NÜFUS YOĞUNLUĞU

1. Matematik(aritmetik )nüfus yoğunluğu:  

 

 

2000 GENEL NÜFUS SAYIMI

 

Toplam

Şehir

Köy
  67 803 927 44 006 274 23 797 653
Marmara

17 365 027

13 730 962 3 634 065
Ege

8 938 781

5 495 575

3 443 206
Akdeniz

8 706 005

5 204 203

3 501 802
İç Anadolu

11 608 868

8 039 036

3 569 832
Karadeniz

8 439 213

4 137 466

4 301 747
Doğu Anadolu

6 137 414

3 255 896

2 881 518
G.Doğu Anadolu

6 608 619

4 143 136

2 465 483

***1997 sayımına göre nüfus miktarı ve yoğunluğu  en fazla olan bölgemiz Marmara iken, en az olan bölgemiz Doğu Anadolu Bölgesidir.

2.Tarımsal nüfus yoğunluğu:

***Tarımsal nüfus yoğunluğu en fazla olan bölgemiz Doğu Anadolu, en az olan bölgemiz İç Anadolu Bölgesidir.

Konut Tipinde Etkili Faktörler

  • İklim ve bitki örtüsü: Nemli iklim bölgelerinde genellikle ahşap evler, kurak iklim
  • bölgelerinde ise toprak ve kerpiç evler vardır.örnek ; Karadeniz Bölgesinde ahşap ,
  • İç Anadolu,Doğu Anadolu ve G.Doğu Anadolu Bölgelerinde kerpiç evler hakimdir.
  • Doğal çevrede en fazla bulunan yapı malzemesi
  • Ekonomik ve sosyal yapı: Göçebe hayatı sürdürenlerde konut genelde çadırdır.
  • Ekonomik olarak gelişmişlik arttıkça betonarme yapılar artmaktadır.
  • Deprem bölgeleri

Yerleşme Tipleri

A-Kırsal Yerleşme

 Ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayanır. İş bölümü , alt yapı hizmetleri, eğitim -sağlık hizmetleri gelişmemiştir. Kırsal yerleşmelerde en büyük yerleşim birimi köydür.

Köyden daha küçük olan yerleşim birimleri (köy altı yerleşmeleri) : Çiftlik , mezra. Kom , divan , yayla, oba gibi  adlarla adlandırılır.

KIRSAL YERLEŞME

1.Toplu Yerleşme: Yağışın ve suyun az olduğu alanlarda görülür. İnsanlar su başlarında toplanmıştır. Yurdumuzun büyük bir kesiminde toplu yerleşme hakimdir.

2.Dağınık Yerleşme:  Yağışın bol olduğu , su sıkıntısının olmadığı nemli iklim bölgelerinde eğimli arazilerde görülür.  Evler arasında tarla , bağ ve bahçeler vardır. Yurdumuzda en fazla Doğu Karadeniz Bölümünde görülür.  

 

 

Not: Dağınık ve toplu yerleşme üzerinde etkili olan faktörler: Yağış ve yer şekilleridir.

 

B-KENTSEL YERLEŞME  

Sanayi, ticaret, eğitim ve yönetim alanlarında çalışan insanların yaşadığı büyük yerleşim birimleridir.

Türkiye’de  kentsel nüfus sürekli olarak artmaktadır. Sebebi ; köyden kente olan göçlerdir.

Türkiye’de kentleşme hızı , sanayileşme hızından daha yüksektir. Bu durum gecekondulaşmayı (Çarpık kentleşme) beraberinde getirmiştir. Ayrıca trafik, eğitim-sağlık problemleri , hava kirliliği ve fabrikaların kent içinde kalması gibi durumları oluşturmaktadır.

Kentleşme hızının en fazla olduğu bölgemiz Marmara iken, en düşük olduğu bölgemiz Karadeniz Bölgesidir.

Şehirler Fonksiyonlarına Göre Şu Gruplara Ayrılır:

1.Tarım şehirleri: Ege Bölgesinde; Akhisar, Turgutlu, Salihli, Alaşehir, Ödemiş, Tire gibi.

Marmara Bölgesinde ; Kırklareli, İnegöl, Lüleburgaz gibi. Karadeniz Bölgesinde; Bafra, Çarşamba, Giresun ,Rize, Düzce, Niksar gibi.

İç Anadolu Bölgesinde; Karaman ,Aksaray, Akşehir, Kırşehir, Nevşehir, Niğde gibi:

2. Ticaret Şehirleri: İstanbul, İzmir, Denizli, Manisa, Aydın, Ankara, Konya, Bursa, Kayseri, Eskişehir, Afyon, Malatya, Van ,Elazığ, Ş.Urfa, G.Antep gibi.

3. Sanayi Şehirleri: İstanbul, İzmit, Adapazarı, Bursa, İzmir. Adana, Batman, Karabük Ereğli, Kırıkkale, Seydişehir, İskenderun gibi.

4. Liman Şehirleri: İstanbul, İzmir, Mersin, Antalya, Samsun, Trabzon, İskenderun, Zonguldak gibi

5. Turizm Şehirleri: İstanbul, İzmir,Çeşme, Antalya, Bodrum; Marmaris,Fethiye,  Kuşadası  Alanya, Mersin, Bursa, Bolu, Nevşehir (Ürgüp-Göreme) gibi.

6. İdari Şehirler:  Ankara  (başkent), İstanbul, Bursa, Konya, Edirne (geçmişte başkent olmaları)

7. Askeri Şehirler: Sarıkamış, Çorlu, Erzurum, Konya, Malatya , Kırkağaç, Manisa gibi.

8. Kültürel Şehirler: İstanbul, İzmir, Ankara   başta olmak üzere bazı yerleşim merkezlerimizin gelişmesinde o merkezlerde bulunan üniversiteler de etkili olmuştur.

 

GÖÇLER

İÇ GÖÇLER

İç göçler 1950 ‘den sonra Ulaşımın  gelişmesi ve sanayileşme ile artış göstermiştir.

İç Göçün (Köyden Kente) Sebepleri:

1. Hızlı nüfus artışı,

2. Tarım alanlarının miras yoluyla küçük parçalara ayrılması,

3. Tarımda makinalaşma ile işsizliğin oluşması (bu genelleme Karadeniz bölgesi için geçerliliğini yitirir.).

4. Eğitim hizmetleri, alt yapı hizmetlerinin yetersizliği,

5.  Kan davaları ve terör.

6.  İklim ve yer şekillerinin olumsuz etkileri.

7.  Sağlık hizmetlerinin yetersizliği (en az etkili).

8.  İş imkanlarının sınırlı olması.

9.  Kentlerde sanayinin gelişmiş olması.

 

Köyden Kente Göçün Sonuçları:

1.       Nüfusun dağılışında dengesizlik olur.

2.       Yatırımların dağılışında dengesizlik olur.

3.       İşsizlik ortaya çıkar.

4.       Konut sıkıntısı olur. Sonuçta gecekondulaşma olur.

5.       Sanayi tesisleri (fabrikalar) kent içinde kalır.

6.       Çevre sorunları artar.

7.       Trafik, eğitim-sağlık problemleri olur.

8.       Alt yapı hizmetlerinin götürülmesi zorlaşır.

9.       Kültür çatışması olur.

10.   Kırsal kesimdeki yatırımlarda verimsizlik olur.

Köyden Kente Göçü Önlemek İçin;

1.       Sulamalı tarım yaygınlaştırılmalı,

2.       Modern tarım yöntemleri yaygınlaştırılmalı.

3.       Besi ve ahır hayvancılığı geliştirilmeli.

4.       Eğitim -sağlık hizmetleri geliştirilmeli.

5.       Tarıma dayalı sanayi kolları kırsal kesime  kaydırılmalı

6.      Alt yapı hizmetleri geliştirilmeli (yol ,su, elektrik, haberleşme).

 

DIŞ GÖÇLER

Ülkeler arası yapılan göçlerdir.

Dış Göçlerin Nedenleri

Savaşlar, baskı, zulüm, tehdit.

Tabii afetler (Depremler, salgın hastalıklar, kıtlık gibi)

Geçim sıkıntısı

Sınırların değişmesi

Uluslar arası antlaşmalarla sağlanan nüfus değişimi.

  Dış Göçlerin Sonuçları

  • 1.Ülkeler arası ekonomik ilişkiler gelişir.
  • 2.Kültür alışverişi olur.
  • 3.Turizmin gelişmesine katkı sağlar.
  • 4.Döviz girdisi artar.
  • 5.İşsizlik kısmen azalır.
  • 6.Aileler bölünür.
  • 7.Göç alan ülkede nüfus artar.

 

Bir ülkede ne kadar insan yaşadığını ve nüfus artışını belirlemek için, nüfus sayımları yapılır. Türkiye, nüfusu hızla artan bir ülkedir. Son nüfus sayımına göre, Türkiye’deki nüfus artış hızı yüzde 02,2′dir. Ülkemizde her on yılda bir nüfus sayımı yapılmaktadır. En son 2000 yılında yapılan nüfus sayımına göre nüfusumuz yaklaşık 68.000.000 kişi olarak saptanmıştır. Türkiye nüfusunun büyük bir kesimini genç nüfus oluşturmaktadır. Nüfusun büyük bir kısmı, iş olanaklarının olduğu İstanbul, Ankara, Adana, Diyarbakır, İzmir, Kocaeli gibi şehirlerde yoğunlaşmıştır. Ülkemizde, köylerden şehirlere doğru  bir göç yaşanmaktadır. Bu göçle birlikte büyük şehirlerimizde sağlıksız gecekondular oluşmaktadır.

Türkiye’de Nüfus :Ülkemizdeki nüfusun sayısı ve nüfusla ilgili veriler yapılan nüfus sayımları ile elde edilir. Bu sayımlar sonucunda, toplam nüfus, nüfusun yaş gruplarına ve cinsiyete göre dağılımı, okur yazar oranı, eğitilmiş nüfus durumu, işsiz sayısı, çalışan nüfusun iş kollarına göre dağılımı, köy ve kent nüfus sayıları belirlenir.

Türkiye’de Doğal Nüfus Artış Hızı (Doğurganlık Hızı): Bir yıl içinde, doğum ve ölüm sayısına bağlı nüfus artışına doğal nüfus artışı hızı ya da doğurganlık hızı denir. Doğurganlık hızı, eğitime, kültüre ve ekonomik gelişime bağlı olarak değişir. Türkiye genelinde kırsal kesimde doğurganlık hızı fazladır. Doğurganlığın en az olduğu bölgeler Marmara ve Kıyı Ege, en fazla olduğu bölgeler, Doğu Anadolu  ve Güneydoğu Anadolu’dur.

Doğurganlık Hızının Sonuçları : Doğurganlığın fazla olduğu bölgelerden ve kırsal kesimlerden iş olanaklarının fazla olduğu gelişmiş bölge ve kentlere göçler olur. Göçler nedeniyle nüfusun bölgeler arası dağılım dengesi ve cinsiyet dengesi bozulur. Doğurganlık arttıkça iç tüketim artar, hammadde kaynakları hızla tükenir, iş, eğitim, sağlık, beslenme, barınma gibi temel ihtiyaçlar karşılanamaz.

Türkiye’de Göçlerin Nedenleri: Türkiye’de 1850′den itibaren kırsal kesimden kentlere doğru hızlı bir iç göç başlamıştır. Türkiye’deki göçlerin nedenleri şunlardır: Kırsal kesimdeki hızlı nüfus artışı, Tarım arazisinin miras yoluyla parçalanıp küçülmesi, Tarımda makineleşmenin başlamasıyla oluşan işsizlik, Verimli tarım alanlarının azalması, Kan davaları ve güvenlik sorunu, Kentlerin iş, eğitim ve sağlık bakımından çekiciliği, İç göçlerin hızla artması, bir çok sorunu da beraberinde getirmiştir.

Türkiye’de Göçlerin Sonuçları

  • 1. Kent nüfusu hızla artar
  • 2. Alt yapı yetersizliği ve plansız kentleşme sorunları ortaya çıkar.
  • 3. Kentlerde, ulaşım, konut, eğitim gibi alanlarda sorunlar oluşur.
  • 4. Kentlerde işsizlik artar
  • 5. Kentlerde güvenlik bozulur
  • 6. Kırsal alandaki yatırımlar verimsiz hale gelir.

Türkiye’de Nüfus Dağılışı: Türkiye’de nüfusun dağılımında, iklim, yer şekilleri, ulaşım, tarım olanakları, endüstri, madenler gibi doğal ve ekonomik koşulların etkisi vardır. Bu koşulların elverişli olduğu yerler sık nüfuslanmıştır. Arazinin dağlık ve engebeli olduğu, tarım alanlarının az bulunduğu, önemli yolların uzağında kalan, endüstri ve ticaretin gelişmediği yerler ise seyrek nüfuslanmıştır.

Türkiye’de Nüfus Yoğunluğu: Belli bir alanda yaşayan nüfusun o alanın yüzölçümüne oranıdır.  Kişi/km2 olarak gösterilir. Nüfus yoğunluğu 3 farklı biçimde ifade edilir.

Aritmetik Nüfus Yoğunluğu: Bir bölgenin veya ülkenin toplam nüfusunun bölgenin yüzölçümüne bölünmesiyle elde edilen nüfus yoğunluğudur.

                                            Toplam Nüfus  

Aritmetik Nüfus Yoğunluğu =   Yüzölçümü      formülü ile hesaplanır.

Ülkemizde 1990 yılı sayımına göre km2‘ye 73 kişi düşer. Alanın genişliğine ve nüfusun fazlalığına göre değişen aritmetik nüfus yoğunluğu illere ve bölgelere göre farklılık gösterir.

İllere Göre Nüfus Yoğunluğu: Aritmetik nüfus yoğunluğu en fazla olan ilimiz İstanbul, en az olan ilimiz Gümüşhane’dir. İllerin nüfus yoğunlukları turizme ve tarımsal faaliyete bağlı olarak mevsime göre değişir. Örneğin yaz mevsiminde Antalya’nın nüfusu turizm nedeniyle artarken, Adana’nın nüfusu Çukurova’ya çalışmak için gelen işçiler nedeniyle artmaktadır.

Bölgelere Göre Nüfus Yoğunluğu: Aritmetik nüfus yoğunluğu en fazla olan bölgemiz iş olanaklarının fazla olduğu Marmara, en az olan bölgemiz ise doğal ve ekonomik koşulların olumsuzluğu nedeniyle Doğu Anadolu’dur. Ayrıca bölgenin yüzölçümünün geniş olması da nüfus yoğunluğunun az olmasında etkilidir.

Tarımsal Nüfus Yoğunluğu : Tarımsal nüfus yoğunluğu, tarımla geçinen nüfusun tarım alanları yüzölçümüne bölünmesiyle elde edilen nüfus yoğunluğudur.

                                           Kırsal Nüfus

Tarımsal Nüfus Yoğunluğu = Tarım Alanları        formülü ile hesaplanır.

Tarım  alanlarının az, sulama olanakları ve yağışların fazla olduğu yerlerde tarımsal nüfus yoğunluğu fazladır. Örneğin Doğu Karadeniz kıyıları ile Doğu Anadolu’da tarımsal yoğunluk 500 kişiyi bulurken, tarım arazisinin geniş olduğu İç ve Güneydoğu Anadolu ile endüstrileşme ve kentleşme oranının yüksek olduğu Marmara’da çok azdır.

Fizyolojik Nüfus Yoğunluğu: Bir ülkenin toplam nüfusunun tarım alanları yüzölçümüne bölünmesiyle elde edilen nüfus yoğunluğudur.

                                Toplam     Nüfus

Fizyolojik Yoğunluk =  Tarım Alanları          formülü ile hesaplanır.

Ülkemizde 1990 yılı sayımına göre km2‘ye 197 kişi düşer. Ancak bu yoğunluk nüfusun tamamını tarımlı geçiniyor kabul  ettiği için sonuçları güvenilir değildir.

 

Türkiye’de Nüfusun Yapısı: Nüfusun sayısı ve yoğunluğundan daha önemli olan nüfusun yapısıdır. Bu bölümde Türkiye nüfusunun yaş gruplarına dağılımı, cinsiyet özellikleri ve eğitim durumu ile etkin (çalışan) nüfusun sektörlere dağılımı incelenecektir.

Nüfusun Yaş Gruplarına ve Cinsiyete Göre Dağılımı: Nüfusun yapısını belirleyen en önemli özellik yaş grupları ve cinsiyet dağılımıdır.

Yaş Grupların Göre Dağılım:  ülkemiz genç nüfusludur. Nüfus artış hızı yüksektir. Bu durum temel ihtiyaçların karşılanması konusunda sorunlar yaratır.Tüketici nüfus fazla, üretken nüfus azdır. Bu nedenle ekonomik bağımlılık oranı yüksektir.Okul çağındaki nüfus fazladır. Ortalama insan ömrü kısadır. 

Cinsiyete Göre Dağılım: Ülkemizde kadın erkek sayıları arasında genel bir denge vardır. Nüfusun bu cinsiyet dengesi göçlerle değişir. Göç veren bölgelerde kadın sayısı, göç alan bölgelerde erkek sayısı daha fazladır. Çok göç veren iller arasında bulunan ve bu nedenle devamlı olarak kadın nüfus fazlalığı olan Rize, Trabzon, Gümüşhane ve Giresun bu konu için iyi birer örnektir.

Nüfusun Eğitim Durumu: Bir ülkenin gelişmişlik düzeyini saptarken eğitim en temel ölçüttür. Ülkemizde okur yazarlık oranı gittikçe artmakla birlikte, hala istenen düzeyde değildir. Buna bağlı olarak gazete, dergi ve kitap tüketimi gelişmiş ülkelerdeki düzeyin çok altındadır. Nüfusun, %46,1′ini ilkokul, %7,4′ünü ortaokul, %7,8′ini lise ve %3,2′sini yüksek öğrenim düzeyinde eğitim alanlar oluşturmaktadır. Hiç eğitim almamış olanlar %19,6, okula gitmemiş okuryazarlar ise % 15,9′dur. Kırsal kesimde iş gücüne duyulan ihtiyaç nedeniyle çocukların okula gönderilememesi, kız çocuklarının eğitimine önem verilmemesi ve okullaşma oranının yetersizliği eğitimin istenen düzeye gelmesini engellemektedir.

Etkin Nüfusun Sektörlere Dağılımı: 1990 yılı verilerine göre etkin nüfusumuz 23,3 milyon kişidir. Bu nüfusun sektörlere dağılımı ise şöyledir. Tarım sektöründe çalışan 12 milyon 118 bin kişi etkin nüfusun %49′unu, Endüstri sektöründe çalışan 2 milyon 910 bin kişi etkin nüfusun %15,2′sini, Hizmet sektöründe çalışan 7 milyon 919 bin kişi etkin nüfusun %35,8′ini oluşturmaktadır.

Türkiye’de Yerleşmeler: Türkiye’de yerleşmeler ekonomik etkinliğe bağlı olarak ikiye ayrılır.

1-Sürekli Yerleşmeler: Türkiye’de sürekli yerleşmeler ekonomik etkinliklerine ve idari yapılarına göre gruplandırılır. Kent Yerleşmeleri, Kır Yerleşmeleri

Kent Yerleşmeleri: Nüfusu 10.000′in üzerinde olan, kaymakam veya vali tarafından yönetilen, iş bölümünün belirgin, tüketici nüfusun fazla, ekonomik faaliyetin endüstri, ticaret, turizm vb. olduğu yerleşim merkezleridir. Kentler, iş olanaklarının daha fazla olması nedeniyle, kırsal kesimden sürekli göç alarak büyümektedir. Buna bağlı olarak Türkiye’de hızlı bir kentleşme süreci  devam etmektedir. 1990 nüfus sayımına göre toplam nüfusun 33,8 milyonu (% 59,1)  kentlerde yaşamaktadır.

Kır Yerleşmeleri : Nüfusu 2000′den az olan, muhtar tarafından yönetilen, üretici nüfusun fazla olduğu, iş bölümünün belirgin olmadığı, ekonomik faaliyetin tarım ve hayvancılığa dayalı olduğu, konutlarda yapı malzemesinin doğadan temin edildiği yerleşmelerdir. Yerleşmeler arazinin yapısı ve su kaynaklarının özelliğine göre ikiye ayrılır.

Toplu Kır Yerleşmeleri, Dağınık Kır Yerleşmeleri

Toplu Kır Yerleşmeleri : Evlerin birbirine çok yakın olduğu kır yerleşmeleridir. Bu tür yerleşmelerde iklim koşulları belirleyici olmuştur. Yerleşim birimleri su kaynaklarının çevresinde toplanmıştır. İç Anadolu, Güneydoğu Anadolu ve Doğu Anadolu bölgelerinde yaygın olarak görülür.

Dağınık Kır Yerleşmeleri : Evler arasında uzaklığın fazla olduğu, geniş bir alana yayılan kır yerleşmeleridir. Bu tür yerleşmelerde arazinin engebelik durumu tarım topraklarının küçük, parçalı ve dağınık olması belirleyici olmuştur. Yağışların ve su kaynaklarının bol olması dağınık yerleşmeyi kolaylaştırmıştır. Karadeniz Bölgesi’nde  dağınık yerleşme yaygındır.

2-Geçici Yerleşmeler : Ülkemizde kır yerleşmelerinin, ekonomik açıdan tamamlayıcısı olarak  gelişmiş, ekonomik faaliyetin  tarım ve hayvancılığa dayalı olduğu yerleşmelerdir.  Yayla, mezra, oba, kom, ağıl gibi adlar verilen geçici yerleşmeler Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde yaygın olarak görülür. Ayrıca mevsimlik olarak konaklamak amacıyla gidilen yazlık siteler, dağ ve bağ evleri de geçici yerleşmelerdir.

Yayla : Yaz aylarında hayvan otlatmak veya tarımsal faaliyette bulunmak amacıyla gidilen geçici yerleşmelerdir. Yaylalar dinlenmek  amacıyla gidilen yazlık sayfiye yerleri de olabilir.

Mezra : bazı ailelerin tarım alanlarının az olması, kan davaları gibi nedenlerle bulundukları sürekli yerleşmelerden ayrılıp daha uzak bir yere yerleşmesiyle oluşmuş yerleşmelerdir. Tarımsal faaliyetler hayvancılığa göre ön plandadır. Bir kaç  ev ve eklentilerden oluşan mezralar zamanla sürekli yerleşme haline gelebilir. Örneğin Elazığ, Harput’un bir mezrası iken zamanla büyüyerek kent haline gelmiştir.

Oba : Daha çok göçebe hayvancılık yapan toplulukların geçici olarak yerleşip, çadır kurdukları yerleşmelerdir.

Dam : Köy ailelerinin geçici bir süre için yararlandıkları yerleşme biçimidir. Bölge köy yerleşmelerinde bir kısım aileler, birkaç aylık süre için köylerinden ayrılarak, kendi bahçe, tarla ve otlaklarındaki damlarda oturduktan sonra, tekrar köylerine dönerler.

Kom : Ekonomik faaliyetin büyük ölçüde hayvancılığa dayalı olduğu aileler veya kişiler tarafından oluşturulan geçici yerleşmelerdir.

Ağıl : Hayvanların barındığı, çevresi taş veya ahşap ile çevrili yerlere ağıl adı verilmektedir. Ağıllar zamanla nüfusun artmasına bağlı olarak sürekli yerleşme haline gelebilir. Sürü sahipleri tarafından kurulan ağıllar kış mevsiminde hayvanların korunması amacıyla kullanılır.

Türkiye’de Görülen Konut Tipleri: Dünya’nın her yerinde olduğu gibi Türkiye’de de konut tiplerini belirleyen temel etmen iklim koşullarıdır. Ayrıca jeolojik yapı, bitki örtüsü gibi doğa doğal koşullar da konut tiplerini belirlemektedir. Ülkemizde ekonomik ve kültürel gelişme, doğal çevrenin konut tipleri üzerindeki etkisini azaltmaktadır.

Kerpiç Evler : Kerpiç evlerde yapı malzemesi olarak killi toprak kullanılmaktadır. Killi toprak samanla karıştırılarak çamur haline getirilir, kalıplara dökülerek kurutulur. Kerpiç evler, yağışların az, iklimin kurak olduğu İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde yaygın olarak görülür.

Taş Evler : Arazinin dağlık olduğu, ağacın ve toprağın yeterince bulunmadığı yerlerde yaygın olan konut tipidir. Yapı malzemesi olarak kullanılan taşlar genellikle yakın çevreden karşılanır. Akdeniz’de Toros Dağları, İç Anadolu’da Nevşehir, Ürgüp Yöresi, Güneydoğu Anadolu’da Mardin Yöresi taş evlerin yaygın olduğu yerlerdir.

Ahşap Evler : İklimin nemli ormanın bol olduğu yerlerde yapı malzemesi olarak ağacın kullanıldığı konut tipidir. Bazı yörelerde ağaçla birlikte taş veya kerpiç de kullanılır. Taş evler ormanların geniş yer kapladığı Karadeniz Bölgesi’nde yaygın olarak kullanılır.

Betonarme Evler : Yapı malzemesi olarak demir, beton ve tuğlanın kullanıldığı konut tipidir. Son yıllarda kullanımı artan betonarme evler, sanayileşme nedeniyle   Marmara ve Ege Bölgesi’nde yaygın olarak görülür.

Benzer Yazılar:

  1. Türkiyede ve dünyada nüfus dağılımı sayımları ödevi
  2. Ege Bölgesi hakkında bilgi ödevi
  3. İç Anadolu Bölgesi hakkında bilgi ödevi
  4. Akdeniz Bölgesi hakkında bilgi ödevi
  5. Marmara Bölgesi hakkında bilgi ödevi
  6. Karadeniz Bölgesi hakkında bilgi ödevi

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , ,