AĞAÇ ŞİİRLERİ

AĞAÇ için yazılmış en beğenilen şiirleri sizler için derledik

AĞAÇ  
Bu şiire girmek için
yıllarca bekledi
şu yaşlı ağaç.
Kimse onu anlamadı.
Yanından geçen
birini görünce
usulca kımıldanmasını bile
bir şeylere
yormadı…
Yolun kıyısında duran
yapraksız, tozlu ağaç
işte bir şiire girdin.
Artık yalnızca
bir ağaç
değilsin...

Ahmet Erhan
( 1958 - 2013 )

AĞAÇ  
Ağacım, dört kol çengi kıyamet,
Her dalımda bir memleket,
Uzar kollarım uzar,
Taşımda toprağımda bereket,
Köklerimden başlar hürriyet,
Bana çarptıkça anlar
Yağmur yağmur olduğunu,
Rüzgâr, rüzgâr.



Taşımda toprağımda kıyamet
Köklerimden başlar hürriyet.

Cahit Irgat
 ( 1915 - 1971 )

AĞAÇ 
Bir ağaç ki eğile eğile
İbadet olmuş,
Bir ağaç ki «ağaç» deyip geçmek
Âdet olmuş...



Dalları sallana sallana
Salıncak,
Dudakları inile çıkıla
Basamak, 



Kendisi renkten, ışıktan, kokudan
Bir demet olmuş,
Cenneti anlatan
Bir âyet olmuş. 



Karışmış dallar dallara,
Kuşlarını çağırır yollardan.
Uçurur kuşlarını yollara...
Rengiyle, kokusuyla, tadıyla
Ziyafet olmuş. 



Su sesine, kuş sesine dalarak
Gölgesine uzanmak
Saadet olmuş. 



Bir ağaç ki «ağaç» deyip geçmek
Âdet olmuş.
Arif Nihat Asya
( 1904 - 1975 )

AĞAÇLAR  
Ellerimin önündeki dallar da
Sarıldı yaprağa
Göremiyorum karşı yamacı
Erken mi yoldayım
Ben mi geciktim
Yoksa ben mi geciktim  



Önümüzde bir çınar yükseliyor
Her gece atlılar geliyor ona
Destan söyleşip gidiyorlar 
esmerlikleri
Tutuşup kuruyan dudakları kalıyor sabaha  



Dostum
Üşüyorum dedin
Üşüme
Korkuyorum - korkma
Kaçıyorum - kaçma
Ürperiyorum düşünceden - ürper  



Sabah trafik
Çınara kim bakar
Kim geçer dallarından
Bahar mı geliyor
Komşunun balkonunda
Çamaşırlar renk ranga renk  



Kızlar göğüslerini
Baharın ağacına
İlk açan çiçeğine
Dayadılar  



Arılarla erkekler boğuşuyorlar
Arılarla uçan bütün çiçeklerle
Ayaklarında taşınan tozlarala
Akıyorlar alıp götürülürken
Yaprakevlerin içindeki dişiliklere  



Dostum geç kaldın
Güneş ne gün doğacaksa
Söylediler duymadın geç kaldın
Otur ağla sonra soframda doy
Ekmek tut zeytin tat
Açlığını eğlerken sen
Bak nasıl ayçağın elleri
Savaşarak ve devirleri aşarak geldiler
Karanlığı karaladılar yolları tuttular
At tepmedeler  



Bak nasıl savaşı bindiler.
Gece çınara gelip söyleşip
Kelime ettiler söz bilediler
Zorun yamanını kolayladılar.



Sahip olun taşa demire
Aleve
Küle bile. 

Cahit Zarifoğlu
( 1940 -  1987 )

AĞAÇLAR  
Ağaçlar! 
Gökyüzünden düşmüş 
oklar mısınız? 
Hangi ürkünç savaşçılar fırlatmış sizi? 
Yıldızlar mı?
 


Müziğiniz fışkırıyor kuş ruhlarından, 
Tanrı'nın gözlerinden, 
yetkin azaptan. 
Ağaçlar! 
Daldıracak mısınız kaba köklerinizi 
yüreğime toprakta? 

Federico Garcia Lorca

( 1898 – 1936 )
AĞAÇLAR UYUYOR  
Kalktım ki
akılalmaz bir kış sonu,
kuru fasulyeler, soğanlar, sarmısaklar
filiz veriyor,
patatesler bile.



Herkesin göğsü vurur
iyi olmasa bile,
patatesler bile.



Çılgın bahar, kanımı eskittin tazeliğinle,
adın biraz sonra geçecek defterimde.
Ah o nasıl hazin bir yapraktı,
nasıl yapraktı,
artık unutmam.



Gecelerimde,
kıyıdan ve yeşilden ve denizden boğuluyorum.
Ne sabah var, ne akşam.
Kalktım ki,
evet,
ne sabah var, ne akşam.
Şimdi ben bundan sonra
hangi türküyü çalsam



Kalktım ki şaşırdım,
önümde pencere, geride deniz,
gök felâket,
ağaçlar uyuyor daha.



Kalktım ki evet
ağaçlar uyuyor.
Nisan ölümleri umursamıyor,
insanlar habersiz,
ağaçlar uyuyor.

Turgut Uyar
(1927 - 1985)

AĞAÇLAR VE KUŞLAR  
Ne yağmurdan korkmalı
Ne hatıralardan
Her sabah sokakta başlamalı
Ağaçlar ve kuşlarla yaşamaya..

Sabahattin Kudret Aksal
 ( 1920 - 1993 )

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir