TEVKIF (TUTUKLAMA) HAKKINDA BİLGİ


TEVKiF (Tutuklama) HAKKINDA BİLGİ NEDİR, TEVKiF (Tutuklama) HAKKINDA BİLGİ ANLAMI, TEVKiF (Tutuklama) HAKKINDA BİLGİ HAKKINDA BİLGİ, TEVKiF (Tutuklama) HAKKINDA BİLGİ DERS NOTU, TEVKiF (Tutuklama) HAKKINDA BİLGİ ÖDEVİ sayfanın konularıdır.

Alm. Verhaftung, Festnahme (f), Fr. Arrestation (f), İng. Detention, custody; arrest. Durdurma, alıkoyma, hapsetme, tutma ve tutuklama. Bir kişiyi görüldüğü suçla ilgili tutuklama. Hürriyetin zorla mahrumiyeti (kısıtlanması) şeklinde uygulanan tedbir.

Tevkif, geçici bir tedbir olup, mahkûmiyet veya tahliyeyle son bulur. Kânunun gösterdiği şartlarda, hâkim kararına göre, henüz mahkûm olmamış sanığın hürriyetinin zorla mahrumiyetidir.

1982 Anayasası’nın “Kişi Hürriyeti ve Güvenliği” başlığını taşıyan 19. maddesinin 4. fıkrası ve devâmı tevkifi düzenlenmiştir. “Suçluluğu hakkında kuvvetli belirti bulunan kişiler ancak kaçmalarının, delillerin yok edilmesini veya değiştirilmesini önlemek maksadıyla veya bunlar gibi tutuklamayı zorunlu kılan ve kânunda gösterilen diğer hallerde hâkim kararıyla tutuklanabilir.”

Tutuklanan kişilere, tutuklama sebepleri ve haklarındaki iddialar her halde yazılı olarak derhal, toplu suçlarda en geç hâkim önüne çıkarılıncaya kadar bildirilir.

Tutuklanan kişi, tutulma yerine en yakın mahkemeye gönderilmesi için gerekli süre hâriç en geç 48 saat ve toplu olarak işlenen suçlarda en çok 15 gün içinde hâkim önüne çıkarılır. Kimse bu süreler geçtikten sonra hâkim kararı olmaksızın hürriyetinden yoksun bırakılamaz. Bu süreler olağanüstü hal, sıkıyönetim ve savaş hallerinde uzatılabilir.

Tutuklanan kişinin durumu, soruşturmanın kapsam ve konusunda açığa çıkmasının sakıncalarının getirdiği zorunluluk dışında, yakınlarına derhal bildirilir.

Tutuklanan kişilerin, mâkul süre içinde yargılanmayı ve soruşturma veya soruşturma sırasında serbest bırakılmayı isteme hakları vardır. Serbest bırakılma, ilgilinin yargılama süresince duruşmada hazır bulunmasını veya hükmün yerine getirilmesini sağlamak için bir güvenceye bağlanabilir.

Her ne sebeple olursa olsun, hürriyeti kısıtlanan kişi, kısa sürede durumu hakkında karar verilmesini ve bu kısıtlamanın kânuna aykırılığı hâlinde hemen serbest bırakılmasını sağlamak amacıyla yetkili bir yargı merciine başvurma hakkına sâhiptir.

Bu esaslar dışında, bir işleme tâbi tutulan kişilerin uğradıkları zarar, kânuna göre, devletçe ödenir.

Cezâ Mahkemeleri Usûlü Hukûkundaki kânunun 104. maddesi, cürüm ve kabahatlerde tevkif sebeplerini aşağıdaki şekilde göstermiştir:

1. Suçluluğu hakkında kuvvetli emareler bulunan kişiler;

a) Kaçma şüphesinin bulunması,

b) Delilin yok edilmesi, değiştirilmesi, gizlenmesi, şeriklerin uydurma beyana veya tanıkların yalan tanıklığa ve tanıklıktan kaçmaya sevkedildiğini, bilirkişilerin etki altına alındığını gösteren hal ve davranışların bulunması hâlinde,

2. Soruşturma kânun suçu cezâsının üst sınırı yedi yıldan az olmayan hürriyeti bağlayıcı cezâyı gerektirmesi veya sanığın ikâmetgâhının veya meskeninin bulunmaması, kimliğini ispat edememesi durumunda,

3. Altı aya kadar hürriyeti bağlayıcı cezâyı gerektiren suçlarda sanık, ancak “toplumda infial uyandırması” hâlinde tutuklanabilirler.

Bütün bu sebeplerin varlığı sanığın tutuklanmasını mecburi hâle getirmeyip, tevkife imkân verir.

Hazırlık soruşturması sırasında tevkife, Sulh Cezâ Hâkimliği karar verir. Sorgu Hâkiminin, sorgu sırasında tutuklama yetkisi yoktur. İlk soruşturmadaysa vardır. Ancak bu kararı Asliye Ceza Hâkiminin onaylaması gerekir. Son soruşturmada tevkif yetkisi mahkemenindir. Acele durumlarda bu yetkiyi mahkeme başkanı da kullanabilir.

Tevkif kararı, tevkif müzekkeresiyle infaz için savcılığa gönderilir. Savcılık da emniyete yollar ve infazı sağlar. Sulh ve sorgu hâkimleri doğrudan doğruya emniyete gönderip infazı sağlarlar. Tevkif kararına ve tevkifle ilgili diğer kararlara karşı îtirâz edilebilir.

Teminat göstermek şartıyla salıverme kânunlarımıza göre mümkündür. Hâkim istekle veya kendiliğinden salıverme (tahliye) kararı verebilir. Teminat çeşit ve miktarını hâkim tâyin eder. Teminatı üçüncü bir kişi de gösterebilir. Mahkûm olan sanığın infazdan kaçması hâlinde teminat hazineye gelir kaydedilir.

Cezâ Kânunu’nun 40. maddesi tutuklu kalınan sürenin mahkûmiyetten indirileceğini öngörmüştür. Sanık tutuklu olduğu suçtan beraet etse, bir başka suçtan mahkûm olsa, tutukluluk süresi, cezâsından mahsup (sayılır) edilir. Ancak beraet kararından önce işlenmiş bir suçsa indirme işlemi yapılır.

Kaynak Rehber Ansiklopedisi