TATARCIK (PHLEBOTOMUS PAPATASII) HAKKINDA BİLGİ


TATARCIK (Phlebotomus papatasii) HAKKINDA BİLGİ NEDİR, TATARCIK (Phlebotomus papatasii) HAKKINDA BİLGİ ANLAMI, TATARCIK (Phlebotomus papatasii) HAKKINDA BİLGİ HAKKINDA BİLGİ, TATARCIK (Phlebotomus papatasii) HAKKINDA BİLGİ DERS NOTU, TATARCIK (Phlebotomus papatasii) HAKKINDA BİLGİ ÖDEVİ sayfanın konularıdır.

Alm. Kriebelmücke, Fr. Phlébotome, İng. Sandfly. Familyası: Psychodidae. Yaşadığı yerler: Tropikal ve alt tropikal bölgelerde, gölgelik ve nemli yerlerde. Özellikleri: 2 mm boyunda, çift kanatlı sinekler. Kanatları kadife gibi tüylüdür. Çeşitli leichmaniaları (bir hücreli parazitler) taşıyarak şark çıbanı gibi hastalıkları bulaştırır.

Çeşitleri: P. perniciosus, P. papatasii, P. minutus, P. paroti gibi çeşitli türleri vardır.

Böceklerin dipterler (bir çift kanatlılar) takımından nematoser (nematocera) alt takımının; psikodidalar (psychodidae) âilesinden parazitolojide “phlebotomus cinsi” (Flebotomlar) olarak adlandırılan sinekler. Yakarca da denir. Dünyânın hemen her yerinde sıcak ve tropikal bölgelerde bulunur.

2 mm kadar uzunlukta, sarımsı renkte, vücutları, kanatları ve bacakları tüylü sineklerdir. Gözleri büyük ve siyahtır. Baş öne doğru eğik durur. Antenleri ince, uzundur. On altı segmentli vücudu vardır. Yalnız dişilerin ağız kısımları sokucudur ve kanla beslenir. Hortumu kısadır. Kanatları iğ biçimindedir ve dik durur. Bacakları uzundur. Karın on segmentten yapılıdır. Son iki segment (boğum) dış genital organı husûle getirmiştir. Erkeklerin son kısmı çıkıntılıdır.

Dişileri, insandan ve çeşitli hayvanlardan kan emerler. Türlerin çoğu gündüz kuytu yerlere gizlenir, gece beslenir. Bâzı türler gündüz de sokar. Çok yüksek bölgelerde yaşayabilir. İlkbahar ve yaz aylarında görünürler. Evlere girer ve cibinlikten geçebilir. İyi uçamaz ve yetiştiği bölgeden uzaklara gidemez. Tatarcıklar ancak rüzgârsız gecelerde dolaşırlar. Gürültüsüz, yavaş, kısa mesâfelerde kona kona uçar; bir mâniaya rastlarsa sıçrama hareketi yapar. Taş yığınları, duvar çatlakları, yığıntılar, ağaç kovukları, hayvan barınakları gibi yerlerde barınabilir.

Dişi, kan emmeden önce veya emdikten sonra çiftleşir. Yumurtadan erişkin hâle gelinceye kadar yedi hafta geçer. Erişkinler iki hafta kadar yaşarlar.

Bâzı türlerde dişi bir defâ kan emer, yumurtlar ve ölür. Bâzılarında ise tekrar kan emerek yumurtlayabilir. Dişi, binâların gölge taraflarında, karanlık, nemli aralıklara, yıkık yerlere, 30-50 kadar yumurta yumurtlar. Yumurtalar uzun, oval şekildedir. 9-12 günde larva çıkar. Larva organik artıklarla beslenir. Larva dört devre geçirir ve 4-6 haftada pupa dönemine geçer. Serin bölgedekiler olgun larva döneminde bir kış süren duraklama devresi geçirirler. Bundan 6-14 günde erişkin tatarcık meydana gelir.

Hastalık yapması: Dişileri, insan ve memeli hayvanlardan, bâzıları kuşlardan ve sürüngenlerden kan emerler. Dişi tatarcık sessizce hücum ederek, hassas olan ayak ve el bileği, diz ve dirsek başta olmak üzere, kol, el, ayak derisini, yüz ve boyun derisini sokar. Ağrılı sokma hissini bir süre kaşıntı tâkip eder. Sokulan yerde, etrafında 10-20 mm çapında kızarık bölge bulunan, kırmızı bir kabarcık meydana gelir. Etrafta bâzan şişlik (ödem) de teşekkül edebilir. Kaşınarak yırtılırsa, ikinci enfeksiyon neticesinde piyodermi husûle gelir. Bir defâdan fazla sokulan kimselerde toksemi (kana mikropların zehirlerinin yayılması), bulantı, ateş görülebilir. Derideki tahriş birkaç günde geçer. Tatarcığın salyasına karşı deride allerji meydana gelebilir. Bâzı kimselerde ilk sokmasında fazla bir şey olmadığı hâlde, 1-2 hafta sonraki müteakip sokmalarda deride kızartı ve kabarcık teşekkül eder. Tatarcık sokması insanda aşikâr bir huzursuzluk yapar.

Dişi tatarcıklar insandan kan emerken tatarcık humması, kala-azar (kara humma), şark çıbanı, Amerikan layşmaniyazı ve bartonelloz hastalıklarını bulaştırırlar.

Korunma ve mücâdele: Tatarcıklar kısa mesâfelere uçabildiğinden yumurtladıkları yerler civârında bulunurlar. Böcek öldürücüler (insektisit) tatarcıklara ve larvalarına çok tesirlidir.

Kaynak Rehber Ansiklopedisi