ÜMIT YAŞAR OĞUZCAN HAKKINDA BİLGİ


üMiT YAşAR OğUZCAN HAKKINDA BİLGİ NEDİR, üMiT YAşAR OğUZCAN HAKKINDA BİLGİ ANLAMI, üMiT YAşAR OğUZCAN HAKKINDA BİLGİ HAKKINDA BİLGİ, üMiT YAşAR OğUZCAN HAKKINDA BİLGİ DERS NOTU, üMiT YAşAR OğUZCAN HAKKINDA BİLGİ ÖDEVİ sayfanın konularıdır.

günümüz şâirlerinden. 1926 senesinde Tarsus’ta doğdu. Eskişehir İnkılâp İlkokulunu, Konya Askerî Ortaokulunu, Eskişehir Ticâret Lisesini bitirdikten sonra on beş sene bankacılık yaptı. 1961’de Ümit Yaşar Yayınevini kurdu.

1940’ta Yedigün Dergisinde şiirleri yayınlanmaya başladı. O tarihten bu yana İstanbul, Büyük Doğu, Yücel, Varlık, Toprak, Türke Doğru, Çığır, Hisar gibi birçok dergi ve gazetelerde şiir ve yazıları çıktı. Bir süre gazetelerde manzum taşlamalar da yazdı. İş Bankası Kültür Vakfı Başkanlığına getirildi. Günümüzün hissî şâiri olarak tanındı. İlk önceleri millî ve mânevî duyguları dile getiren, daha sonraları açık ve avamî şiirler yazdı. Şiirlerinde zekâ oyunu ve nükteleri dikkat çeker. Aruzu, heceyi ve serbest vezinleri başarıyla kullanmıştır. Şiire özendiği ilk zamanlarında dil, biçim ve mısra ustalığı göstermiş daha sonraları fazla ehemmiyet vermemiştir.

Ümit Yaşar, şiir kitaplarından başka bir Garip Şiirler Antolojisi, on beş kadar seçme şiiriyle de iki şiir plağı çıkardı. Pekçok şiir kitabı vardı. Tarık Dursun Beyle berâber, Şiirimizde Aşk ve Kadın, Şiirimizde Ölüm, Şiirimizde İstanbul, ŞiirimizdeAyrılık, Şiirimizde Taşlama, Şiirimizde Tabiat isimlerinde 6 cilt Türk Şiiri Antolojisi’ni çıkardı.

Şiir kitaplarından Bâzıları: Kör Ayna (1957), İki Kişiye Bir Dünyâ (1957), Beni Unutma (1959), Sahibini Arayan Mektuplar (1961), Bir Gün Anlarsın (1965), Taşlar ve Başlar (1966), Avrupa Görmüş Adam (1967), Önce Sen Sonra Sen (1971), Rubailer (1972).


İki Kişiye Bir Dünyâ:

Deli dolu akan nehirlerden tas tas sular içtik

Öyle ateşlerle doluydu yüreklerimiz öyle tutkundu

Karlı dağların serinliğinde uyurduk geceleri

Deniz fenerlerinin ışığında yıkanırdık

Köpükten bir çalkantıydı içimizde zaman

Ne yana baksak denizdi, maviydi, ışıktı

Sonra bir çaresizlikti zifir

Akıntıya kapılmış gemiler gibiydik.

Kaynak Rehber Ansiklopedisi