TUNUSLU MAHREZ BIN HALEF HAKKINDA BİLGİ


TUNUSLU MAHREZ BiN HALEF HAKKINDA BİLGİ NEDİR, TUNUSLU MAHREZ BiN HALEF HAKKINDA BİLGİ ANLAMI, TUNUSLU MAHREZ BiN HALEF HAKKINDA BİLGİ HAKKINDA BİLGİ, TUNUSLU MAHREZ BiN HALEF HAKKINDA BİLGİ DERS NOTU, TUNUSLU MAHREZ BiN HALEF HAKKINDA BİLGİ ÖDEVİ sayfanın konularıdır.

onuncu ve on birinci yüzyıllarda Tunus’ta yetişmiş olan büyük âlimlerden. İsmi, Mahrez bin Halef bin İsmâil’dir. Hazret-i Ebû Bekir’in soyundandır. 953 (H.342) senesinde Avyana kasabasında doğdu. 1032 (H.423)de şehit edildi.

İlmini Tunus ve çevresinde bulunan şehirlerde zamânının âlimlerinden öğrendi. Tahsilini tamamlayıp, ilimde yetiştikten sonra kendi evinde talebelere ders vermeye başladı. Ömrünü Kur’ân-ı kerîm, fıkıh ve diğer ilimlerle ilgili hususları insanlara anlatmakla geçirmiştir. Bir medrese hâline getirdiği evinde fakirleri, garipleri ve kimsesizleri koruyup, yardımcı olmuştur. Dertlerine ortak olup, müşküllerini gidermiştir. Onun vâsıtasıyla Mâlikî mezhebi o bölgede yayılmıştır.

Mahrez bin Halef, Tunus’ta çevresinde Ehl-i sünnet îtikâdının öğretilmesinde ve yayılmasında çok hizmet edip, rehberlik yapmıştır. Bu hususta muhâliflere karşı ilmiyle mücâdele verdiği gibi onların kuvvete ve zorbalığa baş vurmaları karşısında da bizzat çarpışarak hizmet etmiş ve böyle bir mücâdele neticesinde muhâlifleri tarafından şehit edilmiştir. Ömrünün son otuz senesi Mısır’da Fâtımî Devletiyle Tunus’ta Sonhaciyye ve Kartaca bölgesinde devlet kurmuş Râfızîlerle mücâdele etmekle geçmiştir.

Âlim ve evliyâ bir zat olan Mahrez bin Halef şiirleriyle de tanınmış olup, Tunus’ta “Müeddib Mahrez” ismiyle meşhur olmuştur. Yazdığı çok sayıda şiirlerinden Kartaca kasidesi 245 mısradır. Bu şiirinde kadere îmân, nasihatler, târih, Kartaca harâbelerinden ibret alma ve tasavvuf konuları işlenmiştir.

Hayâtı hakkında Menâkib-ül Müeddib Mahrez adlı bir kitap yazılmıştır. Bugün Tunus’ta zâviyesi, kabri, Seyyidi (Sidi) Mahrez ismiyle meşhur olup, Tunusluların çok ziyâret ettikleri yerlerden biridir.

Ders vermek, insanlara maddî mânevî yardımlarda bulunmak husûsunda büyük bir gayreti ve azmi vardı. Bu işlerle meşgûliyeti sebebiyle çok yorulduğunu görenler, pek fazla yorulduğunu söylediklerinde şöyle buyurmuştur: “Dîni anlatmak, ilim öğretmek, insanlara nasihat ve yardım etmek bana çok hoş geliyor. Ben bir avcıyım, belki elime ilerde faydalı olacak biri düşer.”

Kaynak Rehber Ansiklopedisi