göre toplam nüfûsu 21.530 olup, 7414’ü ilçe merkezinde, 14.116’sı köylerde yaşamaktadır. Merkez bucağa bağlı 72, Karaören bucağına bağlı 27 köyü vardır. Yüzölçümü 1228 km2 olup, nüfus yoğunluğu 18’dir. İlçe toprakları genelde dağlıktır. İlin en yüksek dağları bu ilçe sınırları içindedir. Kösedağ, Kızıldağ, Çengellidağ başlıca dağlarıdır. İlçedeki Kızıldağ’dan doğan Kızılırmak, ilçenin ortasından doğu-batı istikâmetinde akar. İlçede ova olmayıp, dağlar arasında küçük düzlükler vardır. Buralarda az miktarda tarım yapılır. En önemli akarsuyu Kızılırmak ve kollarıdır.

Ekonomisi hayvancılığa dayalıdır. En çok koyun beslenir. Arâzi müsâit olmadığı için tarım gelişmemiştir. Az miktarda buğday, patates, armut, arpa ve elma üretilir. Eski adı İmraniyye olan ilçe, Sivas-Erzincan karayolu üzerindedir. İl merkezine 104 km mesâfededir. İmranlı Belediyesi 1948’de kurulmuştur.

Kangal: 1990 sayımına göre toplam nüfûsu 48.068 olup, 12.276’sı ilçe merkezinde, 35.792’si köylerde yaşamaktadır. Merkez bucağa bağlı 28, Alacakarı bucağına bağlı 21, Çetinkaya bucağına bağlı 18, Deliktaş bucağına bağlı 11, Kavak bucağına bağlı 20, Kuşkayası bucağına bağlı 15 köyü vardır. Yüzölçümü 3792 km2 olup, nüfus yoğunluğu 13’tür. Sivas’ın en büyük ilçesi olan Kangal’ın toprakları bir plato şeklindedir.

Bir yüksek yayla görünümüne sâhip olan ilçede yüksek dağlar vardır. İlçenin kuzeybatısında bulunan Kalmış Dağları merkez ilçe ile tabiî sınırını meydana getirir. Kuzeyinde Tecer Dağı, güneyinde Yama Dağları yer alır. Uzunyaylanın bir bölümü ilçenin batısında yer alır. Başlıca akarsuları Kangal Çayı ve Tecer Suyudur. İlçenin en önemli gölü Aygır Gölüdür. İlçenin denizden yüksekliği 1540 metredir.

Ekonomisi hayvancılığa dayalıdır. Çok sayıda koyun ve sığır beslenir. En çok beslenen koyun cinsi Kangal Akkaramanıdır. Ayrıca ilçe Kangal Çoban köpeği ile de meşhurdur. Tarım akarsu vâdilerinin genişlediği düzlüklerde yapılır. En çok buğday, arpa, çavdar, şekerpancarı ve patates yetiştirilir. Sivas ilinin en çok tahıl yetiştirilen ilçesidir. İlçe topraklarında demir ve linyit yatakları vardır. Kömür yatakları Türkiye Kömür İşletmesine bağlı Sivas Kangal Linyitleri Müessesesi tarafından işletilmektedir.

İlçe merkezi Höyüklü Dağı eteklerinde kurulmuştur. Sivas-Malatya karayolunun 20 km doğusunda yer alır. Demiryolu ise 10 km kuzeyindeki Kangal istasyonundan geçer. İl merkezine 81 km mesâfededir. Belediyesi 1902’de kurulmuştur.

Koyulhisar: 1990 sayımına göre toplam nüfûsu 21.894 olup, 6042’si ilçe merkezinde, 15.852’si köylerde yaşamaktadır. Merkez bucağa bağlı 36 ve Ortakent bucağına bağlı 10 köyü vardır. Yüzölçümü 946 km2 olup, nüfus yoğunluğu 23’tür. İlçe toprakları genelde dağlıktır. Çoruh-Kelkit Vâdisi ilçenin başlıca düzlüğüdür. Ayrıca dağların yüksek kesimlerinde çayırlarla kaplı düzlükler vardır. Güneyinde Köse Dağı, kuzeyinde Giresun Dağları yer alır. İlçenin en önemli akarsuyu Kelkit Çayıdır. İlçede kara iklimi hâkim olmakla birlikte, Kelkit Vâdisinde Karadeniz iklimi hüküm sürer. Denizden yüksekkliği 850 metredir.

Ekonomisi tarıma ve hayvancılığa dayalıdır. Kelkit Vâdisinde buğday ve arpanın yanında az miktarda soğan, patates, elma, armut, zerdali ve baklagiller yetiştirilir. Meyve ve Sebze yetiştiriciliği yaygındır. Hayvancılık gelişmiştir. Koyun, kıl keçisi ve sığır beslenir. Koyulhisar balı meşhurdur. İlçe topraklarında kurşun ve kireçtaşı yatakları vardır.

İlçe merkezi Amasya-Erzincan karayolunun 2 km kuzeyinde ve Kelkit Vâdisinde kurulmuştur. İl merkezine 143 km mesâfededir. Belediyesi 1894’te kurulmuştur.

Suşehri: 1990 sayımına göre toplam nüfûsu 46.843 olup, 23.202’si ilçe merkezinde, 23.641’i köylerde yaşamaktadır. Merkez bucağa bağlı 52, Gökçekent bucağına bağlı 14 köyü vardır. Yüzölçümü 838 km2 kolup, nüfus yoğunluğu 56’dır. İlçe toprakları dağlık alanlardan meydana gelmiştir. Kuzeybatısında Giresun Dağları, güney ve batısında doğu Karadeniz Dağları yer alır. Çoruh-Kelkit Vâdisinin genişlediği yerde Suşehri Ovası yer alır. Burası ılıman iklimiyle başlıca tarım alanıdır. İlçenin dağlık kesimlerinden kaynaklanan sular Kelkit Çayını besler. Denizden yüksekliği 850 metredir.

Ekonomisi tarıma dayalıdır. Başlıca tarım ürünleri buğday, patates, arpa ve elmadır. Suşehri Ovasında meyvecilik ve sebzecilik gelişmiştir. İlçede büyükbaş hayvancılığı yaygındır. Sanâyinin gelişmediği ilçede halı dokuma atölyeleri de vardır. Topraklarında magnezit bulunan mâden yatakları vardır.

İlçe merkezi Endires Çayı adıyla bilinen Suşehri Çayının Vâdisinde kurulmuştur. Ordu ve Amasya’yı Erzincan’a bağlayan karayolu ilçenin 1 km kuzeyinden geçer. İl merkezine 144 km mesâfededir. Belediyesi 1874’te kurulmuştur. Eski ismi Endires’tir.

Şarkışla: 1990 sayımına göre toplam nüfûsu 49.116 olup, 16.181’i ilçe merkezinde, 32.935’i köylerde yaşamaktadır. Merkez bucağa bağlı 48, Akçakışla bucağına bağlı 23, Ortaköy bucağına bağlı 12 köyü vardır. Yüzölçümü 1815 km2 olup, nüfus yoğunluğu 27’dir. İlçe toprakları akarsu vâdileriyle bölünmüş dağlık alanlardan meydana gelir. Güneyinde Kulmaç Dağları, orta kesiminde İncebel Dağları, kuzeybatısında ise Akdağlar yer alır. Uzun yayla platosunun bir kısmı ilçe topraklarının güneyine doğru girer. Dağlardan kaynaklanan akarsular Kızılırmak’ı besler. Kızılırmak’ın ilçedeki önemli kolları Acısu ile Üskülüç Deresidir. Acısu Vâdisindeki plato özelliğini taşıyan düzlükler Şarkışla Ovası olarak bilinir. Denizden yüksekliği 1180 metredir.

Ekonomisi tarıma dayalıdır. Başlıca tarım ürünleri buğday, patates, şekerpancarı, arpa ve çavdardır. İl merkezinin buğday deposu durumundadır. Az miktarda soğan, baklagiller, elma, erik ve armut yetiştirilir. Hayvancılık ilçe halkının önemli geçim kaynaklarındandır. Koyun, sığır ve Ankara keçisi beslenir. İlçede un fabrikası, kilim ve halı dokuma atölyeleri vardır.

İlçe merkezi Acısu Vâdisinde kurulmuştur. İl merkezine 80 km mesâfededir. Sivas-Kayseri kara ve demiryolları ilçe merkezinin kuzey kıyısından geçer. Gelişmemiş bir yerleşim merkezidir. İlçe belediyesi 1864’te kurulmuştur.

Ulaş: 1990 sayımına göre toplam nüfûsu 13.801 olup, 2488’i ilçe merkezinde, 11.313’ü köylerde yaşamaktadır. Merkeze bağlı 32 köyü vardır. Yüzölçümü 843 km2 olup, nüfus yoğunluğu 16’dır.

İlçe toprakları orta yükseklikte engebeli arâziden meydana gelmiştir. Kuzeydoğusunda Tecer Dağı, Kangal sınırında Dikkulak Dağları yer alır. İlçenin en önemli vâdisi Tecer Vâdisidir. Tecer Dağının eteklerinden başlayıp, Taşlıdere’ye kadar devam eder. İlçe topraklarını Tecer Suyu ve kolları sular. İlçede kara iklimi hüküm sürer.

Ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır. Başlıca tarım ürünleri buğday, arpa, çavdar ve yulaftır. Patates ve şekerpancarı ekimi son zamanlarda artmaktadır.

İlçe merkezi Tecer Dağının kuzeyinde kurulmuştur. Sivas-Malatya yolu ilçe merkezinden, Ankara-Malatya demiryolu ise ilçe kıyısından geçer. Merkez ilçeye bağlı bir bucakken 9 Mayıs 1990’da ilçe oldu.

Yıldızeli: 1990 sayımına göre toplam nüfûsu 74.902 olup, 15.249’u ilçe merkezinde, 59.653’ü köylerde yaşamaktadır. Merkez bucağa bağlı 44, Çırçır bucağına bağlı 16, Yavu bucağına bağlı 41, Direkli bucağına bağlı 22 köyü vardır. Yüzölçümü 2856 km2 olup, nüfus yoğunluğu 26’dır. İlçe toprakları genelde dağlık olup, küçük bir bölümü Karadeniz bölgesi sınırları içinde kalır. Kuzeybatısında Çamlıbel Dağları, güneybatısında Akdağlarla çevrilidir. En yüksek dağı Yıldız Dağıdır. Dağlardan kaynaklanan akarsular Kızılırmak ve Yeşilırmak’a karışır. Kızılırmak’a karışan Yıldızeli Çayı (Kalınırmak) ile Yıldız Çayı (Cebirırmak), başlıca akarsularıdır. Yıldızeli Çayı Vâdisinde bulunan geniş düzlükler ilçenin başlıca tarım alanıdır. Kuzeyindeki dağlar kayın, güneyindeki dağlar ise sarı çam ormanları ile kaplıdır. Denizden yüksekliği 1350 metredir.

Ekonomisi tarıma dayalıdır. Buğday, şekerpancarı, patates, çavdar ve soğan başlıca tarım ürünleridir. Ayrıca elma, armut ve baklagiller üretilir. Hayvancılık ekonomik açıdan önemlidir. Koyun, sığır ve Ankara keçisi beslenir. Mâdenler bakımından oldukça zengindir. Flüorit, kireçtaşı, mermer ve tuğla-kiremit hammaddesi başlıca yer altı mâdenleridir.

İlçe merkezi Yıldızeli Çayı Vâdisinde kurulmuştur. Eski ismi Yenihan’dır. Önemli kervan yollarının kesiştiği noktadaki bir hanın etrafında gelişmiş eski bir konaklama merkezidir. Belediyesi 1889’da kurulmuştur. Sivas-Samsun demiryolu ile Yozgat-Sivas karayolu ilçe merkezinden geçer. İl merkezine 41 km mesâfededir.

Zara: 1990 sayımına göre toplam nüfûsu 38.275 olup, 16.073’ü ilçe merkezinde, 22.202’si köylerde yaşamaktadır. Merkez bucağa bağlı 69, Beypınar bucağına bağlı 14, Bulucan bucağına bağlı 25, Şerefiye bucağına bağlı 21 köyü vardır. Yüzölçümü 2456 km2 olup, nüfus yoğunluğu 16’dır. İlçe toprakları akarsu vâdileriyle parçalanmış dağlık alanlardan meydana gelmiştir. Kuzeyinde Ovuklu Dağı, kuzeydoğusunda Köse Dağı, güneyinde Gürlevik Dağı ile Beydağ yer alır. İlçenin orta ve kuzeyinden doğan akarsular Kızılırmak’a dökülür. Güneyinden doğan sular ise Fırat’a karışır. Bitki örtüsü genelde steplik olup, dağlık bölgelerde sarı çam ormanları vardır.

Ekonomisi hayvancılığa dayalıdır. Yaylacılık yaygın olup, koyun ve sığır beslenir. Arıcılık gelişmiş olup, modern usulde yapılır. Tarıma elverişli arazisi az olan ilçede başlıca tarım ürünleri buğday, arpa, çavdar ve patatestir. İlçe topraklarında magnezit ve talk gibi yer altı kaynakları vardır.

İlçe merkezi Kızılırmak Vâdisinde kurulmuştur. Eski ismi Koçgiri’dir. Sivas-Erzincan karayolu ilçe merkezinden geçer. İl merkezine uzaklığı 70 km’dir. Zara Belediyesi 1923’te kurulmuştur.

Târihî Eserler ve Turistik Yerleri

Sivas ili târihî eserler, değerli mîmârî anıtlar, kaplıca, içmeler ve tabiî güzellikleri bakımından çok zengindir. Bu ile Abideler şehri de denir. Bilhassa Selçuklu eserleri bakımından Konya’dan sonra gelir.

Ulu Câmi: Kitâbesinden anlaşıldığına göre 1197’de Selçuklu Sultanı Kutbeddîn Melikşâh zamânında yapılmıştır. Eğriliğiyle meşhur çini bezemeli tuğla minâresi 1213’te yapılmıştır. Halk arasında Sultan Alâeddîn Câmii de denir.

Meydan Câmii: Dikilitaş Mahallesinde Kânûnî Sultan Süleyman Hanın vezirlerinden Koca Hasan Paşa tarafından 1564’te yaptırılmıştır. Kesme taştan yapılmış olup, içi ahşaptır. Minâresi tek şerefelidir. Arka tarafında türbeler vardır.

Kale Câmii: Kale Mahallesinde Sultan Üçüncü Murâd Hanın vezirlerinden Mahmûd Paşa tarafından 1580’de yaptırılmıştır. Dikdörtgen şeklinde olup, kubbesi kurşun, minâresi tuğladır.

Aliağa Câmii: Subaşı Mahallesinde Behram Paşanın oğlu Mustafa Bey tarafından 1589’da yaptırılmıştır. Kubbesi kurşun kaplamadır. Avluda bir âileye âit mezarlar vardır.

İmâret Câmii (Dâr-ür-Reha): Cağırağzı semtindedir. 1321 senesinde Kemâleddîn Ahmed bin Reha tarafından yaptırılmıştır. Mescit, imârethâne ve zâviyeden meydana gelen külliyeden günümüze sâdece mescit ulaşmıştır.

Kale Câmii (Divriği): Divriği ilçesindedir. Kitâbesinden Mengücükoğullarından Şehinşah bin Süleymân tarafından 1181’de yaptırıldığı anlaşılmaktadır. Giriş kapısı bezemelerle süslüdür. Tuğla, taş ve çini bir arada kullanılmıştır. Dış görünüşün zenginliğine karşılık, câminin içi sâdedir.

Tonus Câmii ve halıları: Altınyayla ilçesindedir. Tonuslu Ahmed Ağa tarafından 1895’te yaptırılmıştır. Ahşap tavan işçiliği çok güzeldir. Câmi içinde serili olan ve câmi için özel dokunmuş olan 32 adet halının târihî değeri çok büyüktür. Halılar Türk veya Gördes düğümlü el dokuması olup, çözgü ve atkı ipleri tamâmen yün ve renkleri natüreldir. 1900 yıllarında dokunan halıların vakıf olduğuna dâir ifâdeleler halıların üzerine işlenmiştir.

Merkez Câmii: Şahruh Câmii olarak da bilinir. Alâüddevle’nin oğlu Şahruh Bey tarafından 1749 senesinde yaptırılmıştır. 1822’de tâmir edilmiştir.

Ulu Câmi ve Dârüşşifâsı: Divriği ilçesindedir. Mengücükoğullarından Ahmed Şah ve hanımı Adil Melike Turan tarafından 1228’de yaptırılmıştır. Selçuklu mîmârîsinin orijinal eserlerindendir. Câmi ve dârüşşifânın duvarları yontma taştandır. Câmide 20 kemer ve 25 kubbe vardır. Mihrabın üzerindeki kubbenin yüksekliği 40 m olup, bir sanat şâheseridir. Taş kapısı çiçek ve geometrik şekillerle süslenmiş taş oymacılığının en güzel örneklerindendir.

Çifte Minâreli Medrese (Darü’l-Hadis): İlhanlı veziri Şemseddin Cüveyni tarafından 1271’de yapılmıştır. 20 metre yüksekliğindeki kapısı Türk taş oymacılığının şâheseri sayılmaktadır. Tuğlalar arasına firüze renkli çiniler yerleştirilmiştir.

Gök Medrese: Selçuklu veziri Sâhip Ata tarafından 1271 senesinde yaptırılan bu medrese Türk mîmârî ve süsleme sanatının şâheserlerinden biridir. Çifte minâreli taş kapının zengin süslemeleri fevkalâdedir. Adını çinilerinden alan bu binâ bakımsız ve boş olması sebebiyle tahrip olmaktadır. Selçuklu eserlerinin en gözdelerinden olan bu târihî medresenin onarılması ile bu kıymetli eser kültür varlığımıza yeniden kazandırılacaktır. Medresede bir mescit ve 14 oda bulunmaktadır.

Büruciye Medresesi: 1271 senesinde Üçüncü Gıyâseddîn Keyhüsrev devrinde Muzaffer Bürucirdi tarafından yaptırılmıştır. İki katlı dört eyvanlı olan bu eserin çinileri meşhurdur. Halk arasında Hacı Maksud veya Hacı Mesud Medresesi olarak anılır. Müze olarak kullanılan medresede üç kabir vardır. Muzaffer bin Hibetullah’ın türbesi de bu medresededir. 1965-1966 arasında tâmir edilen Medrese günümüzde müze olarak kullanılmaktadır.

İzzeddîn Keykavus Şifâhânesi (Şifâhiye Medresesi): Şifâhane ve tıp medresesi olarak 1217’de yapılan külliyeden günümüze sâdece şifâhâne ulaşmıştır. Taç kapının sağındaki eyvanda Sultan Birinci İzzeddîn Keykavus’un türbesi vardır. Kırmızı tuğladan yapılmış olan taç kapı firuze, mor ve beyaz çinilerle süslenmiştir. Dünyânın ilk akıl hastânesi kabul edilir. İçerisi mavi siyah çinilerle süslenmiştir.

Türbeler: Sivas, câmiler gibi türbeler bakımından da zengin bir şehirdir.

Şemseddîn Sivâsî Türbesi: Meydan Câmiinin avlusunda merdivenlerden inişte sağ taraftadır. Büyük velî Şemseddîn Sivâsî’nin medfun olduğu türbe 1600 yılında yapılmıştır.

Güdük Minâre (Dabak Tekkesi): 1347’de Eratnaoğullarından Şeyh Hasan Bey için türbe olarak yapılmıştır. Yanına yapılan işhanı bu eseri gizlemiştir. Türbenin içinde siyah mermerden yapılmış sanduka vardır. Cephesi tamâmen mermerdir. Üzeri 10 m yüksekliğinde tuğladan geometrik süslemeli üstüvane şeklinde bir kubbeyle örtülüdür.

Ahi Emin Ahmed Türbesi: 1233’te yapılmıştır. Tokmakkapı Mahallesindedir. Kesme taştan sekizgen olarak yapılmıştır. İki basamaklı bir merdivenle inilir. Selçuklu biçimi süslenmiş bir mihrabı ve iki penceresi vardır.

Sitte Melik Türbesi: 1196’da Emin Seyfeddin Şah bin Süleyman tarafından yaptırılmıştır. Divriği ilçesindedir. Sekizgen plânlıdır. Şehinşah Türbesi olarak da bilinir.

Kâdı Burhâneddîn Türbesi: 1398’de yapılmıştır. TürbeKâdı Burhâneddîn İlkokulu bahçesindedir.

Çobanbaba (Şeyh Çoban) Türbesi: Suşehri’nin Çobanlı Yaylasındadır. Osmanlı Sultanı Yavuz Sultan Selim Han, Çaldıran’a giderken, yaşlı bir çoban koşarak yanına gelir:

“Sulağımıza hoş geldin sultanım. Görüyorum ki yorgunsun, açsın. Bu fakire misâfir olursan gönül alırsın.” der. Yavuz Sultan Selim Han; “Ben tek başıma değilim Çoban baba. Ardımda koca bir ordu var.” der.

Çoban tevekkülle boynunu büker: “Allahü teâlâ kerimdir. Hele sen bir mola ver. Misâfir kısmetiyle gelir.” der.

Yavuz Sultan Selim Han; “Bunda bir hikmet var” diyerek mola verilir. Çadırlar kurulur.

Çoban, sürüden 4 koyun seçer ve keser, yüzer, temizler ve kazana koyar.“Bir şartım var kemikleri sakın atmayın.” der. Bütün ordu doyar. Çoban kemikleri deriye doldurup duâ eder ve koyunlar Allahü teâlânın izniyle dirilir ve sürüye katılır. Yalnız biri topallar. Yavuz Sultan Selim Han; “Bu neden topallar?” diye sorunca, Çoban; “Bunun bir kemiği noksan.” der. Yavuz Sultan Selim Han, koynundan bu koyunun aşık kemiğini çıkararak; “Sizi denemek istedim. Siz kâmil bir velisiniz.” der ve duâsını ister. Bu zât da:

“Allahü teâlânın yardımı senin üzerindedir. Âlemlere rahmet olarak gönderilen sevgili ve şerefli Peygamber efendimiz ve Eshâb-ı kirâmı senin yanındadır. Merak etme zafer senin olacaktır. Muzaffer olarak döneceksin.” der.

Bu kerâmet ehli çobanın türbesi ziyâret edilen yerlerin başında gelmektedir.

Şehid Abdülvehhab Gâzi Türbesi: Evliyâ Çelebi, eserinde bu türbeyi Sultan Dördüncü Murâd Hanın ziyâret ettiğini yazar. Abdülvehhab Gâzi, Emevîler devrinde yaşamış bir komutandır. Emevîler devrinde İslâm ordusu Sivas’ı fethetmiş ve Abdülvehhab Gâzi ve bir kısım asker Sivas’ta bırakılmıştır. Bizanslıların saldırısında bu mübârek zât şehit olmuştur. Türbe içinde 7 kabir bulunmaktadır.

Taşhan: Paşabey Mahallesinde Kurşunlu Hamamı doğusundadır. 1575’te yapılmıştır. Behrampaşa vakfındandır.

Behrampaşa Hanı: Sivas Vâlisi Behrampaşa tarafından 1573’te yaptırılmıştır. Taştan iki katlı ve çok sağlamdır. Orta yerde büyük bir avlu ve bunun etrâfında odalar bulunmaktadır.

Eğriköprü: Sivas-Malatya yolu üzerinde Selçuklular zamânında yapılmıştır. 173,2 metre uzunluğundadır. Biri 12, diğeri 6 gözlü iki bölümden meydana gelmiştir.

Sivas Kalesi: Sivas târihi kadar eski olan kalenin kimin tarafından yapıldığı kesin olarak bilinmemektedir. Bizanslılar döneminde Justinyen devrinde büyük bir tâmir görmüştür. Türklerin eline geçtikten sonra çeşitli dönemlerde tâmir görmüştür. Kale, yukarı ve aşağı kale olmak üzere iki kısımdır. Yukarı kale, toprak kale olarak bilinen bugünkü 4 Eylül Baskınının bulunduğu kısımdır. Aşağı kale olarak bilinen kısım Şifâhiye Medresesinin bulunduğu yerden başlayıp, Kongre Müzesi, Vilâyet Konağı, Behrampaşa Hanı, Pulur Tepesi, DDYyönünde Şifâhiye Medresesine varan çizgi içerisinde kalan bölgedir.

Aşağı Kale ve Yukarı Kale: Koyulhisar ilçesindedir. Yalçınkaya üzerine kurulmuş olan ve Kale-i Zir de denilen Aşağı Kalenin bugün sâdece duvar kalıntıları vardır. Yukarı Kale ise Kale-i Bâlâ diye anılır. Uzun Hasan tarafından yaptırıldığı söylenen kalede çok sayıda ev, su sarnıcı, anbar ve cephânelik vardır.

Divriği Kalesi: Mengücükoğulları tarafından 13. asırda yaptırılmıştır. İç ve dış kale olmak üzere iki bölümdür. Dış kalenin surlarının büyük kısmı yıkık vaziyettedir. İç kalede Seyfeddin Şah tarafından yaptırılan bir câmi vardır.

EskiEserler Müzesi: 1937’de açılmıştır. Selçuklu ve Osmanlı devrine âit silâh, para kesesi, tekke eşyâsı, kemer, takı; daha önceki devirlere âit arkeolojik bölümde porselen, seramik, cam eşyâ; etnoğrafik bölümde el sanatları, eski giyim-kuşam, yatak örtüleri gibi eserler sergilenmektedir.

Mesire yerleri: Sivas, tabiî güzellikler bakımından çok zengindir. Yerleşim yerlerine yakın vâdi boylarıyla göl kıyıları genellikle mesire yeri olarak kullanılmaktadır. Bâzıları şunlardır:

Gökpınar Gölü: Gürün ilçesi yakınındadır. İlin önemli mesire yerlerindendir. Göl, suyunun duruluğu, günün her saatinde değişen rengi ve balığının bolluğu ile ünlüdür. Konaklama tesisleriyle güzel bir dinlenme yeridir.

Hafik Gölleri: Hafik ilçesi yakınında irili ufaklı göllerden meydana gelmiştir. Her biri mesire yeri olup, göldeki balıklar lezzetlidir. Tabiî güzellikleriyle güzel bir dinlenme yeridir.

Eğriçimen: Koyulhisar ilçesine 20 km uzaklıkta ve 1700 metre yükseklikte bir yayladır. Ormanları, serin havası ve soğuk su kaynakları ile güzel bir mesire yeridir.

Sızır Çağlayanı: Gemerek ilçesinin Sızır bucağında Göksu Nehri üzerindedir. Bölgede gazino ve çay bahçesi vardır.

Tödürge Gölü: Zara ilçesine 25 km uzaklıktaki göl, güzel bir dinlenme yeridir. Balığı boldur. Gölde kayıkla dolaşılır.

Koyunkaya Mesiresi: İmranlı’ya 12 km mesâfede, çam ormanları, serin havası ve bol su kaynaklarıyla güzel bir dinlenme yeridir.

Karaçayır: İl merkezine 27 km mesâfede, çam ormanlarıyla kaplı güzel bir mesire yeridir.

İçme ve kaplıcalar: Sivas ilinde çok sayıda sıcak su kaynakları vardır. Halk bunlara “çermik” demektedir. Bâzıları şunlardır:

Balıklı Çermik: Kangal ilçesine 17 km mesâfede Kavaklıdere mevkiindedir. Konaklama tesisleri mevcut olan kaplıcanın suyu; dolaşım sistemi hastalıklarına, ağır olmayan kalp yetmezliklerine, yüksek tansiyona, damar sertliklerine, solunum sistemi hastalıklarına, romatizma hastalıklarıyla kronik iltihaplı kadın hastalıklarına iyi gelmektedir. Havuzlarda bulunan ve insanlardan kaçmayan balıklar, vücudun hastalıklı bölgesine yaptıkları mikro-masaj ve salgıları ile cilt hastalıklarına; küçük yılanların da yılancık hastalığının bulunduğu yere sarılıp sıkmaları sûretiyle tedâvi ettiklerinden tavsiye edilmektedir.

Akçaağıl Kaplıcası: Suşehri’ne 9 km uzaklıkta Akçaağıl köyündedir. Konaklama tesisleri mevcut olan kaplıca suyu içme olarak, karaciğer, safra kesesi ve barsak hastalıklarına; banyo ile romatizma, nefrit, nevralji ve kadın hastalıklarına faydalıdır.

Sıcak Çermik: Yıldızeli ilçesinin Direkli bucağındadır. Konaklama tesisleri mevcut olan kaplıca suyu, her çeşit romatizma, nefrit, nevralji ve kadın hastalıklarına iyi gelmektedir.

Soğuk Çermik: İl merkezine 19 km uzaklıkta aynı isimle anılan bir vâdidedir. Konaklama tesisleri olan kaplıca suyu romatizma, asabî hastalıklarda ve deri hastalıklarında faydalıdır.

Ortabucak Çermiği: Şarkışla’nın Ortabucak yöresindedir. Tesisleri olan kaplıca suyu, romatizma ve deri hastalıklarına faydalıdır.

Kaynak Rehber Ansiklopedisi