YAKUT HAKKINDA BİLGİ


YaKUT HAKKINDA BİLGİ NEDİR, YaKUT HAKKINDA BİLGİ ANLAMI, YaKUT HAKKINDA BİLGİ HAKKINDA BİLGİ, YaKUT HAKKINDA BİLGİ DERS NOTU, YaKUT HAKKINDA BİLGİ ÖDEVİ sayfanın konularıdır.

Alm. Jakute (m), Jakutin (f), Fr. Rubis (m), İng. Ruby. Alüminyum oksitin (Al2O3) bir mineral şekli olan korundumdan meydana gelen kırmızı renkli, şeffaf, kıymetli taş. Yâkutun mavi renkteki korundum türüne safir (gökyakut) ismi verilmiştir. Elmastan sonra en sert taştır. Yâkutun kristal yapısı rombohedral sisteminde olup, içerisinde çatlak gözükmemesine rağmen çok düzgün bir şekilde kesilebilir. Renkleri kırmızının tonları ve hattâ mordur. En kıymetli olanları güvercin kanı renginde olanlardır.

Yâkut çok nâdir olarak rastlanan mineraldir. En çok Burma’da bulunur. Yâkuta, kireçtaşı, granit ve yâkut toprağı diye adlandırılan yerlerde rastlanır. Burma’dan başka Afganistan, Seylan, Hindistan, Kamboçya, Tayland ve Tanzanya’da da çıkarılmaktadır.

Divan Edebiyatında benzetmelere, mazmunlara konu olan yâkutun en kıymetlisine “yâkut-ı Gürgâni” denir. Güneş ışınları nereye dik vurursa, oradaki mâdenin çok kıymetli olacağı inancı vardır ki Gürgân yâkutu böyledir. Meselâ, Bedehşân’da çıkarılan la’l taşına da “la’l-i Bedehşân” adı verilir.

Yâkut ve safir sun’î yoldan aslına çok yakın özelliklerde elde edilebilmektedir. Yâkut’un çok küçük parçalarının da sıkıştırılmasından daha büyük parçalar elde edilebilir. Sun’î olarak elde edilen yâkutların içi incelendiğinde tabiî olanda bulunmayan mikroskobik kabarcıklar ve oyuklara rastlanır. Sentetik olarak elde edilen yâkut ve safir ışıkla birlikte ultroviyole ışınını ve kızılötesi ışınını da yansıtmadan geçirdiği için optik sanâyinde, ısıya dayanıklı cam yapımında, çeşitli ilmî ve teknik cihazlarda kullanılır.

Yâkutun târihî önemi de vardır. Hindistan, Çin ve Orta Asya’da Türkler kama, kılıç ve diğer silâhlarını zümrüt ve yâkutla süslemişlerdir. Osmanlı Devletinde de hanımların küpe, toka, broş, gerdanlık gibi ziynet eşyâlarında yâkut dâimâ birinci sırayı almıştır.

Kaynak Rehber Ansiklopedisi